Button Text! Submit original article and get paid. Find out More

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları
9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları için işinize arayacak klasik sorulardan oluşan bir sınav ekledik. Bu sınava sorularını çözerek derslere iyi bir başlangıç yapabilirsiniz. Başarılar diliyoruz.


1. Dilimizin işlevlerine örnek cümleler kurarak, karşılarına hangi işlevi kullandığınızı yazınız. (10 PUAN)
Türbesi yakışmış  bu kutlu tepeye,
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli.
Kim demiş Meçhul Asker diye?

Şehitler tepesi boş değil  
Toprağını kahramanlar bekliyor  
Ve bir bayrak dalgalanmak için  
Rüzgâr bekliyor

ARİF NİHAT ASYA

2. Yukarıdaki şiirde görülen ses olaylarını aşağıya yazınız? (15 PUAN)
3. Aşağıdaki cümlelerde bulunan yazım yanlışlarını tespit ederek, sadece kelimeyi düzelterek sağ tarafına yazınız. (10 PUAN)
A) Bu şehrin  kaderi  birkez  daha  bizlere  bu  gerçeği haykırıyor.
B) O kültürlerinde  tarih  sayfalarına  gömülmesine  izin vermemeliyiz.
C) Görünmez bir  kaza  görme  yeteneğini  tamamen elinden alır Meriçin.
D) Kadri kaptan onları köye götürecekmiş.
E) Dünyada ki ışıkların hepsi denizin dibine çökmüş.

4. Edebiyat tarihçisi olsaydın edebiyatımızı dönemlere ayırırken nasıl ölçütler kullanırdın, neden?(10 PUAN)
5. Edebiyatın bilimlerle ilişkisini birer örnekle açıklayınız. (10 PUAN)
6. Türkçemizin günümüzde geçirmekte olduğu değişimleri, gündelik hayatınızdan örneklerle yorumlayınız. Bu değişimlerin dilimize olumlu ya da olumsuz etkilerini ifade ederek, sizce neler yaparak dilimizin daha iyi olmasını sağlayabiliriz? (15 PUAN)

Bunların hepsi benim çocuklarım gibi gönlümde yer tutmuştu. Asıl sevinilecek tarafı şu ki: Bunların hepsi temiz, çevik, yaramaz çocuklardı. İnsan bunlarla ne kadar memnun oluyor. Bir bayram ki o zaman Fatih’te oturuyorduk. Cami avlusunda bir baba, oğul görmüştüm, böyle günlerde daima aklıma gelen odur. Babası kara sakallı, otuz beş-kırk yaşlarında idi, bir memura benziyordu. Koltuğuna şemsiyesini sıkıştırmış, şu şemsiyeden başka ayağındaki galoş potin kundura, taze kalıplanmış fesine kadar üstünde her şey pek yeni idi. Burnu akmış, fesi kulaklarına kadar geçmiş, elinde kırmızı horoz şekeri bulunan beş, altı yaşlarında bir çocuğun elinden tutuyordu.
Memduh Şevket Esendal

7. Yukarıda verilen metin bilimsel mi yoksa sanatsal bir metin midir, neden?(15 PUAN)

8. Dil ve kültür ilişkisini kendinizce yorumlayınız? (15 PUAN)

CEVAPLAR

1-Dilimizin işlevlerine örnek cümleler kurarak, karşılarına hangi işlevi kullandığınızı yazınız. (10 PUAN)

Haftaya kar yağışı var.                              Bu cümlede dil göndergesel işlevde kullanılmıştır. (2p)
Sınav kağıtlarını buraya getirin.                Bu cümlede dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılmıştır. (2p)
Soruları anladınız mı?                              Bu cümlede dil kanalı kontrol işlevinde kullanılmıştır. (2p)
Oley sorular çok kolay.                             Bu cümlede dil heyecana bağlı işlevinde kullanılmıştır. (2p)
Mısralar büyük harfle başlar.                    Bu cümlede dil dil ötesi işlevinde kullanılmıştır. (2p)
“Ne hasta bekler sabahı                           Bu şiirde dil şiirsel işlevinde kullanılmıştır. (2p)
Ne taze ölüyü mezar


Ne de şeytan bir günahı
Benim seni beklediğim kadar.”
Necip Fazıl Kısakürek

Türbesi yakışmış  bu kutlu tepeye,
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli.
Kim demiş Meçhul Asker diye?

