Tıklayın YKS Netlerinizi artıralım... Hafıza Teknikleriyle YKS'ye Hazırlanmak İster Misiniz?

10. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları

---

10. Sınıf Türk Dili Ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları

---

1-I. Divan edebiyatı ürünlerinde somut konular işlenmiştir. II. Divan edebiyatı ürünlerinde ağır bir dil kullanılırken halk edebiyatı ürünlerinde sade bir dil kullanılmıştır. III. Halk edebiyatı sanatçılarının bazıları aruzla da eserler vermiştir. IV. Halk edebiyatı ile divan edebiyatında bazı mazmunlar ortak kullanılmıştır. V. Halk edebiyatı, divan edebiyatı sona erdikten sonra ortaya çıkmıştır. Yukarıda divan edebiyatı ve halk edebiyatıyla ilgili verilen numaralandırılmış ifadelerden hangi ikisi yanlıştır?
A) I ve II B) I ve V C) II ve III D) II ve IV E) IV ve V

2-Köroğlu’yum medhim merde yeğine
Koç yiğit değişmez cengi düğüne
Sere serpe gider düşman önüne
Ölümü karşılar meydan içinde
Verilen dörtlük için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Şiirin son dörtlüğünden alınmıştır.
B) Halk şiiri geleneği doğrultusunda yazılmıştır.
C) Ses benzerlikleri vardır.
D) 11’li hece ölçüsü kullanılmıştır.
E) Anonim halk edebiyatı ürünlerinden bir örnektir.

3- Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili bölümlerin hangisi isim tamlaması değildir?
A) Eserlerinde tabiat tasvirlerini çok canlı anlatırdı.
B) Okuduğu şiirin dünyasına hemen de kaptırmıştı kendini.
C) Hikâyenin olay örgüsünü yazmaya çalışıyordu.
D) Romandaki kahramanların ruh hâlleri onu etkilemişti.
E) Elindeki kalın kitabı akşamdan beri bitirmeye çalışıyordu.

---

4- Fuzuli; konuşma dilinin kısa cümle, devrik cümle, soru cümlesi kullanımından yararlanmıştır. Ayrıca şiirlerinde konuşma dilinin seslenme kelimelerini, deyimleri, vurgu ve tonlamasını kullanmıştır. Şiir dilinde anlam ve ses yönünden iyi düzenlenmiş kelime kullanımıyla sağlanan yoğun anlatımdan yararlanmıştır. Etkileyiciliği sağlayan tekrarlara ve tezatlı kullanımlara yer vermiştir. Özellikle söz tekrarlarından şiirde ahengi sağlamakta yararlanmıştır. Şiirlerinin yaşayabilmiş olmasında da dili içten, sade ve ustaca kullanmasının payı vardır. Onun alçakgönüllü, iddiasız anlatımı şiirlerini yalnız günümüze taşımakla kalmamış aynı zamanda şiirlerinin etki alanını genişletmiştir. Yukarıdaki paragrafta Fuzuli’yle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Eserlerinde konuşma dilinin cümle yapısından yararlanmıştır.
B) Eserlerinde yoğun bir anlatım söz konusudur.
C) Eserlerinde tekrarlar ve tezatlı kullanımlar, etkileyiciliği sağlayan unsurlardandır.
D) Şiirlerinin yaşayabilmiş olmasında dili kullanmadaki başarısının yanı sıra hayal gücünün de etkisi vardır.
E) Onun anlatımındaki alçakgönüllülük, şiirlerinin etki alanını da genişletmiştir.

---

5-Aşk ehline derman sordum alemde
Ne Eflâtun bilir ne Lokman yazar
Yukarıdaki dizelerle
“I. kalır matemde II. erbâbı aşk olan III. perişan yazar IV. anların ahvalin” sözlerinin tümü kullanılarak çapraz kafiye düzeninde anlamlı bir dörtlük kurulmak istenirse aşağıdaki kullanımlardan hangisi son iki dizeyi oluşturur?
A) I, II, III, IV B) I, III, IV, I C) II, I, IV, III D) III, IV, I, II E) IV, I, II, III

6- Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet kabul edildikten sonra oluşan Geçiş Dönemi eserlerinden biri değildir?
A)Orhun Kitabeleri B)Divan-ı Hikmet C)Kutadgu Bilig
D)Atabetü’l Hakayık E)Divan-ı Lügati’t Türk

7-“Ey suyun sesinden anlayan bağlar, Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?”
Yukarıdaki dizelerde kaç tane isim tamlaması vardır?
A)1 B)2 C)3 D)4 E)0
8- Okuduğum her şiirden aynı tadı alamam. Bir şiirin söz sanatlarının, mecazlarının zenginliği o şiirden alınacak tatla özdeştir. Daha ilk dizeden başlayarak söz sanatlarını görebilmeliyim. Şiiri okurken söz sanatlarını da her yönüyle anlayabilmeliyim. O yüzden sade, anlaşılır bir dildir benim tercihim. Divan edebiyatı ve halk edebiyatından hoşlansam da kitaplığımın ilk rafında belirttiğim özelliklerdeki şiirlere yer veririm.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki gibi düşünen birinin kitaplığının ilk rafından seçilmiş olabilir?
A) Tûtî-i mu‘cize-gûyem ne desem laf değil
Çerh ile söyleşemem âyînesi saf değil
B) Davranın halaya durun koçaklar
İşte baş, işte davul, işte meydan
C) Aşiyân-ı murg-i dil zülf-i perişânındadır
Kande olsan ey perî gönlüm senin yanındadır
D) Bir ayna parçasından başka beni kim anlar,
Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde
E) Bazen ayak sesleri duyarım dört yanımda,
Bakarım, masmavi, levent bir umut.

9- Uzaktır seçilmiyor
Gönüldür geçilmiyor
Gönül bir top ibrişim
Dolaşmış açılmıyor
Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Rediflere yer verilmiştir. B) 7’li hece ölçüsü kullanılmıştır.
C) Âşık edebiyatı nazım biçimlerindendir.
D) Söz sanatına yer verilmiştir. E) Kafiye düzeni “aaxa”dır.

10-Bu edebiyat, Türk halk edebiyatının bir koludur. Bu edebiyatta az da olsa Arapça ve Farsça kelimelere yer verilir. Allah ve insan sevgisini yoğun işleyen bu edebiyat XIII. yy.da başlamıştır.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda bahsedilen edebiyatla ilgili eser vermiş sanatçılardan biridir?
A) Yunus Emre B) Baki C) Şeyhi D) Karacaoğlan E) Nedim

11-Hikâye konusu bulmak için iyi bir gözlemci olmak ve çevrede görülenler üzerinde kısaca düşünmek yeterli olacaktır. Önemli olan ilgi uyandıracak konuları seçmektir. Bunun için seçilen hikâye konusunun ayrıntılarına, coşku ve ilgi uyandırmasına dikkat etmek gerekir. Bu da ayrıntıların yerinde ve yeterince verilmesine bağlıdır. Ayrıca aktarılan olayın kimin ağzından verildiği de önemlidir. Olay; bir mektup, bir anı defteri türünde ise birinci kişinin ağzından, yerine göre ikinci ve üçüncü kişi ağzından verilebilir.
Bu parçada “hikâyelerin konusunu belirleme” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İyi bir gözlem yapmak ve görülenler ile ilgili düşünmek gerekir.
B) Seçilen konuların ilgi uyandırması gerekir.
C) Konularda ayrıntılar yerinde verilmelidir.
D) Hikâyelerde aktarılan olayların kimin ağzından verildiği önem taşır.
E) Belirlenen konunun ayrıntıları tasvirlerle verilir.

---

12- Halk topluluğu önünde, hikâyeci âşıklar tarafından söylenen, nesir ve nazım karışık hikâye çeşidine halk hikâyesi denir. Yazarları belli olmayan bu hikâyelerin çoğunun konusu Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Âşık Garip’te olduğu gibi sevgidir. Köroğlu gibi kahramanlık hikâyeleri de vardır. Halk hikâyelerinde mensur kısımlar taklitler ve jestlerle, manzum kısımlar ise saz çalarak söylenir. Bu hikâyelerde de olağanüstü olaylara çok yer verilmiştir. Halk hikâyesi, destan çağları geçtikten sonra, eski destanların yerini tutmuştur. Bugün ise modern romanla tiyatro ve sinema halk hikâyesinin yerini almıştır.
Bu parçada halk hikâyesi ile ilgili aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Halk hikâyelerinin konuları nelerdir?
B) Halk hikâyeciliğinin ünlü yazarları kimlerdir?
C) Halk hikâyesi örnekleri nelerdir? D) Halk hikâyesinin tanımı nedir?
E) Halk hikâyesinin yerini günümüzde hangi türler tutmaktadır?
13- Hikâye türünün Türk edebiyatındaki tarihî gelişimini araştıran bir kişi aşağıdaki eserlerden hangisini diğerlerinden önce incelemelidir?
A) Küçük Şeyler B) Letâif-i Rivâyat C) Yüksek Ökçeler
D) Dede Korkut Hikâyeleri E) Kerem ile Aslı

---

14- I. Kitabın tüm sayfalarını zevkle okumuştu. II. Çiçeklerin açmasıyla ortalığa bahar kokusu yayıldı. III. İnsanların sözleri ile yaptıkları birbirini tutmalı. IV. Fotoğraflara bakınca yüzünde tebessüm belirdi. V. Hayata tozpembe bakmayı hiç bırakmadı.
Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangisinde fiilimsiye yer verilmemiştir?
A) I B) II C) III D) IV E) V

15- Aşağıdakilerden hangisi dinî destansı hikâye özelliği taşır?
A) Dede Korkut Hikâyeleri B) Cenknâmeler C) Kerem ile Aslı
D) Leyla ve Mecnun E) Âşık Garip Hikâyesi

16- …………… . Ya yaşanılan yerin betimlenmesi ile ya kişilerin tanıtılması ile ya onların birbiriyle olan ilişkilerinin verilmesi ile ya da çatışmaya konu olan olayın anlatılması ile başlanır. Kimi zaman da kişiler ve onların ilişki içinde bulundukları kişilerin yaşamlarından kesitler sunulur. Böylece hikâyeye ortasından başlanır, sonra başa dönülür. Kimi zaman da hikâye karşılıklı konuşmalarla başlar. Konuşmalar aracılığıyla mekân ve kişiler hakkında kısa bir açıklama yapılır.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?
A) Hikâye farklı kişilerin ağzından aktarılabilir.
B) Hikâyede karşılıklı konuşmalar tekdüzeliği engeller.
C) Hikâyelerin başlangıçları birbirinden farklı olabilir.
D) Hikâyenin ne zaman, nerede geçtiği önemlidir.
E) Hikâyenin konusunu belirlemek iyi bir gözlemciliği gerektirir.

17- İnsanoğlunun hikâyeye ilgi duyması ve onu sevmesinin başlıca sebeplerinden biri meraktır. “Ne olmuş, nasıl olmuş, neden olmuş, sonra ne olmuş?” sorularında barizleşen insanın merak duygusu onu hikâyeye götürür. Merak duygusu çoğu zaman onun “hoşça vakit geçirme” arzusuna hizmet etmiştir. Ancak söz konusu sorular ve yazarın bunlara verdiği cevaplar basit bir merakın cevabı olmaktan kurtuldukça ciddi manada gerçeğin kapılarını aralamaya başlar. Bunlar insanın bizzat kendisi ve kendisini kuşatan hayata dair gerçeklerdir.
Bu parçada hikâye türü ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İnsanoğlunun hikâyeye ilgi duymasının sebeplerinden birinin merak olduğuna
B) Bazı sorularla insanın merak duygusunun daha da belirginleştiğine
C) Merak duygusunun insanın hoşça vakit geçirme arzusunu karşılayacağına
D) Hikâyeyi okuyan herkesin gerçeğin kapılarını aralayacağına
E) Hikâyelerdeki gerçekliğin aslında kişinin kendi gerçeği olduğuna

18- Göreve yeni başlayan muhtar, köylüleri yanına çağırıp onların sorunlarını dikkatlice dinledi.
Bu cümlede virgülün kullanım işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak
B) Cümle içinde ara sözleri ayırmak
C) Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek
D) Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeleri ayırmak
E) Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime gruplarını ayırmak

19- Yazdıklarımı gözden geçirir ( ) gereksiz betimlemeleri ( ) sıfatları ( ) cümleleri tek tek elerim ( )
Bu cümledeki parantezlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangisi getirilmelidir?
A) (;) (,) (;) (.) B) (,) (,) (,) (.) C) (,) (;) (,) (!)
D) (;) (,) (,) (.) E) (;) (,) (,) (!)

20- Aşağıdakilerin hangisinde İslamiyet’in etkisi vardır?
A) Koşuk B) Sagu C) Uygur metinleri
D) Kök Türk Yazıtları E) Kutadgu Bilig
21- Aşağıdakilerden hangisi imla ve noktalama bakımından yanlıştır?
A) Türkler X. yüzyıldan itibaren Müslümanlığı kabul etmeye başlamışlardır.
B) İslamiyet’in etkisi ile verilmiş ürünlerde Arapça kelimelere sık rastlanır.
C) Edebiyat; tarih, felsefe, coğrafya, psikoloji gibi birçok bilimden yararlanır.
D) Türk edebiyatının ilk sözlüğü Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır.
E) Bugün, kullandığımız Türk Dili tarih boyunca pekçok dilden kelime almıştır.

22- “Türk Edebiyatı’nın Dönemleri” üzerine çalışma yapan bir araştırmacı, aşağıdaki eserlerden hangisini farklı bir dönemde değerlendirir?
A) Kutadgu Bilig B) Kök Türk Yazıtları C) Divân-ı Hikmet
D) Divân-ı Lugati’t-Türk E) Atabetü’l-Hakâyık

23- Türkoloji ve edebiyat bilgini olan sanatçı, ilk önce Fecriâticilerin arasına şair olarak katıldı. Daha sonra şiiri bırakarak kendini tamamıyla edebiyat tarihi çalışmalarına verdi. Ziya Gökalp’in Türk tarihi gibi Türk uygarlık tarihinin de bir bütün olarak incelenmesi gerektiği görüşünden hareket ederek Türk edebiyat tarihini Batı yöntemiyle araştıran ilk kişi oldu. Türk uygarlığının, tarih boyu yaşadığı dil, hukuk, din, iktisat, sanat, politika, tarih, kültür ve her türlü bireysel ve toplumsal yönlerini bir bir gözden geçirdi. Bulduğu sonuçları edebiyat tarihine başarıyla uyguladı. Pek çok bilimsel makalenin yanında birçok kitap da yayımladı. Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Saz Şairleri eserlerinden bazılarıdır.
Bu parçada tanıtılan sanatçı aşağıdakilerin hangisidir?
A) Mehmet Fuat Köprülü B) Bilal Kemikli C) Abdülhak Hamit Tarhan
D) Talat Tekin E) Kemal Yavuz

---

24- Edebiyat, genel ve geniş kapsamıyla yazılı söz demektir. Bu nedenle “yazın” terimi de kullanılır edebiyat yerine. Salt söze dayanan bir edebiyat yok mudur? Vardır elbette. Nitekim yazılı edebiyattan önce, bugün de varlığını sürdüren söylencelere (efsanelere), halk geleneklerine dayanan, ulusların ilkel düşüncelerini yansıtan, doğa-insan ilişkilerine ayna tutan bir sözlü edebiyat vardı. Bugün de vardır. Ne ki her toplum kendi edebiyatını saptama, gelecek kuşaklara ve insanlığa sunma isteğini duyduğu zaman bu sözlü ürünleri de yazılı hâle getirecektir.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Edebiyat nedir?
B) Edebiyat yerine neden yazın terimi kullanılmıştır?
C) Sözlü edebiyat, yazılı edebiyattan ne kadar süre önce var olmuştur?
D) Sözlü edebiyat doğa-insan ilişkilerine ayna tutar mı?
E) Toplumlar ne zaman sözlü ürünleri yazıya dökme ihtiyacı duymuştur?

---

25- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?
A) Neredeyse oniki yıldır bu semtte yaşıyorum.
B) Kitabın 2’inci baskısında yazım yanlışları düzeltilmiş.
C) Kararlar 22 mayıstan önce yürürlüğe girmeyecek.
D) İshak Paşa Sarayı’nın Batısında Doğubeyazıt vardır.
E) Son günlerde Doğu Karadeniz’de sel tehlikesi oluştu.
BAŞARILAR…

---

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir