Tıklayın YKS Netlerinizi artıralım... Hafıza Teknikleriyle YKS'ye Hazırlanmak İster Misiniz?

10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları 2. Ünite Cevapları

10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları 2. Ünite Cevapları
10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 38 Cevapları
SORU: 1. Cevabı önceden düşünülmemiş soru sormak mümkün müdür?
CEVAP: Sorular aklımızda daha önce tezahür eden imgelemlerin ve kavramların ilişkileri hakkında kuramadığımız bağlardır. Bu bağlar karşı tarafa sorulurken aslında karşı tarafa konu hakkında bir bağlam sunulur. Örneğin süt sizce lezzetli bir içecek midir sorusunu birisine sorduğunuz zaman süt ile lezzet arasında pozitif ya da negatif olarak sunulabilecek bir bağ kurdunuz ve bu bağı o kadar sağlam kurdunuz ki sorularınızı birle bu bağlam üzerinden sunuyorsunuz. Bundan dolayı soruduğumuz her soru aslında bizim değerler zincirimiz ile ilgili bizlere bilgi verirken, bir yandan da düşünce ve fikirlerimiz ile ilgili ipuçları oluşturur.
SORU: 2. Bir fikrin doğruluğuna nasıl ikna olursunuz?
CEVAP: Aslında bu fikrin ne olduğuna bağlı. Örneğin birisi Allahın varlığı ile ilgili bir fikir sunsa sadece kendi fikrimi kabul ederim. Zira bu konuda en ufak bir şüphem yok.  Ama Şeftali lezzetlidir dese örneğin bu bilgiyi tartışabilirim.
SORU: 3. Bir düşünceyi ifade eden cümle, o düşünceyle tamamen örtüşür mü?
CEVAP: Örtüşmeyebilir zira bazen kelimeler yetersiz kalabilir. Yada düşününen kimse düşüncelerini aktaramayabilir. Yada karşısındaki düşüncelerini anlamayabilir.


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 39 Cevapları
SORU: 1. “Siz, x filmi çok izlendiği için başarılı olduğunu düşünüyorsunuz ama bence yanılıyorsunuz. Film başarılı olduğu için çok izleniyor.” şeklindeki bir argüman hangi basamağa aittir? Neden?
CEVAP:  Karşı Argüman
SORU: 2. Günlük hayatta karşılaştığınız argümanlara karşı çıkarken hangi basamakları kullanırsınız?
CEVAP:  Ana fikri çürütme

----

10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 40 Cevapları
SORU: 1. Görüşlerinizi oluştururken nelere dikkat ettiniz?
Adil olma: Adaletli davranma
Vefalı olma: İnsanlara vefasızlık göstermeme
Güvenilir olma: İnsanların güvenini boşa çıkarmama
Davranışlarını kontrol etme: Kendini tutabilme
Sabırlı olma: Ataletli olma
Alçak gönüllü olma: Hoşgörülü olma
Fedakârlık yapma: Diğerkamlık
Sorumlu olma: Sorumluluklarını yerine getirme
Çalışkan olma: Başarmak için çaba göstermek
Cömert olma: Bencillikten uzak olmak.

SORU: 2. Hangi kavrama yönelik görüşlerde en fazla farklılık görülmüştür? Bunun nedeni neler olabilir?
CEVAP: Fedakarlık yapma ve cömert olma çünkü insanların bu iki  kavram söz konusu olduğunda görüşleri bir hayli farklılık göstermektedir.
SORU: 3. Görüşünüzü başka bir görüş nasıl değiştirebilir?
CEVAP: Mesela başka biri yaptığımın aslında o kavrama ait olmadığını güzel bir örnekle veya çürütme yöntemiyle değiştirebilir.