Şehitler tepesi boş değil
Toprağını kahramanlar bekliyor
Ve bir bayrak dalgalanmak için
Rüzgâr bekliyor

ARİF NİHAT ASYA

2-Yukarıdaki şiirde görülen ses olaylarını aşağıya yazınız? (15 PUAN)
Yattığı      : Bu kelimede ünsüz yumuşaması vardır. (3p)
Tuttuğu    : Bu kelimede ünsüz yumuşaması vardır. (3p)
Diye         : Bu kelimede ünlü daralması vardır. (3p)
Toprağını : Bu kelimede ünsüz yumuşaması vardır. (3p)
Bekliyor   : Bu kelimede ünlü daralması vardır. (3p)

3-Aşağıdaki cümlelerde bulunan yazım yanlışlarını tespit ederek, sadece kelimeyi düzelterek sağ tarafına yazınız. (10 PUAN)

A) Bu şehrin  kaderi  birkez  daha  bizlere  bu  gerçeği haykırıyor.
Bir kez
B) O kültürlerinde  tarih  sayfalarına  gömülmesine  izin vermemeliyiz.                     Kültürlerin de
C) Görünmez bir  kaza  görme  yeteneğini  tamamen elinden alır Meriçin.                 Meriç’in
D) Kadri kaptan onları köye götürecekmiş. Kadri Kaptan
E) Dünyada ki ışıkların hepsi denizin dibine çökmüş. Dünyadaki

4-Edebiyat tarihçisi olsaydın edebiyatımızı dönemlere ayırırken nasıl ölçütler kullanırdın, neden?(10 PUAN)
Edebiyat tarihçisi olsaydım ilk ölçütüm din farklılaşması olurdu çünkü tarih içindeki en büyük değişimler din ile ilgili olmuştur. Edebiyatımız İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, İslami Dönem Türk Edebiyatı gibi dönemlere ayrılması bunu kanıtlamaktadır. Yine ele alınabilecek bir ölçüt dil değişimleri olurdu. Geçmişte Türkçemiz İslamiyet’in etkisi ile Arapça kelimelerle tanışmış, Batıya yüzümüzü döndüğümüzde Fransızca ve İngilizce gibi dillerden etkilenmiştir. Türkçemiz bile kendi içinde bir çok değişim yaşamıştır. Bir başka ölçüt olarak ise coğrafi farklılaşmayı alırdım. Göçebe olan milletimiz komşularından etkilenerek dilimizde değişikler yaşamıştır. Yine göç ederken yaşanan ayrılıklar neticesinde lehçelerimiz, şivelerimiz oluşmuştur. Bu da bir ölçüt olabilir.

5-Edebiyatın bilimlerle ilişkisini birer örnekle açıklayınız. (10 PUAN)
Edebiyat sosyal bir sanat dalıdır ve bilim dallarından hepsiyle bir ilişki içinde olmuştur. Tarih, coğrafya matematik, tıp … bilimlerinden her zaman yararlanmıştır. Mesela Peyami Safa “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu”  yazarken kahramanı hasta bir çocuk olduğu için birçok yerde tıp ile ilgili ilişkisine rastlamak mümkündür. Yine “Otuz Kuş” şiirinde şair 15 Temmuz gecesindeki hainlerin kahramanımız Ömer Halisdemir’i şehit etmesini anlatmakta ve burada tarih bilimiyle ilişkisini görmek mümkündür. Yine aynı şiirde din ile olan bağıda görmek mümkündür.


6-Türkçemizin günümüzde geçirmekte olduğu değişimleri, gündelik hayatınızdan örneklerle yorumlayınız. Bu değişimlerin dilimize olumlu ya da olumsuz etkilerini ifade ederek, sizce neler yaparak dilimizin daha iyi olmasını sağlayabiliriz? (15 PUAN)            

