Button Text! Submit original article and get paid. Find out More

18. yüz yılda Avrupa ve Osmanlının Genel Durumu Nedir ?

18. yüz yılda Avrupa ve Osmanlının Genel Durumu

AVRUPA DEVLETLERİNİN GENEL DURUMU

  • yüzyılda Avrupa’da mutlakıyet yönetimine dayalı merkezi krallıklar ve prenslikler bulunaktaydı.
  • yüzyıl, Avrupa’da devletlerarası politika ve çıkar çatışmalarında diplomasi ve ittifakların ön plana çıktığı bir dönemdir.
  • Bu ittifakların oluşumunda, dini birlikteliklerin ve devletlerin milli çıkarları belirleyici olmuştur.
  • Avrupalı devletler, Makyavelist düşüncelerle, zenginlik kaynaklarını ele geçirmek ve birbirlerine üstünlük sağlama mücadelesine girişmişlerdir.
  • Avrupa’da akrabalık bağı olan devletlerarasında da veraset savaşları yaşanmıştır.
  • Bu mücadeleler, devletlerin ekonomilerini bozmuş, devletleri çıkarları doğrultusunda ittifak kurmaya yöneltmiştir.

OSMANLI DEVLETİ VE AVRUPA DEVLETLERİNİN DIŞ POLİTİKASI

Osmanlı Padişahı III. Selim:

  • “Üç kıtada büyük bir ülkeyi yönetiyorum. Ancak ülkem Avrupa devletleri karşısında siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal açıdan gerileme içerisine girdi. Avusturya ve Rusya ile yapılan savaşlar sonunda ülkem ağır kayıplara uğradı. Kadim dostumuz olan Fransa topraklarımıza saldırdı. Bir yandan devletimin kaybettiği toprakları geri alma mücadelesi verirken diğer yandan Avrupa devletleri arasındaki rekabet ve mücadeleden yararlanarak ülkemin toprak bütünlüğünü korumaya, devletimin geleceği için dünyanın gelişen şartlarına göre Nizam-ı Cedit ıslahatlarını yapmaya çalışıyorum.”

Fransa İmparatoru Napolyon Bonaparte:

  • “Büyük bir imparatorluk kurmak istiyorum. Devletim, Yedi Yıl Savaşı’yla birlikte birçok sömürgesini İngilteretye bırakmak zorunda kaldı. Avrupa ve Akdeniz’e hâkim olmak istiyorum ve karşımdaki en büyük rakibim İngiltere’yi yenmek için her türlü ittifaka hazırım. Osmanlı Devleti’yle ülkem arasındaki ilişkiler iyi ve Fransa bu dostluğun karşılığını her zaman fazlasıyla aldı. Ülkemin çıkarları söz konusu olduğunda Osmanlı toprağı olan Mısır’a saldırdım ve çıkarlarım gereği, Osmanlı aleyhine Rusya ile gizli Tilsit Antlaşması’nı yaptım.”

İngiltere Kralı William Pitt:

  • “Benim ülkem dünyanın ve Avrupa’nı büyük imparatorluklarından biridir. Güçlü donanmamız ve diplomasiden iyi anlayan politikacılarımız sayesinde üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk kurmaya çalışıyorum. <Osmanlı Devleti, stratejik konumu, yer altı ve yer üstü kaynakları açısından ülkem için çok önemlidir. Eğer Ruslar, sıcak denizlere iner ve Fransızlar Akdeniz ve Mısır’da hâkimiyet kurarsa sömürgelerime zarar verebilirler. Bu nedenle 1791’den itibaren Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma politikası başlattım.”

Avusturya İmparatoru II. Josef:

  • “Ülkem çok uluslu yapıya sahiptir. Bu yüzden milliyetçilik akımından endişe duyuyorum. Tarih boyunca Osmanlı Devleti’yle Orta Avrupa ve Balkan hâkimiyeti yüzünden savaştım. Ancak şimdi şartlar değişti. Prusya, ülkemle Alman birliği için mücadele ediyor. Rusların ve Fransızların milliyetçi propagandaları beni rahatsız ediyor. Rusların Slav ırkının birliğini savunarak Balkanlarda yayılma politikası karşısında, ülkem Ziştovi Antlaşması’ndan sonra (1791) Osmanlı Devleti’yle barış politikası izlemeye karar verdi.”

Rus Çarı I. Petro:

  • “Ülkem için büyük hayallerim var. Ülkemin kalkınmasını sağlamak için Avrupa ülkelerine gittim ve incelemelerde Reformlar gerçekleştirerek ülkemi kalkındırdım ve önüne hedefler koydum. Bu hedeflerim arasında sıcak denizlere ulaşmak ve Baltık Denizi’ne hâkim olmak var. Baltık Denizi’ne hâkim olmak için İsveç, Balkanlar ve Orta Avrupa’ya hâkim olmak içinse Lehistan üzerinde hâkimiyet kurmak gerekecektir. En önemli hedefim, Osmanlılardan Kırım’ı alıp Karadeniz’e ulaşmaktır. Daha sonra ise, Balkanları ve Boğazları alarak Ege ve Akdeniz’e inip dünyada söz sahibi olmak istiyorum. Eğer Fransa ve İngiltere Osmanlı topraklarında yayılmak isterse kendi çıkarlarımız için Osmanlı Devleti’ni korumalıyız. Ülkem, Kafkasya ve Orta Asya’da genişletmeyi de ihmal etmemelidir.”

Leave a Reply