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 41 Cevapları
SORU: Aşağıdaki ifadeleri okuyunuz. Önerme olup olmadıklarını nedenleriyle birlikte örnekteki gibi karşısına yazınız.
Dışarı çık ve kapıyı kapat! Önerme değildir.Çünkü yargı içermez.
Kitabı uzatır mısın?
Önerme değildir. Soru cümlesidir.
Bütün darbeler demokrasiye zarar verir.
Önermedir. yargı içerir
Umarım bu cümle önerme olur.
Önermedir. yargı içerir


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 43 Cevapları
SORU: 1. Hawking’i destekleyen kişiler, hangi sav (yargı, önerme) veya argümanları öne sürmektedir?
CEVAP: Teoriler eksik veya hatalı olabilir. Ancak farklı teorilerin yardımıyla pek çok şeyi biliyor ve öngörülerde bulunabiliyoruz.Onunla aynı fikirdeyim. Ay’ı kolonize etmek ve sonra da gezegenleri en kısa zamanda ele geçirmek gerekiyor. Dünya büyük bir risk altında ancak küresel ısınma yüzünden değil astreoidler yüzünden. Küresel ısınma sadece bilgisayar simülasyonları ile oluşturulan bir spekülasyon ama dünyaya bir asteroidin er ya da geç çarpacağı %100 kesinlikle biliniyor.
Küresel ısınma saçmalığına yüz milyarlarca dolar harcamak yerine parayı asteroid algılama ve saptırma programlarına yönlendirmek gerekiyor. Eğer iyi bir hazırlık yapılırsa, asteroidler saptırılıp gezegen kurtarılabilir. Paraları yanlış projelerde tüketmek insanlığa büyük bir kötülüktür.

SORU: 2. Hawking’e karşı hangi savlar (yargı, önerme) veya argümanlar öne sürülmektedir?
CEVAP: Hawking, bir gün olacak diyor. 7,5 milyar yıl sonra da olabilir. Çok kaygılıysanız takviminize bir yandan çentik atmaya başlayabilirsiniz.
√ İyi bir iklim uzmanı olmak için bir lisans derecesine, dahası muhtemelen bir master derecesine, sonra da bir doktora ve “post doc” (doktora sonrası) eğitimine ve yıllarca süren çalışmalara ihtiyaç vardır. Ancak iklim değişiklikleri için bir çaba göstermeyelim veya masraf yapmayalım görüşündeyseniz bunun için tek ihtiyacınız olan şey bir bilgisayar ve İnternet bağlantısıdır.
√ Nükleer savaşlar yüzünden Dünya’daki hayatın bitmesi daha gerçekçi, daha büyük bir olasılık sayılır.
√ Dünya’daki ısınmayı beklemeye gerek yok. Dünya’nın sonunu göçler getirecek, ısınma yüzünden olacakları zaten göremeyeceğiz.
√ Dert etmeyin, bürokrat ve uzmanlar nasıl olsa bu sorunu çözecektir, siz işinize gücünüze bakın.

----

 


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 48 Cevapları
SORU: 1. Ana problemin hangi paragrafta yer aldığını altını çizerek belirtiniz.
CEVAP: 1. Paragrafta: Yaptığı incelemeler doğrultusunda nedenselliğin mantıksal olarak zorunlu bilgi sağlamayan bir alışkanlık olduğunu ve insanın doğanın işleyişinin bilgisine kesin olarak ulaşamayacağını ileri sürer

SORU: 2. Metindeki sav ve kanıtları bularak altını çiziniz.
CEVAP: Örneğin metallerin ısıtılması sonucu genleşme olacağı söylenebilir. Hume’a göre metalin ısıtılmasına
A olayı, metalin genleşmesine B olayı dersek “A olayı B olayının nedenidir.” tarzında formüle edilebilecek bu söyleyiş aslında mantıksızdır ve daha önceki deneyimlerin hatırlanmasından ibarettir. Gündüzün geceyi, gecenin de gündüzü izlemesi onların birbirinin nedeni olduğunu göstermediği gibi.

SORU: 3. Hangi paragrafta probleme yönelik görüş ileri sürülmüştür? Altını çizerek belirtiniz.
Cevap: Nedensellik, insanın doğa olaylarının işleyişine yönelik bilme isteğiyle ilgili bir kavramdır. İnsan, gerçek dünyada olan olayların birbirine nasıl bağlandığının açıklanmasında nedenselliği kullanır. Ama insanı mantıksal olarak kesin bilgiye ulaştırmaz. İnsanın gözlemi, deneyimiyle sınırlıdır ve doğadaki olayların nedensel bağına ilişkin sınırsız gözlem yapma şansı yoktur.