Dil canlı bir varlıktır. Türkçemizde bu özelliğe sahiptir. Yaşadığı değişimler bazen olumlu olmakla beraber dünyanın küreselleşmesi, teknolojinin gelişimi, iletişimin yaygınlaşması ile olumsuzlukları da yaşamaktadır.  Bir akşam yemeği yemek için gittiğimiz yerlerin isimlerine bile baksak bunu görmek mümkün olur. Telefon almak için gittiğimiz satıcının ismi, kıyafetlerimizi aldığımız mağazaya baktığımızda bu olumsuzlukları görmek mümkündür. Avcı diye satılan botun az satış rakamları neticesinde isminin Hunter olarak değiştirilmesi ile satışlarını katlaması bizim ne kadar yabancı isimlere düşkün hale geldiğimizi acı bir şekilde göstermektedir. Gençlerimizin sosyal medyada, mesajlaşma uygulamarında kullandıkları dil yozlaşmanın ne derecede ciddiye alınması gerektiğini göstermektedir. Bu noktada hepimize büyük görevler düşmektedir çünkü dili değiştiren geliştiren var eden biz olduğumuz için bir kişi olarak bizler doğru kullanırsak herkes doğru kullanır. Türk Dil Kurumunun bu konuda ödüllendirme yapması yine dilimizin doğru kullanımını teşvik etmektedir ve başarılı bir uygulamadır. Belki yasalar çıkartmakta dilimizin korunması ve öz olarak kalmasında etkili olabilecek bir önlem olabilir. Rusya, Avusturya gibi devletler bu politikayı sergilemekte ve faydada görmektedir. Dilimiz bizim en büyük hazinemizdir.



Bunların hepsi benim çocuklarım gibi gönlümde yer tutmuştu. Asıl sevinilecek tarafı şu ki: Bunların hepsi temiz, çevik, yaramaz çocuklardı. İnsan bunlarla ne kadar memnun oluyor. Bir bayram ki o zaman Fatih’te  oturuyorduk. Cami avlusunda bir baba, oğul görmüştüm, böyle günlerde daima aklıma gelen odur. Babası kara sakallı, otuz beş-kırk yaşlarında idi, bir memura benziyordu. Koltuğuna şemsiyesini sıkıştırmış, şu şemsiyeden başka ayağındaki galoş potin kundura, taze kalıplanmış fesine kadar üstünde her şey pek yeni idi. Burnu akmış, fesi kulaklarına kadar geçmiş, elinde kırmızı horoz şekeri bulunan beş, altı yaşlarında bir çocuğun elinden tutuyordu. Memduh Şevket Esendal

7-Yukarıda verilen metin bilimsel mi yoksa sanatsal bir metin midir, neden?(15 PUAN)
Yukarıdaki metin sanatsal bir metindir. Sanatsal metinlerde olay, yer zaman, kişi gibi öğeler vardır. Burada Fatih, cami avlusu gibi yerler; Baba, altı yaşlarında çocuk gibi kişiler vardır. Yine sanatsal metinlerin bir başka özelliği bilgi vermekten ziyade zevk vermek okuyucuyu etkilemektir. Bu metinde de bilgilerimizi arttırmaktan daha çok bizi etkilemek için yazılmıştır. Öznel bir anlatımın olmasıda sanatsal metinlerin bir özelliğidir. “Temiz, çevik, yaramaz çocuklardı.” ifadesinde de dil  öznel olarak kullanılmıştır.

8-Dil ve kültür ilişkisini kendinizce yorumlayınız? (15 PUAN)
Kültür bizi biz yapan bütün her şeydir. Ahlakımız, sevinçlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz, giyiniş tarzımız, siyasetimiz, dinimiz, atasözlerimiz, kız isteme merasimimiz, düğünlerimiz… kültürümüzün bir parçasıdır. Millet ve vatan sevgimiz, asil yapımız, dürüstlüğümüz, çalışma azmimizde sayılması  gerekli parçalarımızdır. Dil olmasaydı kuşaklarımız arasında bizi biz yapan bu parçaların hiçbiri günümüze ulaşamaz ve yeni nesillerimiz için saydıklarımız daha farklı olurdu. Eğer dilimiz kültürü taşıyan bir araç olmasaydı 15 Temmuz gecesi milletimiz ta Çanakkale’den, Kurtuluş savaşından gelen o milleti, vatanı için her şeyi yapan asil ruha belki sahip olamaz ve korkusuzca dışarı çıkıp bu hainliklere dur diyemezdi. Dışarıda bir para bulduğunda belediyeye gidip bırakmazdı. Babasına, annesine, kardeşine her zaman bağlı olamaz, gereken saygıyı ve sevgiyi gösteremeyebilirdi. Öğretmenine karşı bu kadar sevgi ve saygı dolu olmayabilirdi. Dil kültürün yegane ortağı ve taşıyıcıdır.

Leave a Reply