Button Text! Submit original article and get paid. Find out More

Cemiyetler Hakkında Özet Bilgi

Cemiyetler Hakkında Özet Bilgi
Merhaba Arkadaşlar Bu yazımızda sizlere Kurtuluş Savaşında CEMİYETLER Hakkında Bilgiler vereceğiz. 12. Sınıf İnkılap Tarihi içinde son derece öneme haiz olan bu konumuz hakkında başka sayfa aramanıza gereke kalmayacak.  Neler Öğreneceğiz. Öncelikle Cemiyetler Hakkında Kısaca bir özet bilgimiz olacak. İkinci olarak yaralı ve zararlı cemiyetleri ve Azınlıkların kurdukları cemiyetleri Öğreneceğiz. cemiyetlerin Özelliklerine bakacağız ve tek tek isimlerini ve Cemiyetlerin Kuruluş amaçlarına bakacağız. Aynı zamanda sizlere İki adet Cemiyetler konusunu kavramanız için video ekledik.

Millî Cemiyetler
İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Anlaşması’nın 7. Madde’sini hukukî dayanak göstererek, ülkenin çeşitli yerlerine asker çıkarmaya başladılar. Bu gelişmelerden cesaret alan azınlıklar da kendi emelleri doğrultusunda harekete
geçerek, Türklere karşı taşkınlıklarını arttırdılar. İstanbul Hükûmeti’nin bu duruma sessiz kalması karşısında Türk aydınları harekete geçtiler. Vatanı koruma ve bağımsız yaşama isteği doğrultusunda cemiyetler kurdular. Bölgesel
amaçlı kurulan bu cemiyetlerin ortak bazı özellikleri şunlardır:
1. Bölgelerinin Türklüğünü kanıtlamak çabasındaydılar. Bunun için de tarihsel gerçeklerle birlikte nüfus çoğunluğuna önem vermişlerdir.
2. Wilson İlkeleri’nin 12. Madde’sinden yararlanmak istemişlerdir.
3. Bölge halkının desteğini ve birliği sağlamak için geniş katılımlı kongreler düzenlemişlerdir.
4. Haklarını savunmak, isteklerini iletmek için Paris Barış Konferansı’na ve İstanbul’daki İtilaf Devletleri temsilcilerine heyetler göndermişlerdir.
5. Bölgelerini işgalcilere ve azınlıklara karşı savunmuşlardır.
Bu cemiyetlerin en önemlileri şunlardır:
Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Merkezi Edirne’dedir. Bölgenin Yunanistan’a bırakılmasına karşı mücadele etmiştir. Lüleburgaz ve Edirne kongrelerini düzenlemiş, Osmanlı Devleti’ne bağlı kalmak mümkün olmazsa, bağımsız bir Trakya Cumhuriyeti kurmayı düşünmüşlerdir

Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (Doğu Anadolu Müdafaa-i
Hukuk Cemiyeti): Merkezi İstanbul’dadır. Anadolu’nun doğusunda bir Ermeni Devleti kurulması planlarını önlemek ve bölge halkının haklarını savunmak için mücadele etmişlerdir. Erzurum Kongresi, bu cemiyet tarafından
düzenlenmiştir.
İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: İzmir’de kurulmuştur. İzmir ve Ege Bölgesi’nin Türklere ait olduğunu dünyaya kanıtlamak ve bölgenin Yunanistan’a verilmesini önlemek amacıyla mücadele etmiştir. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti: Önce Müdafa-i Hukuk adını taşıyan bu cemiyet, İzmir’in Yunanistan tarafından işgal edileceğinin öğrenilmesi üzerine kurulmuştur. Bu işgale karşı silahlı mücadeleyi başlatmıştır.

Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Millîye Cemiyeti: Trabzon ve civarının Rumlara verilerek bu bölgede Pontus Rum Devleti’nin kurulmasını önlemek; işgallere ve Pontus çetelerine karşı silahlı direnişte bulunmak üzere kurulmuştur. Erzurum Kongresi’nin toplanmasında Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile birlikte önemli rol oynamıştır.
Kilikyalılar Cemiyeti: Merkezi İstanbul’dur. Adana ve çevresini işgal eden Fransızlar ve Fransız ordusunda yer alan Ermenilerin saldırılarına karşı bölgede silahlı direnişi başlatmıştır. Pozantı Kongresi’ni toplamıştır.

Millî Kongre Cemiyeti: İstanbul’da kurulan bu cemiyetin diğer cemiyetlerden  farkı, ülke genelinde partiler üstü bir örgütlenmeyi sağlamaktı. Cemiyetin amacı, Türkler aleyhine basın ve yayın yoluyla yapılan olumsuz propagandaları engellemekti. Millî Mücadele’nin ilk dönemlerinde kurulan cemiyetler ve toplanan kongrelerle millî birliği sağlamanın ilk adımları atılmıştı.