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 49 Cevapları
SORU: 1. Aynı dili kullanmak anlaşabilmek için yeterli midir? Neden?

Cevap: Dilin yapısını bilen ve dili kullanmaya aşina olan kişiler birbirlerini elbette diğer dilleri ana dili olarak kullanan kişilere göre daha iyi anlayacaktır. Fakat, aynı dili kullanmak anlaşabilmek için yeterli midir, neden sorusuna gelecek olursak bu kadar net bir cevap vermek mümkün değil.
SORU: 2. Farklı dilleri kullananlar farklı düşünüyor olabilir mi? Neden?
Cevap: Evet  Bu pek ala mümkün olabilir. Ama farklı dilleri konuşan kişiler için söylenebilecek asıl keskin şey şu: Farklı dilleri kullanan kişiler birbirinden farklı düşünme tarzlarına, ideolojilere, mantık algoritmalarına ve dünya görüşlerine sahiptirler. Çünkü dillerin kuruluşu sırasındaki farklılaşmalar, ya da bazı kavramlara isim verirken bazılarına vermeye gerek duymamalar, bunların tamamı dilin yaşayan ve duygu ile düşünceleri yansıtan bir yapıya sahip olmasından dolayı oluşmaktadır. Farklı dili konuşan bireylerin birbiri ile anlaşması yine de elbette mümkündür. Fakat bu durumda etik değerleri koruyabilmek açısından dil içerisinde bulunan en az saldırgan ve en nötr kelime ve öbekleri seçmek gerekir.


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 51 Cevapları
Aşağıda bölümler içinde karşılıklı konuşmalar verilmiştir. Bu konuşmalardan hareketle verilen soruların cevaplarını boş bırakılan yerlere yazınız.

----
10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 51 Cevapları
10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 51 Cevapları

1. Gazâlî’ye göre iletişimi sağlayan en önemli araç nedir? Açıklayınız.
Cevap: İnsanlarla iletişimi sağlayan en önemli vasıta “konuşma”dır. Konuşulan şeylerinanlamlı olması için konuşmanın arka planında yer alan “düşünme” safhasına ihtiyaç vardır.
2. Gazâlî’ye göre dil ve düşünme arasında nasıl bir bağ vardır?
Cevap: Konuşma ve düşünme arasında bulunan bu yakın irtibat, konuşmanın en basit tanımında bile kendini göstermektedir. Buna göre konuşma, düşünülen şeyleri başkalarına aktarma anlamına gelir. Konuşma sayesinde ferdin zihin dünyasından koparak insanlığa mal olan düşünceler nesilden nesile intikal etmesi sağlanmaktadır.
3. Düşünme ve konuşma, anlatmak istenenlerle her zaman örtüşür mü? Açıklayınız.
Cevap: İnsan ile düşünce, insan ile eylem ve düşünce ile eylemin yan yana durmaları kimi düşünürlerce insanlaşmanın başlangıcı sayılan sözcüklerin çizgilere ve yazıya dökülmesinden bu yana çeşitli evrelerden, evrimlerden geçerek düşünce, dil ve edim üçlemi ile var ola gelmiştir. Olgusal yapısı ile dil, düşüncenin/soyutlamanın gelişmesi ile bir ün, bir nida, bir çığlık olmaktan çıkarak anlamlı, anlaşılır bir iletim/ifade biçimine dönüşmüştür. İnsanın eylem pratiği onun tür olarak varlığını sürdürme eğiliminin doğal bir sonucudur. İnsanın devinimi, yapması ile yaratması arasında geçen süre belki de uygarlaşma denilen beş bin yıllık süreden çok daha uzunca bir dönemi içine almaktadır. Düşünce, dil ve eylem üçlüsünün birlikteliği ve çelişkisi aynı anda var olur.

10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 53 Cevapları
SORU: 1.Soru sormanın işlevleri neler olabilir?

Soru bir konuyu derinlemesine araştırmak için gereklidir. Ayrıca sözün anlamlı olması için de soru önemlidir.
Bazen soru dostluğu pekiştirmek şeklinde sorulabilir. Bazen de sorunun kişinin yararına mı zararına mı olduğu düşünülerek de sorulabilir.

