Button Text! Submit original article and get paid. Find out More

Diş Fırçasının Tarihçesi

Diş Fırçasının Tarihçesi

Dur-ı dendanına öykünmese ey koca dehen

Reşk ile bağrı delinmez isi Dürri Aden’in

Beyitte Aden bölgesinde bulunan incilerin delikli olmasının sebebi gonca ağızlı sevgilinin inci dişlerini görüp hased etmesine bağlanır. Anlayacağınız sevgilinin dişleri incileri bile kıskandıran bir zerafete sahiptir şairlerin gözünde .

 

Böylesi bir methiyeye mazhar olan dişlerin dış dünyanın kirinden ve kem gözlerin şerrinden korunması için türlü çareler aranması normaldir. Öyleki diş bakımına özen göstermek dişlerin çürümesine engel olmuyordu yalnızca mikropların vücuda yayılarak kalp ve böbrek hastalıklarının oluşmasını da önlüyordu. Yani içimizin sıhhati dışımızı ışıldatan dişlerimizin sağlığından geçer. Bunun içinse bir diş fırçasının en sevdiği arkadaşı diş macunu ile el ele vermesi yeterlidir.

Sahibinden başkasının emrine girmeyen diş fırçası bu hususi kullanım alanı ile şahsileşir.  En kısa seyahatlerde hele bir gece yatısında muhakkak çantamızın çantamızın bir köşesine ilişi verir ki gecemiz ve dahi günümüz onun ferahlık ve paklığı ile rahat etsin.

Diş fırçasının Tarihçesi

Peki en kadim kişisel bakım gereçlerinin başını çeken diş fırçasının hikayesi nereye uzanıyor dersiniz.dis-fircasi

İlk dış fırçası Eski Mısır’da MÖ 3000’lerde kalem boyundaki ağaç dallarının kullanılmasıyla yapıldı. Roma döneminde doğal maddelerden mamul kürdanlar diş fırçası olarak iş gördü. Ağız temizliğinde ağaç dalının yanı sora kuş tüyü, hayvan kemikleri, kirpi dikenleri, tebeşir gini çeşitli araçlarında tercih edildiği görülür.

Diş macunun Tarihçesi

Bilinen ilk dış macunu MÖ 2000’lerde eski mısırlıların sünger taşı ve sirkeyi öğüterek yaptıkları bir karışımdı. İnanılması güç ama Romalılar ağızlarını idrarı ile çalkalarlardı. Adeta ağız bakım suyu gibi değerlendirilen idrarın bu sıradışı kullanımı 18.yy kadar devam etti. Hatta çoğu kez diş macunun idrardan elde edilirdi. Fakat bu yöntem genel kabul görmedi.

Yunanlılar ve Romalılar diş macununa ezilmiş kemik ve istiridye kabuğu katarak aşındırıcı  bir özellik eklediler. 9. Yy da Endülüste Ziryap Lakaplı İranlı Ebul Hasan Ali ibni Nafi hoş kokulu ve islama uygun bir diş macunu yaparak diş sağlığını önemli bir katkıda bulundu. Hintliler Neem ağacından alınan dal parçasının başını diş fırçası kıllarına benzeyene kadar çiğnedikten sonra dişlerini temizlemek için kullanırlardı.

 

Günümüzün diş fırçalarına benzeyen ilk kıl fırçalar ise 1498’de Çin de yapılmıştır. Bunlar Sibirya ve Çin'in soğuk bölgelerinde yaşayan domuzlardan alınan kılların bambu ya da kemik saplara takılması yolu ile üretilirdi. İlginçtir. Avrupaya ilk diş fırçası yine Çin yolu ile gelmiştir.

1857’nin ABD’sinde DR. H.N Wadsworth’un diş fırçasının patentini almasıyla bir çok Amerikan şirket toplu üretime geçti. Mikropların keşfinden sonra dopal maddelerden yapılan kürdan ve diş fırçalarının zararlı olabileceği anlaşılınca üretimde farklı materyal arayışına başlandı ve tahmin edeceğiniz gibi naylon imdada yetişti.  Ancak 1938’de üretilen naylon kıllı ilk diş fırçaları çok kalın olduğundan pek tercih edilmedi.

Yumaşak kıllı fırçaların yapımı ise 1950’leri beklemek zorunda kaldı Bunlar Müslümanların kullanmaktan kaçındığı domuz kıllarından daha kullanışlı idi.

İlerleyen teknoloji diş fırçasına da yansıdı. İlk elektrikli diş fırçası 1961’de Pille çalışanı ise bir yıl sonra yapıldı.

 

Leave a Reply