 

 

Millî Varlığa Düşman Cemiyetler
Millî varlığa düşman cemiyetlerin çoğu İtilaf Devletleri’nin, özellikle de İngilizlerin desteğiyle kurulmuş ve yönlendirilmişlerdir. Bu cemiyetler, halkın gücüne dayanarak bağımsızlığın sağlanabileceğine inanmadıkları için İstanbul Hükûmeti’nin politikalarını desteklemişler ya da güçlü bir devletin manda ve himayesini istemişlerdir. Bu cemiyetlerin faaliyetleri millî birliği bozucu sonuçlar doğurmuştur.

Kürt Teali Cemiyeti: İngilizlerin desteği ile İstanbul’da kurulan bu cemiyetin amacı, bağımsız bir Kürt devleti kurmaktı.
İslam Teali Cemiyeti: İstanbul’da bazı medrese hocaları önderliğinde kurulan bu cemiyetin amacı, hilafet ve saltanatı güçlendirerek kurtuluşu sağlamaktı.
Wilson Prensipleri Cemiyeti: Halide Edip, Ahmet Emin, Refik Halit gibi Osmanlı aydınları tarafından kurulan cemiyet, kurtuluşun ancak Amerika mandasına girmekle mümkün olabileceğini savunuyordu (Görsel 2.7).

İngiliz Muhipleri Cemiyeti: İngilizlerin desteği ile İstanbul’da kurulmuştur. Millî varlığa düşman cemiyetler arasındaki en etkililerinden biridir. Başta Sadrazam Damat Ferit Paşa ve bazı devlet adamlarınca desteklenmiştir.
Cemiyetin ana gayesi, Osmanlı ve İngiliz dostluğunu güçlendirmek ve İngiltere’nin koruyuculuğu altına girmeyi sağlayabilmekti. Cemiyetin üyeleri, Anadolu’da başlayan Kurtuluş Mücadelesi’ne bu nedenle karşı çıkmıştır.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası: 1911’de İttihat ve Terakki’ye karşı olanların kurduğu partidir. Anadolu’da başlayan kurtuluş hareketini İttihatçıların işi olarak gördükleri için bu harekete karşı çıkmışlardır.
Sulh ve Selamet-i Osmani Fırkası: Ulemadan bir grup tarafından İstanbul’da kurulmuştur. Ülkenin kurtuluşunun ancak padişah ve halifenin emirlerine uymakla mümkün olacağını savunmuşlardır.


Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler
Rum, Ermeni ve Museviler tarafından kurulan bu cemiyetlerin ortak amacı, dağılan Osmanlı İmparatorluğu topraklarından pay almak ve kendi devletlerini kurmaktı. Bu amaçları doğrultusunda Wilson İlkeleri’nin 12. Maddesi’nden yararlanmak arzusuyla bulundukları bölgelerde nüfusça çoğunlukta oldukları iddiasında bulunuyorlar hatta sahte nüfus kayıtları düzenlemekten de çekinmiyorlardı. Kurdukları ve destekledikleri Rum ve Ermeni çeteleri ile bölge halkını göçe zorluyorlardı. İtilaf Devletleri’yle işbirliği yaparak, çıkardıkları kargaşa ve isyanlarla da yeni işgallere bahane yaratacak zemin hazırlayıp Osmanlı Devleti’ni zor durumda bırakmayı planlıyorlardı. Bu  cemiyetlerin başlıcaları şunlardır:
Mavri Mira: Megali İdea (Büyük Ülkü) amacıyla hareket ediyordu. Ana hedefi Bizans İmparatorluğu sınırlarına yeniden ulaştırmaktı. İstanbul’da Patrikhaneye bağlı olarak çalışıyordu. Yunan Kızılhaçı, Göçmenler Cemiyeti ve
Rum İzcilik Okulu tarafından destekleniyordu. Görünüşte göçmenlere yardımda bulunmak gibi insani bir görev yapan bu kuruluşlar, perde arkasında çetelere her türlü yardımda bulunuyordu.
Etniki Eterya: 1821’de Filiki Eterya adıyla Yunan isyanını Patrikhane ile birlikte çıkaran cemiyettir. Daha sonra Etniki Eterya adını almıştır. Ateşkes Anlaşması Dönemi’nde Batı Anadolu’da Rum nüfusunun artırılması ve Trabzon
dolaylarında Pontus Rum Devleti’nin kurulması için çalışmıştır.