SORU:3. İnsanın soruyu kendine sormasıyla başkasına sorması arasında nasıl bir fark vardır?
Cevap: Bir kişinin kendi kendisini sorgularken kendine sorduğu bir soru, aslında düşünülenden çok daha derin anlamlar taşır. İnsanın sorduğu sorular her zaman cevap aramak için olmasa da genellikle bireyin kendi kendine sorduğu sorular daha önceden cevabı düşünülmüş fakat bu cevapların itirafı gecikmiş olan sorulardır. Bundan dolayı insanın kendi kendisine sorduğu sorular için ‘’önceden cevaplandıktan sonra sorulan sorular’’ demek mümkündür. İnsanın kendi kendine sorduğu sorular genel olarak felsefi sorular olmaktadır. Bunun kuşkusuz en büyük sebebi insanın kendine sorduğu en derin soruların yine kendisi ile ilgili olması. Kişinin iç dünyası ile ilgili olan sorular ise genel olarak felsefi kabul ediliyor.
İnsanın başkalarına sorduğu sorular genel olarak felsefi ağırlıkları daha düşük olan gündelik sorular olabilmektedir. Örneğin gün içerisinde sorduğumuz sorular genel olarak ‘’Saat kaç?’’, ‘’Ne zaman geleceksin?’’ gibi herhangi bir felsefi alt yapı bulundurmayan sorulardır. Bu soruları sorarken tamamen cevap almak maksatlı sorarız hatta cevap alamadığımız takdirde sinirleniriz. Fakat kendi kendimize sorduğumuz sorularda durum farklıdır. Kendi kendimize sorduğumuz sorularda amaç sadece cevaba ulaştığımız o bir anlık nokta değil cevap bulmaya çalıştığımız süreç ve bu konudaki çabalarımızdır. Bundan dolayı bireyin kendisine sorduğu sorular ontolojik açıdan her zaman daha değerlidir ve sonuçları daha derin noktaları ilgilendirir.

 


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 55 Cevapları
1. Yalan söylemek doğru mudur?
2. Bir ürün %25 indirimli olarak 90 TL’ye satılıyorsa indirim yapılmamış fiyatı nedir?
3. Hıçkırık nedir?
4. Arabasının camına 10 dakika sonra geleceğini yazan bir insanın ne zaman gittiğini nasıl anlarsınız?
5. Hayatın anlamı nedir?
6. Cumadan ve pazardan sonraki günlerin cumartesi ve pazartesi olarak isimlendirilmesinin
nedeni nedir?
7. Yarısı boş bardak mı yoksa yarısı dolu bardak mı?
8. Varlık var mıdır?
9. Uzaylılar var mıdır?
10. Saçı olmayanlar kel midir?
11. Aç kalınca yemek yer misin?
12. Özgürlük nedir?
13. Aynadaki görüntü nasıl oluşur?
Cevapladığınız sorulardan hareketle aşağıda verilen soruları cevaplayınız.
SORU: 1. Hangi sorular cevabını içinde taşımaktadır? Neden?

Cevap: Arabasının camına 10 dakika sonra geleceğini yazan bir insanın ne zaman gittiğini nasıl anlarsınız?
* Cumadan ve pazardan sonraki günlerin cumartesi ve pazartesi olarak isimlendirilmesinin nedeni nedir?
* Yarısı boş bardak mı yoksa yarısı dolu bardak mı?
* Saçı olmayanlar kel midir?

* Aynadaki görüntü nasıl oluşur?

Cevap: Varlık var mıdır?
Uzaylılar var mıdır?

3. Hangileri felsefe alanına yönelik sorulardır? Felsefe sorularını diğer sorulardan ayıran özellikleri düşünerek açıklayınız.

Cevap: Varlık var mıdır?
Hayatın anlamı nedir?
Özgürlük nedir?
Bilim, sanat ya da iş açısından sorunlara yaklaşmak felsefe ile yaklaşmaya benzemez. Felsefe bir meslek değil, bir yaşam tarzıdır. Felsefenin sorduğu sorular yaşama dairdir. Belli bir alanda sadece ona ilişkin soruları yoktur. Odaklandığı konu ile birlikte her şeyi ve herkesi ilgilendiren sorular sorar.

