Button Text! Submit original article and get paid. Find out More

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Notları- Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi (1774-1914)

11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite Ders Notları- Uluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi
(1774-1914)

Uluslararası ilişkilerde denge stratejisi özet bilgileri sayesinde 11. Sınıf Tarih Dersine ait kısa ve öz bilgileri öğreneceksiniz. Ayrıntılarda kaybolmayacaksınız. Uluslararası ilişkilerde denge stratejisi konu anlatımı Bizzat Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ile uyumludur. Bu sebeple Derste İşlediklerinizden farklı bir konu ile karşılaşmazsınız. Uluslararası ilişkilerde denge stratejisi test Soruları çözmek isterseniz Yine Web sitemiz sizlere bu konuda da kaynak sağlamıştır. Konu tarama ve Ünite değerlendirme testleri sayesinde ders başarınızı artıracaksınız. Uluslararası ilişkilerde Denge Stratejisi Ders notlarının yanında Diğer Ünitelere de göz atarsanız Dersteki başarınız ve etkinliğiniz artacak ve buda karne notlarınıza yansıyacaktır. Uluslararası ilişkilerde denge stratejisi slayt destekli bir eğitim ihtiyacınız varsa buradaki kısa ve özet bilgilerle rahatlıkla bir slayt hazırlayabilirsiniz. 11. sınıf tarih uluslararası ilişkilerde denge stratejisi özet aşağıdadır. Derslerinizde başarılar dilerim.
Bu Ünitede Öğreneceklerimiz Şunlar olarak göze çarpıyor.

  • 1815 Viyana Kongresi ve Avrupalı güçlerin Osmanlı Devleti’ne müdahaleleri
  • Vehhabilik hareketi ve etkileri
  • İtalya ve Almanya’nın kuruluşu ile Üçlü İttifak ve Üçlü İtilaf’ın oluşumu
  • XVIII. yüzyıldan XX. yüzyıla Osmanlı Devleti ile Rusya ilişkileri
  • Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı öncesinde Osmanlı Devleti

Ünitemizi Ait konular ise şu şekilde.
3.1. XVIII. YÜZYILDAN XX. YÜZYILA AVRUPA VE OSMANLI DEVLETİ
3.2. OSMANLI DEVLETİ’NİN SİYASİ VARLIĞINA YÖNELİK TEHDİTLER
3.3. MEHMET ALİ PAŞA’NIN GÜÇ KAZANMASI
3.4. KUZEYDEN GELEN TEHLİKE: RUSYA
şimdi Değerli arkadaşlar bu konulara tek tek bakalım. İlk konumuz Biliyorsunuz sadece belirli başlı siyasi olayları haritalar eşliğinde verilmiş bizlerde kısaca açıklamalarını vererek sizlere yardımcı olmak istedik.

3.1. XVIII. YÜZYILDAN XX. YÜZYILA AVRUPA VE OSMANLI DEVLETİ

Tüm bu siyasi olayların yer aldığı haritalar için ilgili resimlere tıklayınız.  Zira bu haritaları derslerde kullanabilirsiniz.
1. Harita , 2. Harita, 3. Harita, 4. Harita


3.2. OSMANLI DEVLETİ’NİN SİYASİ VARLIĞINA YÖNELİK TEHDİTLER

– XIX. yüzyıl başında Osmanlı Devleti, toprak bakımından dünyanın en büyük devletleri arasında yer almaktaydı.
– 1789 Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı ile Avrupa’da bilim, teknik, politika gibi birçok alanda yeni gelişmelere
neden oldu.
– Devletlerarası politikada “kendine yeterlilik” ilkesiyle hareket eden Osmanlı Devleti, değişen dünya dengeleri
karşısında yeni adımlar atarak gücünü korumaya çalıştı.
– XVIII. yüzyılda devlet kurumlarında askerî ve teknik alanlar başta olmak üzere geniş çaplı ıslahatlara girişildi.
– XIX. yüzyılda Avrupa’nın siyasetine İngiltere, Fransa, Avusturya ve Rusya yön vermekteydi.
– Almanya ve İtalya ise XIX. yüzyıl sonlarında siyasi birliklerini tamamlayıp tarih sahnesine çıktı.
– Sanayi İnkılabı ile birlikte gelişen yeni sömürgecilik anlayışı beraberinde ham madde ve pazar arayışı Avrupalı
devletleri Asya, Avrupa ve Afrika kıtasında milyonlarca kilometrekare toprağa sahip Osmanlı Devleti’ni parçalama
düşüncelerine itti.
– Fransız ihtilali ile milliyetçilik akımları etkisinde azınlıkları Avrupalı büyük güçler etkilemeye başladı.
– İhtilal sonrası Fransa, Avrupa’da monarşi ile yönetilen ülkelerin hedefi hâline geldi.
– Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik ve ulus devlet anlayışının ülkelerine yayılmasından çekinen devletler bir
araya gelerek Fransa’ya karşı savaş başlattılar.
– Avrupa’da uzun süreli savaşlar Fransa’nın yenilmesiyle son buldu.
– Rusya, Avusturya ve Prusya’nın öncülüğünde İngiltere’nin de katılımıyla monarşi yönetimleri Viyana’da kendi
sistemlerini korumak için bir araya geldi. -Fransa girdiği savaşlardan yenik çıkmasına rağmen kongreye davet edildi.
Viyana Kongresi (1815)
Neden:
– Fransız ihtilali sonunda Fransa’daki gelişmeler Avrupa ülkelerini rahatsız etmesi,
– Napolyon döneminde Fransa’nın çok güçlenmesi,
– Monarşilerin yönetimlerini koruma isteği.
Sonuç:
– Fransız ihtilalinin etkileri ortadan kaldırılacak.
– Mutlakiyetler devam ettirilecek.
– Avrupa’da kongreye katılan devletlerin istekleri doğrultusunda şekil verilecek.
– Avusturya başbakanı Meternich etkin rol oynadı.
– Napolyon Bonapart’ın bozduğu Avrupa siyasi dengesi yeniden kuruldu.
– Avusturyada İngiltere, Rusya, Prusya bir araya gelerek Kutsal ittifakı oluşturdular.
– Bu döneme Restorasyon dönemi denir. Navarin olayına kadar sürer.
– Restorasyon yeniden kurmak anlamındadır.
– “Kutsal İttifak”ortaya çıktı. (Hristiyanlık düşüncesi etkilidir.)
– Avrupalı devletler kongrede, Osmanlı Devleti’nin geleceğine yönelik bazı konuları da ele alıp karara bağladılar.