Pontus Rum Cemiyeti: Cemiyetin asıl amacı, Karadeniz Bölgesi’nde Samsun merkez olmak üzere bir Pontus Rum Devleti kurmaktı. Bu doğrultuda kurdukları çetelerle Türk köylerini basarak Türklerin göç etmelerine neden
olmak ve Yunanistan’dan göçmen getirterek bölgede nüfus çoğunluğunu elde etmek amacındaydılar. Doğu Karadeniz kıyılarında bir Pontus Devleti kurulması düşüncesi, Yunanistan’ın bağımsızlığını elde ettiği yıllara kadar gitmektedir. Yunan Megali İdeası’nın (Büyük Ülkü) hedeflerinden biridir. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin ne tarihî ne de sosyal yapısı bakımından Yunanistan ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bölgede ilk kurulan Pontus Krallığı
(MÖ 301-64) ile IV. Haçlı Seferi sonrası yine o bölgede kurulan Trabzon Rum Devleti’nin (1207-1461) Yunanistan ile ilgisi yoktur.
Misyonerlik faaliyetleri de yürüten Merzifon Amerikan Kolejinin etkisiyle 1904’te Pontus Cemiyeti kuruldu. I. Dünya Savaşı’nın çıkması bölgedeki Rumları harekete geçirdi. Osmanlı ordusundan firar eden Rumlar, çeteler kurarak Türk askeri ile çatışmalara girdi. Ruslar, Rum çetelerinin de yardımıyla Trabzon başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin bir kısmını işgal ettiler. İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi ve ona bağlı kiliseler, Pontus Devleti kurma girişimine hız verdiler. Karadeniz Bölgesi’ndeki kiliseler ve Rum okulları, cemiyet üyelerinin toplanma yeri ve silah deposu hâline geldi. Amasya Metropoliti Germanos ile Trabzon Metropoliti Hrisantos, çetelere cesaret verip Pontus Devleti’nin kurulması düşüncesini uluslararası kuruluşlar önünde savundular.

1917’de ortaya çıkan ihtilal sonunda, Çarlık Rusyası’nın yıkılarak Sovyet Rusya’nın kurulması üzerine, Rus ordusu Karadeniz Bölgesi’nden çekildi. İstanbul Hükûmeti bölgede yeniden hâkimiyeti sağladı. Mondros Ateşkes Anlaşması’nın imzalanmasından sonra Karadeniz Bölgesi’ndeki Rumlar, Yunanistan’ın ve İtilaf Devletleri’nin kışkırtmaları ve yardımlarıyla yeniden faaliyete geçtiler. Bir yandan yapılan göçlerle bölgedeki Rum nüfus artırılmaya çalışılırken, Rum çeteleri de Türk köylerine saldırarak onları yaşadıkları bölgeden göçe zorluyorlardı. Pontus çetelerinin bölgede karışıklık çıkarma amaçları, Mondros Ateşkes Anlaşması’nın 7. Madde’sine göre bölgenin İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesini sağlamaktı. İşgal gerçekleşirse Pontus çeteleri, daha rahat hareket edebilecekler ve nihai amaçları olan Pontus Devleti’ni kurabileceklerdi. Bu olumsuz gelişmelerin yanı sıra, Pontus çetelerinin Karadeniz Bölgesi’nde yaptığı eylemler, Mustafa Kemal’in Samsun’a müfettiş olarak gönderilmesine ve Millî Mücadele’nin  başlamasına da zemin hazırlamıştır.

Millî Mücadele’nin başlangıcında, Pontus çeteleri ile savaşacak yeterli kuvvet olmadığından bu çetelerin üzerlerine yeteri kadar gidilemedi. BMM Hükûmeti ancak 9 Aralık 1920’de “Merkez Ordusu” adı altında yeni bir ordu kurduktan sonra, Pontus çetelerine karşı etkili bir mücadeleye girebildi. Pontusçuluk faaliyetlerine karışan din adamları sınır dışı edildi, bir kısmı ise İstiklal Mahkemelerinde yargılandı. Cumhuriyet Dönemi’nde yapılan nüfus
mübadelesi sonucunda Rumların Anadolu’yu terk etmesi ile Pontus Cemiyeti’nin varlık nedeni de ortadan kalktı.
Pontus sorunu, Lozan Barış Antlaşması ile tarihe karışmış olmasına rağmen, Yunanistan yapay olarak Pontus meselesini gündeme getirmeye devam etmiştir. Özellikle 1985 yılından itibaren sözde “Pontus Soykırımı” iddialarına hız vermiş, 19 Mayıs gününü sözde “Pontus Soykırımı’nı Anma Günü”olarak kabul eden tarihî gerçeklerle uyuşmayan bir yasa çıkarmıştır.

cemiyetler tablosu

cemiyetler tablosu

Taşnak Sütyun ve Hınçak Cemiyetleri: Amaçları Doğu Anadolu’da ve Çukurova yöresinde Ermeni Devleti kurmaktı. Ermeni Patriği Zaven Efendi tarafından yönetilen Hınçak Komitesi, Mavri Mira Cemiyeti ile de iş birliği
yaptı (Görsel 2.5-2.6). ABD’nin desteğini almaya çalıştılar. Bunun üzerine, Amerikan mandasında kurulması tasarlanan Ermenistan Devleti meselesini incelemek için ABD Başkanı Wilson, General Harbord’ı (Harbırd) görevlendirmiştir.
Alyans İsrailit ve Makabi Cemiyetleri: Bu cemiyetlerin amacı Filistin’de İsrail Devleti’nin kurulmasını sağlamaktı. Osmanlı Devleti’nde yaşayan Yahudilerin ticari çıkarları için uğraşmıştır.

Leave a Reply