 


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 57 Cevapları
1. Nasrettin Hoca’nın herkesi haklı bulması bir sorun mudur? Açıklayınız.
Cevap: Öznel bildirimler objektif olarak değerlendirilemez. Objektif olmayan değerlendirmeler göreceli olabilir. Birden fazla sonuç çıkarabilir. Bu yüzden herkesin haklı olması görecelidir.
2. Bir insanın herhangi bir konuda haklı olduğuna nasıl karar verirsiniz?
Cevap: Objektif olmak için ilgili olayı bütün yönleriyle araştırmak gerekir.


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 59 Cevapları
SORU: 1. Metnin temel görüşünü bulunuz.
Cevap:
“Bir fikrin geçerliliği, o fikri temellendiren argümanların gücüne bağlıdır.”
SORU: 2. Yazarın görüşünü oluşturan argümanları bulunuz. Bulduğunuz argümanları sınıf ortamında tartışınız.

Cevap: Bir kitapta cümlelerin altını çizebilmek “Yazılanları anlıyor ve değerlendirme yapabiliyorum.” demek anlamındadır.
SORU: 3. Altını çizdiğiniz cümlelerin önemli olduğunu size düşündüren nedir?
Cevap: “Yazılanları anlıyor ve değerlendirme yapabiliyorum.” demektir.

----

10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 60 Cevapları
SORU: 1. Necla ve Aydın’ın tartışma konusu nedir?
SORU: 2. Necla ve Aydın’ın bu konu hakkındaki görüş ve argümanları nelerdir?
SORU: 3. Bu parçada geçen felsefi kavramlar hangileridir?
SORU: 4. Necla ve Aydın’ın argümanlarının ikna ediciliğini tartışınız.


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 63 Cevapları
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri yazınız.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1. İfade edilen iki yargının birbiriyle çelişik olmamasına Tutarlılık  denir.
2. Yanlış da olsa bir yargı bildiren cümlelere  ÖNERME  denir.
3. Genel bir yargıdan yola çıkarak daha özel bir sonuca ulaşmaya tümdengelim denir.
4. DOĞRULUK , bir ifadenin gerçekliğe uygun olmasıdır.
5.ARGÜMANTASYON , bir görüşü güçlendirmek için destekleyici ifadeler öne sürme sürecidir.

B-Aşağıda belli konular üzerine verilen kavramlar Romen rakamlarıyla sol sütunda, bu kavramlarla ilgili olan felsefi sorular da harflerle sağ sütunda verilmiştir. Bunların birbirleriyle ilgili olanlarını eşleştirerek parantez içine doğru harfi yazınız.


I-ç, II-d, III-c, IV-a, V-b


SORU: Aşağıda verilen açık uçlu soruların cevaplarını ilgili alanlara yazınız.

Aşağıdaki kavramlara dair hangi sorular sorulabilir? Oluşturduğunuz soruları kavramların karşısındaki uygun yerlere yazınız.
Ahlak ………………………………………………………………………………………..
Güzel ………………………………………………………………………………………..
Vural ………………………………………………………………………………………..
Varlık ………………………………………………………………………………………..
Düşünme………………………………………………………………………………………..