Şark Meseleşi (Doğu Sorunu)

– İlk defa 1815’te Viyana Kongresi’nde kullanıldı.
– Avrupa devletlerinin XIX. yüzyıl ve sonrasında Osmanlı Devleti’ne karşı yürütecekleri siyaseti ifade eden bir
kavramdır.
– Türkleri Anadolu’dan çıkarmayı amaçlayan Şark Meselesi’ni iki kısımdan oluşur.
– Birinci aşaması: 1071’de Anadolu’ya Türklerin gelişi ile başlayan ve 1683’de Türklerin Viyana’da yenilgiye
uğramaları sona eren ilk aşama. Avrupa savunma, Türkler taarruz hâlindedir.
– İkinci aşama: Avrupalı devletlerin Balkanlar’daki (Sırplar, Rumlar ve Bulgarlar gibi) Osmanlı egemenliğinde
yaşayan gayrimüslim halkı isyana teşvik etmesidir.
– XIX. yüzyıla girildiğinde Avrupalı büyük güçler Şark Meselesi ekseninde Osmanlı Devleti’ne karşı işgalci
faaliyetlerine devam ettiler.
– Rusya, İstanbul’a ulaşmaya çalışırken, Fransa ise Osmanlı toprağı olan Mısır ve Cezayir’e saldırdı.
– Avrupalı devletler, Balkanlar’da Sırpların isyan çıkarmasına öncülük ederken Yunanlara devlet kurma yolunu açtılar.

1821 Rum İsyanı ve Yunanistan’ın Kurulması
– Rumlar, Osmanlı Devleti içinde ayrı bir yere sahip olan azınlıklardandı.
– İstanbul’un fethi ile beraber Fener Rum Patrikhanesine ayrı bir önem verilerek Rumlara ibadet hürriyeti tanındı.
– Rumlar, Eflak-Boğdan’a Voyvada olur, elçi ve tercümanlık yaparlardı.
– Rumları bağımsızlığa götürecek ilk adım 1814’te Odessa’da gizlice Filik-i Eterya Cemiyeti kurularak atıldı.
– 1894’te Etnik-i Eterya Cemiyeti adını aldı.
– 1815 yılında İstanbul’da ilk şubesi açıldı.
– Rumların ilk isyanı Boğdan’da Alexander (Aleksandr) İpsilanti tarafından çıkartıldı.
– Rumların asıl isyanı 1821’de Mora Yarımadası’nda başladı
Neden:
– Milliyetçilik kışkırtmaları sonunda ayaklanma başladı.
– Rumlar, Bizans Devletinin varisi olduklarını iddia ediyorlardı.
– Fatih döneminde Osmanlı Devletine katılan bir bölgedir.
– Tanzimat ve Islahat Fermanı ile geniş haklar almışlardır.
Sonuç:
– 1814’de Etnik-i Eterya cemiyetini kurdular.
– Zengin Rumların desteğini sağladılar.
– Tepedelenli Ali Paşa Rumların isyan edeceklerini İstanbul’a bildirdi ise de,
– Padişah Tepedelenli’nin kendisinin isyan edeceği şeklinde saraydaki Rumlar tarafından ikna edildi.
– Ortadan kaldırılan Tepedelenli Ali Paşa’nın etkisi kırılınca Rumlar isyan ettiler. (1820)
– İsyan kısa sürede yayıldı.
– İsyanı bastırma görevi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya verildi.
– İsyan kısa sürede bastırıldı. (İbrahim Paşa etkisi ile Rusya, İngiltere ve Yunanlılar protokol imzaladı.
– Avusturya ve Prusya Yunan bağımsızlığına Fransa ile karşı çıktı.
– Fransa, İngiltere ve Rusya Anlaşma imzaladı. 1827 Osmanlı Devleti anlaşmayı kabul etmedi.

Navarin Olayı (1827)

Neden:
– Mehmet Ali Paşanın Mora isyanını bastırmasına karşılık Mora ve Girit Valiliğini de ele alması, Mısırda güçlü bir
yönetim istemeyen Fransa, İngiltere ve Rusya’yı harekete geçirdi.
Sonuç:
– Osmanlı Devletinin Yunanistan’ın bağımsızlığını tanımasını isteyen devletler,
– II. Mahmut’a bunu kabul ettirmeyince Navarin’de (1827) Osmanlı Donanmasını yaktılar.
– Osmanlı-Rus Savaşı başladı.
– Yeniçeri Ordusunun kaldırılması ile ordu disiplini bozulan Osmanlı Devleti Ruslarla yaptığı savaşı 1828’de kaybetti.
– 1815 Viyana Kongresi’nde belirlenen siyasete göre bir yerde milliyetçilik ayaklanması çıkarsa kongreye katılan
ülkeler hep birlikte isyan çıkan devlete yardım etme kararı almışlardı. Fakat bu siyaset, Osmanlı Devleti için
uygulanmadı.
Edirne Antlaşması imzalandı. (1829)
– Yunanistan bağımsız bir devlet oldu. (1829)
– İlk kez bir Balkan halkı, bağımsızlığını kazanarak Osmanlı Devleti’nden ayrılmış oluyordu.
– 3 Şubat 1830’da Londra’da yapılan görüşmelerde Yunanistan Krallığı resmen kuruldu.

Kutsal Yerler Sorunu
– Semavi üç din (İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilik) açısından kutsal bir yere sahip olan Kudüs, tarih boyunca
önemini korumuştur.
– Ortodoks ve Katolik Hristiyanlar arasında kutsal yerlerin koruyuculuğu üzerinden süregelen rekabetin adı Kutsal
Yerler Sorunu olarak adlandırılır.
– Rusya, kendini Ortodoks Kilisesi’nin yanında Osmanlı Devleti’nin de koruyucusu olarak görüyordu.
– 1833’te Hünkâr İskelesi Antlaşması’nın imzalanması Rus çıkarlarına uygun bir durum ortaya çıkarmıştı.
– Osmanlı Devleti’nin Fransa ve İngiltere ile münasebetlerini geliştirmeye başlaması Rusya’nın tepkisine yol açtı.
– İngilizler, Rusya’nın 1853’te Osmanlı Devleti’ni paylaşma teklifini reddetti.
– Rus çarı Osmanlı Devleti hakkında tek başına hareket etme kararı aldı.
– Hareket noktası ise Kutsal Yerler Sorunu oldu.
– 1853’te Mençikof’un İstanbul’u terk etmesiyle iki ülke arasındaki ilişkiler askıya alındı.
– Fransa, 1846’da kutsal yerler üzerinden yeniden ayrıcalık talep etmesiyle karşısında Rusya’yı buldu.
– Osmanlı Devleti, Fransa ve İngiltere arasında toplantılar yapıldı
– Rusya Ortodoksların himayesinin bir senetle kendilerine verilmesini talep etti.
– 1853’te Ruslar, Eflak ve Boğdan’a saldırdı.

Kırım Savaşı (1853-1856)
Neden:
– Rusya’nın Osmanlı Devleti üzerindeki emelleri,
– Hünkar iskelesi anlaşmasında elde ettiği çıkarları devam etme isteği
– Rusya’nın İngiltere ile Osmanlı Devletini paylaşma teklifini İngiltere’nin red etmesi,
– Rusya’nın Osmanlı Devleti sınırları içinde Küçük Kaynarca Anlaşması ile Ortodokslar üzerinde elde ettiği hakları
genişleterek Fransa’ya karşı bir üstünlük çabası,
– İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devletine Rusya’nın güçlenmemesi için destek vermeleri,
– Osmanlı sınırları içinde Kutsal yerlerde geniş ayrıcalıklar istemesi,
– Mençikof’’u elçi olarak İstanbul’a göndermesi, üzerine Osmanlı – Rus savaşı başladı.
Sonuç:
– Osmanlıların savaşın ilk döneminde Ruslara üstünlük sağlamaları üzerine, İngiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale
Boğazını Londra Anlaşmasını hiçe sayarak geçmeleri üzerine Rusya Sinop’ta Osmanlı donanmasını yaktı.

Sinop Baskını (1853)
– Rusya’ya karşı Fransa ve İngiltere’de savaş ilan etti.
– Piomonte (Sarduuya) hükümeti de Osmanlıları destekledi.
– Ruslar ağır bir yenilgiye uğradı.
– Malakof ve Sivastopal kalelerini kaybeden Ruslar barış istedi.
– Piyemonte, İngiltere, Fransa, Rusya, Osmanlı Devleti ve Avusturya’nın katılımı ile Paris konferansı yapıldı
– 1854’te Kırım Savaşı devam ederken Osmanlı Devleti içine düştüğü mali sıkıntılardan dolayı ilk kez dış
borçlanmaya başvurdu.
– İlk dış borç İngilizlerden alındı.
– Müttefiklerin başarısı, Çar I. Nikola’nın ölümü ve yerine geçen Çar II. Aleksander’ın barış talep etmesi Kırım
Savaşı’nı bitirdi.

Paris Barış Antlaşması (1856)
– Rusya ile yapılacak barış görüşmeleri için 1856’de Fransa’nın başkenti Paris’te Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa,
Avusturya, Prusya ve Piyemonte bir araya geldi.
– Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti olarak sayıldı.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Berlin Kongresi
– Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü 1856’dan beri savunan Avrupalı devletler, 1871’den sonra bu siyasetlerini
terk edip Şark Meselesi’nden kendileri için pay çıkarmaya çalıştılar.
– İstanbul Konferansı öncesinde 1871’de Rusya’nın Paris Barış Anlaşması’nı tanımadığını ilân etmesi Rus tehlikesini
tekrar gündeme getirdi.
– 1876’da Balkanlar’daki bu gelişmelerin görüşülmesi amacıyla İstanbul’da bir konferans düzenlenmesi kararlaştırıldı.
– İstanbul Konferansı (Tersane Konferansı) başladığı esnada Osmanlı Devleti I. Meşrutiyeti ilan etti)
Neden:
– Panislavizm politikasının etkisi.
– Rusya’nın Paris Anlaşmasından duyduğu rahatsızlık.
– Berlin Konferansı ile Almanya Rusya ve Avusturya’nın Osmanlı aleyhinde Bosna-Hersek için karar almaları.
– 1876 ‘da Osmanlı Devleti, Rusya ve İngiltere Fransa Avusturya ve İtalya’nın katılımı ile yapılan İstanbul
Konferansında alınan Sırbistan ve Karadağ’dan Osmanlı askerinin çekilmesi ve Bulgaristan’ın ikiye bölünmesi kararı
almaları.
– Osmanlı Devleti’nin 1877’deki Londra Protokolü’nü reddetmesi.
Sonuç:
– 23 Nisan’da Rusya, Osmanlı Devleti ile savaş hâlinde olduğunu dünyaya ilan etti.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi)
– Rumi takvimin 1293 senesinde cereyan etmesinden dolayı bu savaş, 93 Harbi adıyla anıldı.
– 20 Nisan’da Doğubeyazıt, 17 Mayıs’ta Ardahan düştü.
– Doğubeyazıt ve Ardahan’ı ele geçiren Ruslar bu defa Kars’a yöneldi.
– Ruslar doğuda, Kars Ardahan, Batum ve Erzurum’a kadar ilerledi.
– Ahmet Muhtar Paşa bu bölgede etkisiz kaldı.
– Batıda Gazi Osman Paşa Plevne’de önemli bir direniş gösterdi ise de, Ruslar Edirne’ye kadar geldiler.
– Osmanlı devleti barış istedi.
– Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde 1878’de ateşkes imzalandı.

1878 Ayastefanos Antlaşması
Ayastefanos Antlaşması’nın maddelerine göre;
– Romanya, Sırbistan ve Karadağ’ın bağımsızlıkları tanınarak Osmanlı Devleti’nden ayrıldı.
– Büyük Bulgaristan Prensliği kurularak Osmanlı Devleti’ne bağlandı.
– Bosna-Hersek’in Rusya ve Avusturya tarafından ortaklaşa himaye edilmesine karar verildi.
– Kars, Ardahan, Batum ve Doğubeyazıt Rusya’ya bırakıldı.
– Girit, Teselya ve Arnavutluk’ta ıslahatların yapılması karar altına alındı.
-Ayastefanos Antlaşması ile çıkarları zedelenen iki devlet Avusturya ile İngiltere oldu.
-1870’te İtalya’nın 1871’de Almanya’nın siyasi birliklerini tamamlayarak tarih sahnesine çıkması neticesinde
Avusturya bu iki devlete bir hayli toprak kaptırmıştı.
– Büyük devlet vasfını kaybetmek istemeyen Avusturya kısa süre içinde bu antlaşmanın düzeltilerek yenilenmesini
talep etti.
– Rusya, Ayastefanos Antlaşması’nın gözden geçirilmesi yolunda yapılan teklifi kabul etti.
– Rusya, toplanacak kongrede, Paris Barış Antlaşması’nın esaslarının gündeme alınmasına, kesinlikle karşı çıktığını
Avrupa’ya ilan etti.
– Bu karar, toplanacak kongreden önce ilgili devletlerarasında gizli anlaşmaların yapılmasına sebep oldu.
– İngiltere, Rus tehlikesinden Osmanlı Devleti’ni koruma amacıyla Kıbrıs Adası’na yerleşmek istedi.
– 1878’de Kıbrıs Adası’na İngilizlerin gelmesine izin verildi.
– İngilizlerin Kıbrıs Adası’na gelişi gizli tutularak Berlin Kongresi’nde kamuoyuna duyuruldu.
– İngilizlerin bu hamlesine en fazla karşı çıkan devlet Rusya oldu.
– Ayastefanos Antlaşması sonrası yapılması planlanan kongrenin Almanya’da toplanması kararlaştırıldı
– Rusya bu anlaşmayla Osmanlı Devletini istediği gibi parçalamış ve Bulgaristan Krallığını kurdurarak Akdeniz’e
inmeyi başarmıştır.
– Ayastefanos Osmanlı tarihinde ilk kez yürürlüğü girmeyen bir anlaşma oldu.

Berlin Kongresi (1878)
– 1878’de Almanya’nın başkenti Berlin’de Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Avusturya, Fransa, İtalya ve Almanya
devletleri bir araya geldi.
– Kongreye katılan her devlet kendi şartlarını öne sürdü.
– Berlin Antlaşması imzalandı.

Berlin Antlaşması (1878)
– Romanya, Sırbistan ve Karadağ resmen bağımsız oldu.
– Büyük Bulgar Krallığı üç parçaya bölündü.
– Bosna-Hersek, yönetimi geçici olarak Avusturya’ya bırakıldı.
– Islahat yapılması şartıyla Makedonya, Osmanlı Devleti’ne bırakıldı.
– Doğubayazıt’ın verilmesi şartıyla Kars, Ardahan ve Batum Ruslara verildi.
– 1878 Berlin Kongresi ile Avrupalı devletler, Ermeniler için Doğu Anadolu’da ıslahatların yapılmasını istedi.
– Avrupalı büyük devletler Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü koruma siyasetinden vazgeçtiğini 1878 Berlin
Antlaşması ile açıkça ortaya koydu.
– XIX. yüzyıl boyunca “Denge Stratejisi” yürüten Osmanlı Devleti, Almanya ile siyasi ve askerî alanda yakınlaşma
dönemini başlattı.

Ermeni Meselesi
– Ermeniler Osmanlı Devleti’nde esnaflıklar yanında maliye, içişleri, dışişleri ve adliye bakanlıklarında da görev alıyorlardı.
– 1878 Berlin Antlaşması’nda alınan kararlar Ermeni Meselesi’nin çıkış noktasıdır.
– Ermenileri Osmanlı Devleti’ne karşı kullanmak isteyen Avrupalı devletler ilk olarak Ermeniler arasındaki mezhep
ayrılıklarından faydalandı.
– Ortodoks olan Ermeniler arasında İngiltere ve Fransa’nın etkisiyle Katolik ve Protestanlık mezhepleri de yayıldı.
– Ermeniler başta olmak üzere diğer azınlıklara Osmanlı karşıtlığı temelinde milliyetçilik fikri aşılanmaya başlandı.
– 1878 Berlin Antlaşması, 61. Maddesine göre Avrupalı devletler, Osmanlı Devleti’nden Ermenilerin yaşadığı
vilayetlerde zaman geçirmeden ıslahat yapmasını ve güvenliklerinin sağlanmasını istedi.
– I. Dünya Savaşı’nda yeni bir karakter kazandı.
– Ermeni komitacıları yurt genelinde yeniden çetecilik faaliyetleri yapmaya başladı.
– Büyük ve sistemli hareketler için Ermeniler, İngiltere ve Rusya’dan gelecek işareti beklediler.
– 15 Nisan’da Van’da, 17’sinde Sason’da, 18’inde Bitlis’te Ermeniler isyan başlattı.
– Ermeni ayaklanmaları yurdun güvenliğini tehlikeye düşürdü.
– İttihat ve Terakki Hükûmeti tedbir aldı.
– 27 Mayıs 1915’te Geçici Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) çıkartıldı
– Ermeniler, Halep ve Suriye vilayetlerinin bazı bölgelerine zorunlu göçe tabi tutuldular.
– Avrupa’da zorunlu göçe, adeta soykırım görüntüsü verilerek Batı’da basın yayın organlarında Türkler karşıtı
propagandalar yapıldı.

Makedonya Sorunu
– Balkan devletleri toprak ve nüfus bakımından küçük devletlerden oluşuyordu.
– 1829’da Yunanistan, 1878’de Romanya, Sırbistan ve Bulgaristan bağımsızlıklarına kavuşmuştu.
– Yunanistan “Megali İdea” düşüncesini, Sırplar, Büyük Sırbistan’ı kurmayı, Bulgaristan ve Romanya da topraklarını
genişletmeyi hedeflemişlerdi.
– Bu devletlerin hepsinin isteklerinin kesiştiği yer Makedonya’ydı .
– Makedonya’da ilk büyük isyan Manastır şehrinde 2 Ağustos 1903’te başladı.
– Makedonya’da yaşanan bu gelişmeler neticesinde II. Meşrutiyet 1908’de ilan edildi.
– Trablusgarp Savaşı’nda (1911) İtalya’nın saldırısını fırsat bilen çeteler Makedonya’da çeşitli katliamlara ve yağmalamalara girişti.
– Balkan devletleri Osmanlı Devleti aleyhinde bir ittifak yaparak Balkan Savaşı hazırlıklarına hız verdiler.
– Balkan coğrafyasının etnik yapısıyla oynanması planından Makedonya da payını aldı.
– Makedonya, 1912- 1913 yılları arasında cereyan eden Balkan Savaşları sonunda imzalanan Bükreş Antlaşması ile
Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan arasında paylaştırıldı.

İtalya ve Almanya’nın Siyasi Birliklerini Kurması
– 1856 Kırım Savaşı sonrası Avrupa’da İtalya ve Almanya’nın kuruluşu dünya tarihinde önemli bir dönüm noktası
oldu.
– İtalya ve Almanya’nın peş peşe siyasi ve millî birliklerini kurmasıyla Avrupa’daki güç dengesi değişime uğradı.
– İtalya millî birliğinin kurulmasında 1807’de kurulan “Carbonari” (Karbonari) adlı örgüt etkili olmuştur.
– Gizli bir örgüt olan Carbonari, 1821’de ilk isyanları başlattı.
– 1848 İhtilallerinde Piyemonte Krallığı öncülüğünde birlik ve bağımsızlık için mücadele veren İtalyanların isyanları
sonuçsuz kaldı.
– Avusturya İtalyanlar’ın bağımsızlığı önündeki en büyük engeldi.
– Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımının İtalya’da başarıya ulaştı.
– Piyemonte Kontu Cavour (Kavur) ve Fransa İmparatoru III. Napolyon Avusturya’ya karşı ortak mücadele kararı aldı.
– İtalyanlar, 1870’te Roma’yı Avusturya’dan alarak İtalya Devleti’nin kuruluşunu ilan edip millî birliğini tamamen
sağladı.
– Alman millî birliğinin kurucusu Bismarck, Almanya’yı Avrupa’nın karada en güçlü devleti hâline getirmek amacıyla
dış politikada farklı bir yol izledi.
– Bismarck, bu arzusunu gerçekleştirmesini engelleyecek güç olarak karşısında Fransa’yı görmekteydi.
– Prusya’nın öncülüğünde Alman birliğinin sağlanması XIX. yüzyılın önemli Alman devlet adamı Bismarck’ın
(Bismark) çabalarıyla oldu.
– Germen ırkından gelen Avusturya ve Prusya, Alman birliğini sağlayabilecek iki devletti.
– Alman milliyetçileri Prusya etrafında toplanmaya başladı.
– “Demir Şansölye” olarak adlandırılan Bismarck Prusya siyasetinin öncüsü oldu.
– 1864’te Danimarka’yı, 1866’da Avusturya’yı savaşlarda yenen Prusya’nın önünde engel olarak sadece Fransa
kalmıştı.
– 1870’te yapılan Sedan Savaşı’nda Fransa, Prusya’ya yenildi.
– 1871’de Fransa’da imzalanan antlaşma ile ilk defa Almanya Devleti adından bahsedildi.
– Prusya Devleti’nin yerine Almanya’nın kurulmasıyla Alman siyasi birliği de resmen kuruldu.

Üçlü İttifak ve Üçlü İtilaf
– İtalya ve Almanya’nın peş peşe siyasi ve millî birliklerini kurmasıyla Avrupa’daki güç dengesi değişime uğradı.
– Avrupa siyasetine Rusya, İngiltere, Fransa ve Avusturya’nın yanında Almanya ve İtalya yeni bir güç olarak katıldı.
– İtalya ve Almanya’nın kurulması Avrupa siyasetine yeni bir ivme kazandırdı.
– Alman millî birliğinin kurucusu Bismarck, Almanya’yı Avrupa’nın karada en güçlü devleti hâline getirmek amacıyla
dış politikada farklı bir yol izledi.
– Bismarck, bu arzusunu gerçekleştirmesini engelleyecek güç olarak karşısında Fransa’yı görmekteydi.
– Alman millî birliği kurulduğu dönemde Fransızlar, Almanlar karşısında büyük bir yenilgiye uğramıştı.
– Almanya Fransa’ya karşı güçlü devletleri kendi yanına çekmeye yöneldi.
– Dünya devletleri arasında ilk kez gruplaşma hareketi (bloklaşma) başladı.
– Almanya, 1860-1890 yılları arasında yapılan antlaşmalarla Rusya ve Avusturya-Macaristan’ı yanına çekmeyi
başardı.
– Bu birliğe “Üçlü İttifak” adı verildi.
– İtalya da daha sonra bu ittifaka katıldı.
– 1890’a kadar Üçlü İttifak’ta herhangi bir ayrışma yaşanmadı.
Not: Almanya, Fransa’yla bir savaşa girerse Rusya bu savaşta arka cepheden Almanya’ya saldırabilir kaygısı tarihte
Bismarck’ın kâbusu olarak bilinir.
– Rusya ile Avusturya-Macaristan rekabetinden dolayı üçlü ittifak içindeki denge bozuldu.
– 1890’da Almanya’da bir taht değişikliği yaşandı.
– II. Wilhelm Dönemi’nde Almanya, Çarlık Rusyası’nın kendi yanında yer almasını gereksiz gördü .
– Rusya 1894’de Fransa ile anlaşmaya yöneldi.
– Bu birliğe İngiltere’nin de katılmasıyla Üçlü İttifak’a karşı “Üçlü İtilaf” bloğu oluşturuldu.
– Zaman içerisinde bloklar arasındaki ekonomik rekabet, sömürge elde etme ve silahlanma yarışının açığa çıkardığı
gerginlik, I. Dünya Savaşı’nın temel nedeni oldu.

3.3. MEHMET ALİ PAİA’NIN GÜÇ KAZANMASI

– Mısır Osmanlı Devletine Yavuz Sultan Selim Döneminde katıldı.
– 19. yy’da ise Sömürge yarısında olan devletlerin ilgi odağı oldu.
– ilk kez Fransa Mısırı 1798’de işgal etti. Fakat başarısız oldu.
– Kavalalı Mehmet Ali Paşa döneminde ise, Osmanlı Devletinin en çok uğraştığı iç sorun oldu.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı
– Kavala’da doğan Mehmet Ali Paşa küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, Fransızların himayesi ile yetişmiş,
ümmi (okuma yazma bilmeyen) bir kişi olarak Mısır’da Napolyon’a karşı yapılan savaşta başarılı olmuş ve Mısır’da kalarak hızla etkisini artırmış bir kişidir.
– Mısır’da 1804 yılında Osmanlı Devletine karşı karışıklıkların bastırılmasında etkili olmuş, Padişahta kendisine Mısır Valiliğini vermek zorunda kalmıştır.
– Vali olunca bölgedeki Kölemen (Memlük) lerin etkisini azaltmıştır.
– 1807’de İskenderiye’yi işgal etmek isteyen İngilizlere karşı başarı sağlamıştır.
– Fransızların yardımı ile bölgede önemli ıslahatlar yapmış, iyi, disiplinli bir ordu oluşturmuştur.
– Bu ordu ile devletin baş edemediği Vahabi isyanını da bastırmıştır.
– Muhammed bin Abdülvahhap’ın öncülüğünde Vehhabilik adlı hareketin başlattığı isyanı bastırdı.
– Vehhabiler karşısında otoritesini güçlendirdi.
– Hac yolunu emniyet altına alındı.
– Mora isyanı başlayınca II. Mahmut Kavalalı’dan Mora Valiliğini kendine verilmek şartı ile isyanın bastırılması için
yardım istemiş ve isyanı bastıran Kavalalı, Mora Valiliğini de elde etmiştir.
– Devlete karşı güçlenen Kavalalı Navarin’de Osmanlı donanmasının yakılması ve Rusya’nın Osmanlı Devletine
saldırması karşısında yardım göndermeyen Kavalalı, II. Mahmut ile arasının açılmasına sebep olmuştur.
– Mora Valiliği yanında Suriye Valiliğini de isteyen Mehmet Ali Paşa, bu isteği yerine gelmeyince oğlu İbrahim
Paşa’ya Filistin’i işgal ettirmiştir.
– Bu işgale sessiz kalan II. Mahmut’un etkisini iyice azaltmak isteyen İbrahim Paşa, Konya üzerinden Kütahya’ya
ulaşmış ve Anadolu’da da işgallere girişmiştir.
– Bu olay üzerinde Kütahya Anlaşması yapılmıştır.
Kütahya Anlaşması (1833)
Neden:
– İbrahim Paşa’nın Anadolu’yu işgali üzerine II. Mahmut’un etkisiz kalması,
Sonuç:
– Bu anlaşma ile Osmanlı Devleti’nin kendi içindeki bir isyana karşı başarısız olması üzerine İngilizlerden yardım
istenmiştir fakat kabul edilmemiştir.
– Fransızlar ise Mehmet Ali Paşa’yı desteklediler.
Hünkar İskelesi Anlaşması (1833)
Neden:
– Kütahya Anlaşması sırasında İngiltere’den istenen yardımın kabul edilmemesi Fransızların Kavalalı’ya yardım
etmeleri Osmanlı Devletini Rusya’ya yaklaştırmıştır.
– “Denize düşen yılana sarılır” sözünü haklı çıkarırcasına II. Mahmut eski düşmanı Rusya ile bir anlaşma yapmasını
sağlamıştır.
Sonuç:
– Osmanlı Devleti’nin boğazlar üstündeki hakimiyet haklarını kullanarak imzaladığı ilk ve son anlaşmasıdır.
– İngilizler politika değiştirmiş ve Osmanlıların yanında yer almaya başlamıştır.
– Ruslar ilk kez boğazlar üzerinde siyasi ve askeri haklar elde etti.
– Rusların ” sıcak denizlere inme” ve Akdeniz’e açılmaları gerçekleşti.
Mısır Meselesinin Çözümü: 
– İngiltere’nin desteğini alan Osmanlı Devleti, Nizip savaşında (1839) Mehmet Ali Paşa’ya son kez yenilince bu
meseleyi milletler arası bir kurulun çözmesine razı oldu.
– Mısır Meselesi İngiltere’nin isteği ile Avrupa devletleri tarafından çözülmeye çalışıldı.
– Londra’da Rusya, İngiltere, Osmanlı Devleti ve Avusturya katılarak bir sözleşme imzaladılar.

Londra Mukavenamesi 1840
– Mısır hukuken Osmanlı devletine bağlı kalacak,
– Mehmet Ali Paşa soyundan gelenlerce yönetilecek,
– Suriye, Girit ve Adana Valilikleri Osmanlılara bırakılacak,
– Mısır vergi ödemeye devam edecek,
– Osmanlı Devletinin imzaladığı anlaşmalar Mısır’ı da bağlayacak,
Bu anlaşma ile:
– Mısır İç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı devletine bağlı hale geldi.
– Mısır Meselesi böylece Osmanlı Devleti tarafından değil de, Avrupa’nın büyük devletlerince halledildi. Bu durum
Osmanlı Devletinin güçsüzlüğünü gösterdi.
– Bu olay Osmanlı Devletinin bir iç olayının ilk kez uluslararası bir platformdan çözülmesini gerçekleştirdi.
Londra Anlaşması (1841)
– Rusya ile imzalanan Hünkar iskelesi anlaşması sonunda ortaya çıkan Boğazlar sorunu, Mısır meselesinin çözümü ile Londra’da Fransa’nın da katıldığı bir anlaşma ile çözüldü.
– Bu anlaşma Hünkar İskelesi Anlaşması sona erdi.
Buna göre:
– İngiltere Akdeniz’deki çıkarlarını korurken Rusya’da Boğazlardaki haklarını kaybetti.
– Boğazlar sorunu ilk kez milletlerarası bir platformda çözüldü.

3.4. KUZEYDEN GELEN TEHLIKE: RUSYA

– Ruslar, 1492 senesinde Moskova Knez’i III. İvan’ın etrafında toplanarak büyük bir devlet olma yolunda ilk
adımlarını attı.
– Rusya’nın sıcak denizlere inmesini hedef alan büyük idealinin temelleri Bizans’ın dinî ve politik mirasçısı olmak
iddiasına dayanır.
– Moskova Knez’i III. İvan’ın Bizans Prensesi Sofya ile evlenmesi, Moskova’nın İstanbul’a halef olacağı düşüncesinin
ortaya çıkmasına sebep oldu.
– Rusya’nın 1480’de Altın Orda Devleti’nin hâkimiyetinden kurtuldu.
– 1569 yılında Astrahan Seferi’nde ilk Osmanlı-Rus savaşı cereyan etti.
– 1682-1725 yıllarında Rus tahtına oturan I. Petro, Rusların sıcak denizlere inme politikasının başlatıcısı oldu.
– 1689’dan itibaren Rusya topraklarını genişletme politikasına hız verdi.
– 1768’de başlayan Osmanlı-Rus Savaşı 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile son buldu.
– 1770’de Osmanlı donanmasını Ruslar Çeşme’de yaktı.
– Küçük Kaynarca Antlaşması’yla Ruslar, Kırım’ın himayesini Osmanlı Devleti’nden aldı.
-Karadeniz’in bir Türk gölü olma özelliği de kaybedildi.
– Rusya, bu antlaşma ile Ortodoks Hristiyanların koruyuculuğunu da üstlendi.
– 1787-1792 Osmanlı-Rus savaşları sonunda Osmanlı Devleti Yaş Antlaşması (1792) ile Kırım’ın tamamen kaybetti.
– Navarin’de (1827) Osmanlı ve Mısır donanmalarının yakılmasıyla Rusya bir kez daha Doğu Akdeniz’de güç sahibi
olduğunu dünyaya gösterdi.
– Edirne Antlaşması (1829) ile bütün Karadeniz sahili Rusya’nın egemenliğine girdi
– 1833’te Mısır Meselesi’nde Ruslardan destek alınması amacıyla Hünkâr İskelesi Antlaşması’nın imzalanması
Rusya’nın Boğazlar üzerinde etkisini artırdı.
– Rusya karşısında birleşen Avrupa’nın yardımıyla Kırım Savaşı’nı Osmanlı Devleti kazandı.
– Savaş sonunda Ruslar Panslavizm hareketlerine hız verdi.
– Rus kışkırtmalarıyla Bosna-Hersek (1875), Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan’da (1876) ayaklanmalar çıktı.
– Osmanlı Devleti I. Meşrutiyeti (Kanun-i Esasi) ilan etti.
– Meşrutiyetin ilanı Rusya’yı memnun etmedi.
– 1877-1878 yıllarında Osmanlı-Rus Savaşı çıktı.
– Ayastefanos Antlaşması ve Berlin Antlaşması’yla azınlıkları da kullanan Ruslar Osmanlı Devleti üzerindeki politik
hedeflerini gerçekleştirmeyi hızlandırdı.
– 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri tarafında yer aldı.
– Osmanlı Devleti, devleti parçalayıp Şark Meselesi’ni sonlandırmak isteyen İtilaf Devletlerine (İngiltere, Rusya ve
Fransa) karşı savaştı.
– Çanakkale Cephesi’ndeki savaşın zaferle sonuçlanması itilâf Devletlerinin Rusya’ya yardım ulaştırmasını engelledi.
– Rusya’da iç karışıklıklar başladı.
– Rusya’da 1917 Devrimi yaşandı ve çarlık rejimi yıkıldı.

Boğazlar Meselesi ve Rusya
– XVIII. yüzyılda Rus Çarı I. Petro’nun sıcak denizlere inme politikasıyla başlayan yayılmacı siyasetinde İstanbul ve
Boğazlar, ayrı bir yere sahipti.
– 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Rusya’nın Boğazlar üzerindeki talepleri arttı.
– Hünkâr İskelesi Antlaşması, Rusya için istediği ortamın oluşmasını sağladı.
– Boğazlar bu antlaşmayla Avrupalı büyük devletlerin donanmalarına kapatıldığı gibi Rus savaş gemilerine açıldı.
– 1841’de İngiltere’de imzalanan sözleşme (Londra Boğazlar Sözleşmesi) gereğince Rusların Boğazlar üzerindeki
ayrıcalığı ortadan kalktı.
– Boğazlar bu sözleşmeyle uluslararası bir statüye kavuştu.
– 1856 Paris Antlaşması’yla Boğazların statüsü 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi esas alınarak yeniden düzenlendi.
– 1878’de Rus askerlerinin İstanbul kapılarına kadar ilerleyişi İngiltere’nin karşı koymasıyla durduruldu.
– II. Abdülhamit Osmanlı Devleti’nin zor dönemlerden geçtiği yıllarda, Rusya karşısında başta İngiltere’ye daha sonra da Almanya’ya yakınlaşmak suretiyle Boğazların statüsünü korumada başarılı oldu.

I. Balkan Savaşı (1912)
Neden:
– Osmanlı Devletini Balkanlardan atmak, (Haçlı zihniyeti.)
– Rusya’nın (Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan ve Yunanistan ile) Pansvalizm politikasını gerçekleştirme düşüncesi.
– Ortadoksların birliği düşüncesi.
– Milliyetçilik akımının etkisi.
– Osmanlı Devleti’nin Trablusgarb’ta, İtalya’ya yenilmesi.
– Balkan Devletleri’nin sınırlarını genişletme isteği.
Savaşın Gelişimi:
– I. Balkan Savaşı ilk olarak 8 Ekim 1912 yılında Karadağ’ın Osmanlı Devletine savaş açması ile başladı. Daha sonra
diğer devletler savaşa başladılar. Romanya savaşa katılmayan tek Balkan Devletidir.
– Osmanlı Devleti-Karadağ, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan ile savaştı.
Sonuç:
– Osmanlı Devleti savaşa hazırlıksız yakalandı.
– Bütün cephelerde yenildi.
– En karlı devlet Bulgaristan oldu.
– İçteki ittihatçı-itilafçı parti çekişmesi yenilginin asıl nedeni oldu. Ordu siyasete karıştı.
– Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.
– Bulgarlar Çatalca’ya kadar ilerledi.
– Osmanlı Devleti Ateşkes istedi.
Londra Antlaşması (30 Mayıs 1913)
– I. Balkan Savaşını durduran anlaşmadır.
Bu antlaşmaya göre;
– Midye-Enez hattı batısındaki tüm Rumeli toprakları Balkan devletlerine bırakıldı.
– Arnavutluk ve Ege adalarının durumunu Avrupa’nın büyük devletleri belirleyecek.
– Selanik, Güney Makedonya ve Girit Yunanistan’a verilecek.
– Bütün Trakya (Kavala ve Dedeağaç dahil) Bulgaristan’a verilecek.
– Makedonya Sırbistan’a verilecektir.
II. Balkan Savaşı (1913)
Neden:
– I. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devletinden alınan toprakları paylaşmasında çıkan anlaşmazlık.
– Sırbistan’ın Arnavutluk’u alma isteği,
– Makedonya’nın Bulgaristan’a bırakılması,
– Sırbistan ve Yunanistan’ın buna karşı çıkmaları,
– Romanya ve Karadağ’ın da yanlarında yer alması.
Sonuç:
– Bu kargaşadan faydalanan Osmanlı Devleti Edirne’yi Meriç’e kadar ele geçirdi.
– I. Balkan Savaşına katılmayan Romanya da savaşa katıldı.
– Balkan Devletleri kendi aralarında bu savaşın bitirilmesi için anlaşmaya vardılar.
Bükreş Antlaşması ( 10 Ağustos 1913)
– Balkan Devletlerinin kendi aralarında yaptıkları bu antlaşma ile Bulgaristan; Romanya, Yunanistan ve Sırbistan’a bir kısım toprakları bıraktı.
– Balkan Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında da ayrı ayrı antlaşmalar yapıldı.
I. İstanbul Antlaşması (29 Eylül 1913)
– Bulgaristan ile Osmanlı Devleti arasında yapıldı.
– Edirne, Kırklareli ve Dimetoka Osmanlılara bırakıldı.
– Bulgaristan Türklere her türlü din, mezhep ve ibadet hürriyeti verdi.
– Meriç Nehri sınır kabul edildi.
– Kavala ve Dedeağaç Bulgaristan’a kaldı.
Atina Antlaşması (14 Kasım 1913)
– Yunanistan ile Osmanlılar arasında yapıldı.
– Adalar sorunu çözüldü.
– Ege Adaları Yunanistan’a bırakıldı.
II. İstanbul Antlaşması (13 Mart 1914)
– Sırbistan Osmanlı Devleti arasında yapıldı.
– Sırbistan’daki Türklerle ilgili düzenlemeler yapıldı.
Balkan Savaşlarının Önemi
– Balkan devletleri önemli amaçlarına ulaştılar.
– Balkanlarda Osmanlı varlığı Meriç’in doğusu ile sınırlı kaldı.
– Balkanlarda binlerce Türkün korumasız kalması ve Anadolu’ya göç hareketi başlattı.
– Ege adaları elden çıktı.
– Ege Denizi kontrolü kaybedildi.
– Arnavutluk bağımsız oldu.
– Ordunun siyasete karışmasının zararları açıkça görüldü.
– Bugünkü Bulgaristan sınırı çizildi.
– Osmanlıcılık fikri geçersiz hale geldi.
– İttihat ve Terakki Partisi darbe yaptı.
– I. Dünya Savaşı’nın Balkanlardaki zemini oluştu.

Uluslararası ilişkilerde denge stratejisi pdf

5 Comments

Leave a Reply