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 64 Cevapları

8-11. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
ESTRAGON (Estragon) -Çok güzel bir yer. Haydi gidelim artık.
VLADIMIR (Viladimir) -Gidemeyiz.
ESTRAGON -Niye?
VLADIMIR -Godot (Godo)’u bekliyoruz.
ESTRAGON -Doğru. (Bir süre.) Burası olduğundan emin misin?
VLADIMIR -Neresinin?
ESTRAGON -Beklenecek yerin.
VLADIMIR -Ağacın önünde, dedi. (Ağaca bakarlar.)
Başka ağaç var mı görünürde?
ESTRAGON -Ne ağacı?
VLADIMIR -Söğüte benziyor.
ESTRAGON -Yaprakları nerede?
VLADIMIR -Dökülmüşler.
ESTRAGON -Gözyaşları dinmiş.
VLADIMIR -Ya da mevsim gereği böyle.
ESTRAGON -Bir fide mi bu?
VLADIMIR -Bir fidan.
ESTRAGON -Bir fide.
VLADIMIR -Bir. (Kendini toparlar.) Dilinin altında ne var senin? Yanlış yerde olduğumuzu mu söylemek istiyorsun?
ESTRAGON -Burada olması gerekirdi.
VLADIMIR -Kesin olarak gelirim demedi ki.
ESTRAGON -Ya gelmezse?
VLADIMIR -Biz de yarın geliriz.
ESTRAGON -Sonra da öbür gün.
VLADIMIR -Kimbilir.
ESTRAGON -Ve böylece sürer gider.
VLADIMIR -Yani…
ESTRAGON -O gelene kadar.
VLADIMIR -Çok acımasızsın.
ESTRAGON -Dün de geldik.
VLADIMIR -Dur bakalım, orada faka bastın işte.
ESTRAGON -Dün ne yaptık?
VLADIMIR -Dün ne mi yaptık?
ESTRAGON -Evet.
VLADIMIR -Şey… (Öfkelenerek) Senin de ortalığı karıştırmakta üstüne yok.
ESTRAGON -Bana kalırsa yine buradaydık.
VLADIMIR (Çevresine dairesel bakarak) -Burası sana bildik bir yer gibi mi geliyor?
ESTRAGON -Öyle demedim.
VLADIMIR -Öyleyse?
ESTRAGON -Yine de olabilir.
VLADIMIR -Ama yani… bu ağaç… (Seyircilere doğru dönerek)
ESTRAGON -Bu akşam olduğundan emin misin?
VLADIMIR -Neyin?
ESTRAGON -Beklememiz gerektiğinin.
VLADIMIR -Cumartesi, dedi. (Bir süre.) Sanırım.
ESTRAGON -Mesaiden sonra.
VLADIMIR -Bir yere not almışımdır. (Tıkabasa dolu olan ceplerini karıştırır.)
ESTRAGON -Ama, hangi cumartesi? Ayrıca da bugün cumartesi mi? Cumartesiden çok pazar değil mi bugün?
VLADIMIR (Sanki tarih manzaraya yazılıymış gibi, şaşkın, çevresine bakınırken) -Olanaksız.
ESTRAGON -Ya da perşembe.
VLADIMIR -Ne yapacağız?
ESTRAGON -Dün akşam gelip de bizi bulamadıysa bugün gelmez tabi.
VLADIMIR -Ama dün akşam geldik, diyorsun.
ESTRAGON -Yanılabilirim. (Bir süre) Biraz konuşmayalım; ha, ne dersin?
….
POZZO (Pozo) (Lafı gevelemeden ) -Godot kim?
ESTRAGON -Godot mu?
POZZO -Beni Godot sandınız ya?
VLADIMIR -Onu da nereden çıkarıyorsunuz bayım, ne münasebet bayım.
POZZO -Kim o?
VLADIMIR -Pekala, o bir… o bir tanıdık.
ESTRAGON -Tam da değil, pek öyle tanımıyoruz.
VLADIMIR -Tabi… pek öyle tanımıyoruz onu… bir parça…
ESTRAGON -Ben görsem bile tanımam.
POZZO -Beni o sandınız ama.
ESTRAGON -Yani… karanlık… yorgunluk… güçsüzlük… bekleyiş… itiraf ederim ki… bir an… sandım ki…
VLADIMIR -Dinlemeyin onu. Bayım, dinlemeyin onu!
POZZO -Bekleyiş mi dedin? Demek onu bekliyorsunuz?


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 65 Cevapları
SORU:
8. Samuel Beckett’in (Samuel Beket) “Godot’yu Beklerken” eserinden alınan bu parçada Estragon ile Vladimir’in yaptıkları ve düşündükleri tutarlı mıdır? Açıklayınız.
SORU: 9. Estragon ile Vladimir’in Godot’yu beklemeleri esnasında söylediklerinden yola çıkarak yaptıkları akıl yürütmelerin doğru olduğu söylenebilir mi? Açıklayınız.
SORU: 10. Estragon ile Vladimir’in Pozzo’yu Godot’ya benzetmeleri ve aslında Godot’yu tanımıyor olmalarını; görüş, argüman, analoji, tutarlılık ve gerçeklik süreçlerine göre değerlendiriniz.
SORU: 11. Bu parçadan yola çıkarak Estragon ile Vladimir’in bekleyişleri ile ilgili hangi felsefi sorular üretilebilir?

12 ve 13. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
“XIX. yy. kadınlar için roman çağıdır. Kadınlar bu çağda roman yazmış ve bundan az da olsa para kazanmıştır. Bunun öncüsü Aphra Behn olarak gösterilmektedir. Kadınlar, onun mezarının üstünü çiçeklerle kaplamalıdır çünkü kadınlara akıllarından geçenleri söyleme özgürlüğünü veren odur. Kadın yazarların kitaplarına göz gezdirilirse birkaç istisnai durum dışında hepsinin roman olduğu görülmektedir. Çünkü bu kadınların kendilerine ait bir odaları
yoktur. Eğer bir kadın yazmak isterse bunu ortak salonda yapmak zorundadır. Burada da yazarken yazması sürekli bölünürdü. Kadınların o dönemde seyahat ve eğitim imkânları da yoktur. Otobüsle Londra’yı gezemez ve tek başlarına bir lokantada yemek yiyemezlerdi. Dolayısıyla bir kadının edebiyat alanında alabileceği tek eğitim, karakter eğitimi ve duygu analiziydi. Kişisel ilişkiler gözlerinin önünde gerçekleşirdi. Bu yüzden orta sınıf kadını yazmaya
başladığında doğal olarak romanla işe başlardı.” 12. Virginia Woolf’un (Virjinya Vulf) “Kendine Ait Bir Oda” adlı kitabından düzenlenen bu parçada öne sürülen temel görüş nedir?

----

10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 66 Cevapları

13. Bu görüşü desteklemek için öne sürülen argümanları bulup yazınız.

14 ve 15. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
“İlk Çağ’da yaşayan biri; yalan söylemenin, Tanrı’yı küçümsemenin ve aynı zamanda insanlardan korkmanın bir kanıtı olduğunu söylerken utanç verici olarak nitelediği yalan, iğrenç bir kötülüktür. İğrençliği ve bozukluğu yalandan daha zengin bir biçimde temsil etmek mümkün değildir. Çünkü insanlar bölgesinde ödlek olmaktan ve Tanrı’nın bölgesinde yürekli olmaktan daha iğrenç, neyi hayal edebiliriz? Zekâmız sadece sözün yoluyla hareket ettiğine göre bu sözü bozan topluma ihanet etmiştir. Bu, istençlerimizin ve düşüncelerimizin birbiriyle bağlantı kurmasını sağlayan tek araçtır, ruhumuzun tercümanıdır; eğer eksik olursa artık tutunamayız ve birbirimizi tanıyamayız. Eğer bizi aldatırsa tüm alışverişimizi bozar ve toplumsal yapımızın tüm bağlantılarını yok eder.”
Montaigne, Denemeler
14. Yukarıdaki parçada dile getirilen temel görüş nedir?

15. Metinde savunulan görüşü destekleyen argümanları tespit ediniz.

16. “Diller arası çevirilerde sıkıntılar olduğu, özellikle şiir gibi metinlerde bu durumla sık sık karşılaşıldığı görülür.” Dil çevirilerinde yaşanan bu sıkıntı, felsefi metinlerde ne tür sonuçlara yol açar? Açıklayınız.

17. “Fakat Allah kahretsin! İnsan anlatmak istiyor albayım,
Öyle budalaca bir özleme kapılıyor.
Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor.
….
Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan,
Bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
Kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor.”
Yukarıda Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar” adlı eserinden alıntı yapılmıştır. Bu parçadaki çelişkili ifadeleri yazınız.


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 67 Cevapları
18. Bir argümanın hatalı olması ne anlama gelir?
19. Bir görüşün temellendirilmesi için neler yapılmalıdır?
20. Geçerli argüman ile dil arasında nasıl bir bağlantı vardır?


Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları okuyunuz ve doğru seçeneği işaretleyiniz.
21. Aşağıdaki sorulardan hangisi felsefi soru değildir?
A) En iyi yönetim şekli nedir?
B) Evrensel ahlak yasası var mıdır?
C) Gökkuşağı nasıl oluşur?
D) Sanatta ilerleme var mıdır?
E) Evrenin bir amacı var mıdır?

22. Aşağıdakilerden hangisi dilin işlevlerinden biri değildir?
A) Yazma
B) İletişimi kolaylaştırma
C) Sembolleştirme
D) Düşünme ve anlamlandırma
E) Sosyalleşme

23. Aşağıdakilerden hangisi “adalet” kavramıyla doğrudan ilintili bir soru değildir?
A) Adalet ve eşitlik aynı şeyler midir?
B) Hak nedir?
C) Güzellik kişiye göre değişir mi?
D) Tam anlamıyla adaleti sağlamak mümkün müdür?
E) En iyi yönetim biçimi nedir?

----

24. Paradoks; düşünceler arasında tartışmaya açık, kesin bir yargı içermeyen ve karşıtlık olarak tarif edilir. Giritli bir
filozofun “Bütün Giritliler yalancıdır.” sözüyle doğru mu yalan mı söylediği konusundaki çözümsüzlük, paradoks
için bilinen bir örnektir.Bir paradoksun çözümündeki zorluğuntemel sebebi nedir?
A) Paradoksu dile getirene yönelikgüven sıkıntısı
B) Paradoksların karışık olması
C) Cevaplar arasında aşılamayan birçelişki olması
D) Paradoksların saçma olması
E) Paradoksların hayal ürünü olması


10. Sınıf Felsefe Dersi Kitabı MEB Yayınları Sayfa 68 Cevapları

25. Bir argümanın ya da argümanı oluşturan önermelerin kendi içinde veya birbiriyle uygun olması o argümanın ya
da önermenin ……………… olduğunu gösterir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
A) Çelişmez
B) Gerçek
C) İmge
D) Tutarlı
E) Geçerli

26. Dil, bir toplumdaki en kapsamlı uzlaşımdır. Her insan, uzlaşılmış böylesi bir yapının içine doğar. Dil, öğrenilen
bir yapıdır. Dil sayesinde sorular ve cevaplar üretilir. Kişinin kendini ve başkalarını anlayabilmesi, dilin doğru
kullanılmasına bağlıdır. Dil, öğrenilen bir şey ise düşünme, neden öğrenilen bir durum olmasın ki? Yukarıdaki parçadan çıkarılabilecek temel anlam nedir?
A) Dil, düşünmeyi yavaşlatır.
B) Düşünmek dili aşamaz.
C) Dil ve düşünme bir arada ele alınmalıdır.
D) Dile gelmeyen düşünceler boştur.
E) Farklı diller farklı düşünmelerin sonucudur.

27. “Önermelerin tek tek doğruluğundan bahsedilebilir. Tutarlılık ise tek tek doğru kabul edilen önermelerin birbirini yanlışlamaması, birbiriyle çelişmemesi durumudur. Örneğin “Deniz mavidir.” ya da “Deniz gridir.” önermeleri, havanın ve bölgenin durumuna göre doğru kabul edilseler de bir arada tutarsız önermelerdir.”
Bu açıklama aşağıdaki sorulardan hangisine verilmiş bir yanıttır?
A) Geçerlilik nedir?
B) Doğruluk ve gerçeklik aynı şey midir?
C) Gerçeklik göreceli midir?
D) Doğruluk uygunluk mudur?
E) Doğru olan tutarlı mıdır?

28.
I. Türkiye’nin başkenti neresidir?
II. Özgürlük nedir?
III. Herkesin kabul edebileceği bir ahlak ilkesi var mıdır?
IV. Zamanda yolculuk mümkün müdür?
V. Semizotu astıma iyi gelir mi?
Yukarıdaki soruların hangileri felsefi sorulardır?
A) Yalnız II
B) Yalnız IV
C) I-II
D) II-III
E) III-V

29. “Tasarruftan kaçının, suyu boşa harcamayın.” ifadesinde tasarruf kavramı yanlış kullanılmıştır. Anlam hatasını düzeltmek için onun yerine aşağıdaki kavramların hangisi getirilmelidir?
A) Tasavvur
B) İsraf
C) Ücret
D) Tevazu
E) Cimrilik

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir