Tıklayın YKS Netlerinizi artıralım... Hafıza Teknikleriyle YKS'ye Hazırlanmak İster Misiniz?

İnkılap Tarihi Dersi 1. Ünite Ders Notları

İnkılap Tarihi Dersi 1. Ünite Ders Notları

1.1. MUSTAFA KEMAL’İN HAYATI
-Mustafa Kemal, 1881’de Selanik’te doğdu.
-Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır.
-Anne tarafından dedesi Feyzullah Ağa, Karaman’dan Rumeli’ye gelen Konyar yörüklerindendir.
-Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi ise, 15. yüzyıllarda Anadolu’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık yörüklerindendir.
-Milis subaylığı,  Vakıflar İdaresi’nde kâtiplik  ve  kereste ticareti  yapan Ali Rıza  Efendi, 1871  yılında Zübeyde Hanım’la evlendi.
-Bu evlilikten Fatma, Ömer, Naciye, Ahmet ve Makbule adlarını verdikleri çocukları dünyaya gelir.
-Makbule dışındakiler, küçük yaşlarda vefat ederler.

----

 

Mustafa Kemal ve Selanik
-Mustafa Kemal’in doğduğu ve 1896 yılına kadar kaldığı Selanik, çok farklı etnik unsuru ve dini bir arada barındıran bir şehirdi.
-Selanik’in bir ticaret kenti olması, Avrupa’da gelişmelerin takip edilmesini kolaylaştırıyordu.
-Ancak kültürel açıdan fayda sağlayan bu özellik, siyasi açıdan sıkıntılara sebep oluyordu.
-Milliyetçilik isyanlarının devam ettiği yıllarda 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı çıkmıştı.
-Savaş sonrası imzalanan Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu.
-Berlin Antlaşması’nda alınan bir karar da Makedonya’da ıslahat yapılmasıydı.
-Zamanla yapılan ıslahatları yeterli bulmayan Avrupalı Devletler, bir taraftan Osmanlı Devleti’ne baskı
uygularken diğer taraftan da isyan hareketlerini destekliyorlardı.
-Mustafa  Kemal,   Selanik’te   farklı  kültürleri   tanımış,   Osmanlı  Devleti’nin  sorunlarının   konuşulup tartışıldığı, yeni fikir ve düşüncelerin oluştuğu bir ortamda yetişme imkânı bulmuştur.

 

Mahalle Mektebi – Şemsi Efendi İlkokulu
-Küçük Mustafa, öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti.
-Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Okulu’nda eğitim hayatına devam ederken babası Ali Rıza Bey vefat etti.
-Ekonomik sıkıntılar yaşayan Zübeyde Hanım, Langaza’da yaşayan ağabeyi Hüseyin Ağa’nın yanına
gitti.
-Ancak Zübeyde Hanım, oğlunun öğreniminin yarıda kalmasına üzülüyordu.

 

----

Selanik Askerî Rüştiyesi
-Zübeyde Hanım, Mustafa Kemal’i eğitim için Selanik’e teyzesinin yanına gönderdi.
-Mustafa Kemal, Selânik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu.
-Ancak kısa bir süre sonra bu okuldan ayrıldı.
-Onun isteği, askerî bir okula gitmekti.
-1893 yılında Askeri Rüştiye’ye girdi.
-Bu okuldaki Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti.

 

Manastır Askerî İdâdisi
-Mustafa Kemal, Askeri Rüştiyeyi 1895 yılında bitirdikten sonra, Manastır’daki Askeri İdadi’ye girdi.
-Çok kültürlü yapısıyla dikkat çeken Manastır, Osmanlı Devleti’nin batıya açılan önemli şehirlerindendi.
-3. Ordu’nun merkezinin burası olması, şehrin gelişmesine de katkı sağlamıştı.
-Manastır’ın bir özelliği de, II. Abdülhamit’e muhalif olanların güçlü olarak yaşadığı bir yerdi.
-Pek çok meşrutiyet yanlısı Osmanlı subayı, İttihat ve Terakki’ye üye olmuşlardı.
-Mustafa Kemal, 1898 yılında Manastır Askeri İdadi’sini bitirdi.

 

Mustafa Kemal’in Fikir Hayatını Etkileyen Yabancı Düşünürler
-Voltaire
-Rousseau


Mustafa Kemal’in Fikir Hayatını Etkileyen Yerli Düşünürler
-Namık Kemal
-Ziya Gökalp
-Tevfik Fikret
-Celal Nuri

----

 

İstanbul Günleri – Harp Okulu
-İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti ve batıya açılan yüzüydü.
-Çok kültürlü bir şehir olan İstanbul, aynı zamanda muhaliflerin de merkezi durumundaydı.
-Osmanlı Devleti’ni içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmak amacıyla
-Askeri Tıbbiye’de okuyan bir grup genç, 1889’da İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni kurdu.
-Cemiyet, kısa sürede Harbiye’de ve diğer okullarda yayıldı.
-Mustafa Kemal, bu muhalif hava içinde 1899’da İstanbul’a gelerek Harbiye’nin hazırlık sınıfına kaydoldu.
-Bu dönemde yasak olduğu için gizlice okunan Namık Kemal şiirlerinden hürriyetçi fikirler edindi.

Harp Akademisi – İstanbul
-Mustafa Kemal, 1902 yılında teğmen rütbesiyle Harp Akademisi’ne başladı.
-Akademi’de Fransızca dersleri aldı.
-Yurtdışından  Jön-Türk  gazeteleri  ve  Fransızca  gazeteler  getirterek  arkadaşlarının  da  okumasını sağlıyordu.
-El yazısıyla gazete hazırladı ve bundan dolayı sözlü uyarı aldı.
-11 Ocak 1905’te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi’ni bitirdi.

 

BELLİ BAŞLI FAALİYETLERİ
-Mustafa  Kemal,  Akademi’den  mezun  olduktan  sonra  Makedonya’da  görev beklerken,  Meşrutiyetçi
fikirlerinden dolayı Şam’a gönderildi.
-Mustafa Kemal, Şam’da 5. Ordu’da görev yaptı.
-Arkadaşları ile Şam’da Vatan ve Hürriyet adında bir dernek kurdu.
-Ancak Şam; Mustafa Kemal’in istediği siyasi ortama sahip değildi.
-Arap kabileler arasında sürekli isyan vardı.
-Osmanlı Devleti, bu isyanları bastırmada zorlanıyordu.
-Bu sebeple; Mustafa Kemal, Osmanlıcılık fikrinin geçerliliğini kaybettiğini anladı.
-Mustafa  Kemal,  düşüncelerini  gerçekleştirme  imkânı  bulmayacağı  için  gizlice  Şam’dan  ayrılarak Makedonya’ya geçti.
-Mustafa Kemal, Makedonya’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin bir şubesini açtı.
-Bir süre sonra tekrar Şam’a döndü.
-1907’de Şam’daki stajını bitirip Kolağası rütbesiyle Makedonya’ya tayin edildi.
-Mustafa Kemal, siyasi faaliyetlerini İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde sürdürdü.
-Fakat bir süre sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle fikir ayrılığı yaşadı.
-Mustafa Kemal’e göre; İttihat ve Terakki, gizli bir cemiyet olmaktan çıkıp, partileşmeliydi.
-Ordu, siyasetten arındırılmalıydı.
-Bu  görüşleri  sebebiyle  Mustafa  Kemal,  Trablusgarp’ta  düzeni  sağlama  bahanesiyle  Selanik’ten uzaklaştırıldı.
-Trablusgarp’taki görevini başarıyla tamamlayan Mustafa Kemal, Selanik’e döndü.
-1909’da 3. Ordu’nun Selanik Tümeni Kurmay Başkanlığına atandı.
-19 Nisan 1909’da İstanbul’a giren Hareket Ordusu’nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı.
-1910 yılında Fransa’da düzenlenen Picardie Manevraları’na katılacak heyete seçildi.
-Mustafa  Kemal’in  İttihat  ve  Terakki  ile  yaşadığı  fikir  ayrılığı  onun  1913’te  Sofya  ataşemiliterliğine atanmasına neden oldu.
-Bulgaristan’da  Türklerin  morallerini  güçlendirmek,  onların  Osmanlı Devleti’ne  bağlılıklarını daha  da artırmak ve Bulgar ordunun durumunu incelemek için geziler yaptı.
-Gittiği yerlerde coşkuyla karşılandı, toplantılara katıldı.
-Mustafa Kemal, Sofya’dayken Birinci Dünya Savaşı başladı.


1.2. XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ…………………..

SİYASİ DURUM: Osmanlı Devleti XIX. yüzyıldan itibaren Fransız İhtilali ve Sanayi İnkılabı’nın etkisiyle yaşanan gelişmeler karşısında çok zor durumda kalmıştır. Hem sömürgecilik rekabetinde olan Avrupalı devletlerin Osmanlı topraklarını işgale başlamaları hem de devletin sınırları içerisinde yer alan azınlıkların isyanları Osmanlı Devleti’nin toprak kayıplarını artırmıştır.

II. Meşrutiyet’in İlanı: İttihat ve Terakki Cemiyeti, mason ve İtalyan Carbonari (Karbonari) teşkilatlarını örnek alarak kurulan bir örgüttür. Mekteb-i Tıbbiye öğrencileri tarafından Yeni Osmanlılar çizgisinde çalışarak teşkilatlanan cemiyet, daha sonra Mekteb-i Harbiye öğrencileri arasında yayıldı. Gizli faaliyet gösteren cemiyet üyeleri II.Abdülhamid’e karşıydı. Fransız İhtilali’nin düşüncelerini kendilerine örnek alan İttihat ve Terakki Cemiyetinin siyasal amacı Meşrutiyet’i ilan edip Mebusan Meclisinin açılmasını sağlamaktı. İngiltere ve Rusya’nın Reval’de bir araya gelerek Makedonya ve Boğazlar konusunda yaptıkları görüşmeler, İttihat ve Terakki Cemiyeti üyelerini tedirgin etmişti. Devleti dağılmaktan kurtarmak için bir an önce Meşrutiyet’in ilan edilmesi gerektiğini düşünen cemiyet üyeleri ayaklandılar. İttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetleri neticesinde II. Abdülhamit yeniden Meşrutiyet’i ilan etti (23 Temmuz 1908) ve Kanun-ı Esasi (1876 Anayasası) yeniden yürürlüğe girdi

II. Meşrutiyet Dönemi’nde İttihat ve Terakki Cemiyeti dışında; Osmanlı Ahrar Fırkası, İttihad-ı Muhammedi Fırkası, Fedakaran-ı Millet, Heyeti-i Müttefika- i Osmaniye Fırkası gibi birçok cemiyet kurularak ilk kez çok partili hayata da geçildi. Bulgaristan’ın bağımsız olması (1908), Bosna Hersek’in Avusturya tarafından işgal edilmesi (1908) ve Girit’in Yunanistan’a katılmasıyla (1908) beraber yaşanan olumsuzluklar, iç politikadaki huzursuzluğu daha da artırdı. Meşrutiyet yönetimine karşı olanlar tarafından 31 Mart Ayaklanması (13 Nisan 1909) çıkarıldı. Ayaklanma komutanlığını Mahmut Şevket Paşa’nın yaptığı kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Selanik’ten gelen Hareket Ordusu tarafından bastırıldı (Görsel 1.16). Bu olaydan sonra II. Abdülhamit tahttan indirildi ve yerine Mehmet Reşat (V. Mehmet) tahta çıkarıldı.
31 Mart Ayaklanması’nın bastırılmasından sonra İttihat ve Terakki Cemiyetinin ülke yönetimindeki etkisi daha da arttı.
Kanun-ı Esasi’de değişiklik yapılarak padişahın meclisi feshetmesi zorlaştırıldı,
Padişahın veto hakkı sınırlandırıldı ve
hükûmet meclise karşı sorumlu hâle geldi.

Bu değişikliklerle amaçlanan, anayasayı daha demokratik bir hâle getirmekti. Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarının sonuçsuz kaldığını gören İttihat ve Terakki Cemiyeti, Türkçülük politikasına ağırlık verdi.
Trablusgarp Savaşı: 1870’de siyasi birliğini kuran İtalya, sömürgecilik rekabetine katıldı. Fransa; Tunus, Cezayir ve Fas’ı; İngiltere ise Mısır’ı işgal etmişti. İtalya da Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki yahyagungor.net son toprağı olan Trablusgarp’a yöneldi ve Osmanlı Devleti’ne ültimatom vererek bu toprakların kendisine teslim edilmesini istedi. Osmanlı Devleti bu isteği kabul etmeyince İtalya, Osmanlı’ya savaş ilan etti (1911)

----

Osmanlı, bölgeye karadan ve denizden gereken yardımı gönderemedi. Mustafa Kemal, Enver Bey ve Fethi Bey gibi gönüllü subaylar, Trablusgarp’a giderek halkı örgütleyip İtalyanlara karşı başarılı bir şekilde mücadele ettiler.
Mustafa Kemal, Derne ve Tobruk’ta; Enver Bey, Bingazi’de önemli başarılar kazandılar.

İtalya, Osmanlı’yı zor durumda bırakmak için Çanakkale Boğazı’nı abluka altına aldı ve On İki Ada’yı işgal etti. I. Balkan Savaşı’nın başlaması üzerine Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı. İtalya ile Osmanlı Devleti arasında
Ouchy (Uşi) Antlaşması imzalandı (18 Ekim 1912). Trablusgarp İtalya’ya bırakıldı. Böylece Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki varlığı sona erdi. On İki Ada da geçici olarak İtalya’ya bırakıldı.

Balkan Savaşları: Balkan Savaşları öncesi Batı Trakya, Makedonya, Arnavutluk ve Doğu Trakya Osmanlı Devleti’nin egemenliğindeydi (Harita 1.2). Karadağ’ın saldırısıyla başlayan I. Balkan Savaşı’nda; Sırbistan, Bulgaristan ve Yunanistan’ın da savaşa katılmasıyla birlikte Osmanlı Devleti kısa sürede yenilgiye uğradı. Bulgarlar, Kırklareli ve Edirne’yi işgal edip Çatalca’ya kadar ilerledi. Yunanlılar, Selanik’i ele geçirip Ege Adaları’nı işgal etti. Sırplar, Üsküp ve arkasından Manastır’ı işgal etti. Karadağlılar, İşkodra’yı ele geçirdi. Bütün bu gelişmeler yaşanırken Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti. Büyük devletlerin arabuluculuğu neticesinde yapılan Londra Antlaşması (30 Mayıs 1913) ile Osmanlı Devleti, Midye- Enez hattının batısında kalan topraklarını kaybetti. Osmanlı Devleti karşısında büyük başarı kazanan Balkan Devletleri, toprak paylaşımı konusunda birbirleriyle anlaşamadılar. Bulgaristan’a karşı diğer Balkan Devletleri tarafından kurulan ittifaktan faydalanan Osmanlı Devleti, saldırıya geçerek Edirne ve Kırklareli’yi düşman işgalinden kurtardı. II. Balkan Savaşı sonucunda Balkan Devletleri Bükreş Antlaşması (10 Ağustos 1913) ile Osmanlı Devleti’nden aldıkları yerleri aralarında paylaştılar. Osmanlı
Devleti Bulgaristan ile İstanbul, Yunanistan ile Atina ve Sırbistan ile İstanbul antlaşmalarını imzaladı.

SONUÇ: Sonuç olarak Balkan devletlerinin sınırları değişti. Osmanlı Devleti Makedonya, Arnavutluk, Ege Adaları gibi Balkan topraklarının büyük bir kısmını kaybetti (Harita 1.3).

 

Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtarmak ve eski görkemli günlerine geri döndürmek amacıyla çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bu fikirlerin başlıcaları Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık olmuştur. Osmanlıcılık akımı; dil, din ve etnik farklılıkları gözetmeksizin devletin sınırları içerisinde yaşayan bütün toplumları bir arada tutarak bir Osmanlı milleti yaratma amacını taşımaktaydı. Osmanlıcılık, Balkan milletlerinin isyan edip Osmanlı Devleti’nden ayrılmasıyla geçerliliğini yitirmiştir. Hangi milletten olursa olsun bütün Müslümanları halifenin etrafında toplamayı amaçlayan İslamcılık fikri de Araplar gibi Müslüman milletlerin bağımsız devlet kurmak istemeleriyle önemini kaybetmiştir. Osmanlıcılık ve İslamcılık fikirlerinin devletin dağılmasını önlemek konusunda geçerliliğini yitirmesiyle Türkçülük fikri önem kazanmıştır. Bu akımın savunucuları, Türkleri millî bir duygu etrafında birleştirmeyi amaçlamıştır. Türkçülük fikri Millî Mücadele’nin başarıya ulaşmasındaki en önemli faktörlerdendir. Batıcılık ise Batı’nın siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel görüşlerine uygun bir devlet anlayışını savunur.
Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtaramamıştır ama Batı’nın bilimsel ve teknik gelişmelerinin örnek alınması, Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmesinde önemli bir etken olmuştur.

1. 2. 2. Sosyal durum
Osmanlı Devleti’nin savaşlarda aldığı ağır yenilgilerle beraber toprak kayıpları da artmıştı. Özellikle Balkan Savaşları sonrasında kaybedilen topraklarda büyük kitleler hâlinde Türkler bırakıldı. Bu topraklarda kalan Türkler, gördükleri
baskılar karşısında Anadolu’ya göç etti (Görsel 1.17).
Doğu Anadolu’da işgale uğrayan yerlerden halk daha güvenli gördüğü başka kentlere göç etmeye başlamıştı. Göçün yaratmış olduğu karmaşa da sosyal hayatı olumsuz etkiledi. Bu karmaşanın yaşandığı yerlerin başında daha fazla
göç almaya başladığı için Orta Anadolu gelmekteydi. Savaşın yaratmış olduğu başka olumsuzluklar da vardı. Bunların başında eşkıyalık faaliyetleri sebebiyle ülkedeki asayişin ortadan kalkması ve temel gıda maddelerindeki
pahalılık geliyordu. Savaşın ilanından sonra fiyatların yükselmesi halkın alım gücünü düşürdü. Çünkü Osmanlı Devleti bir tarım devleti olmakla beraber şeker, un gibi gündelik yaşamda son derece önemli olan tarım ürünlerini ithal eder durumdaydı.
Bunun yanında Osmanlı sosyal hayatında olumlu gelişmeler de yaşanmıştı.
XIX. yüzyılda ulaşım ağının gelişmesiyle şehirlerin sayısı arttı. Artan şehirleşmeyle beraber altyapı, su, tramvay, hava gazı hizmetlerinin sağlanması çalışmaları önem kazandı. Osmanlı Devleti’nde 1860’lardan itibaren demir yollarının hizmete girmesiyle şehirler arası ulaşım gelişir. XIX. yüzyılda posta teşkilatının kurulması, telgrafın yaygınlaşması ve gazetelerin çıkarılmasıyla haberleşmede önemli gelişmeler sağlandı. Yaşanan bu gelişmeler şehirlerin önemini artırdı.

1. 2. 3. Ekonomik Durum
Avrupa devletleri Sanayi İnkılabı’yla beraber hızla ekonomik büyüme sağlarken Osmanlı Devleti kendi sanayileşmesini gerçekleştiremedi. Avrupalı ülkelerin rekabetiyle açık pazar haline dönüştü. Kısa sürede yerli sektörler çöküntüye uğradı. Dış ticaretin yapısı değişti, sanayi tüketim malları ithal eden ve tarımsal ürünler ve madensel ham maddeler ihraç eden ekonomik bir yapı ortaya çıktı. Bu durum dış ticaret açığının büyümesine neden oldu. Bu açıklar 1850 yılına kadar altın ve gümüş ihracı ile karşılanırken 1854 yılından sonra Avrupa ülkelerinden borç alınarak karşılanmaya başlandı. Böylece Osmanlı Devleti’nin serbest ticaret yolu ile Avrupa ülkelerine olan bağımlılığına bir de ekonomik bağımlılık eklenmiş oldu.
Osmanlı Devleti’nin ekonomisi, tarıma dayalıydı. Fakat uzun süren savaşlar, yaşanan toprak kayıpları ve tarımda çalışması gereken nüfusun cephelerde olmasından dolayı tarıma dayalı ekonomi olumsuz etkilendi. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin mali sıkıntıları giderek arttı ve Kırım Savaşı’nda ilk kez dışarıdan borç alındı. Kırım Savaşı’yla ilk defa yapılan dış borçlanmanın ardından yirmi yıl içinde on beş farklı dış borçlanma daha yapıldı. Alınan
paralar, yatırımlar için ya da üretimi arttırmak amacıyla harcanmayıp devletin genel giderleri için harcandı. Bu yüzden borç alınan 127 milyon liraya karşı, devletin faizlerle birlikte 259 milyon lira geri ödemesi gerekmişti. Osmanlı Devleti, aldığı borçların faizini bile ödeyemeyince iflas ettiğini açıkladı. 20 Aralık 1881’de yayımlanan Muharrem Kararnamesi ile alacaklı olan devletler Düyûn-ı Umûmiye İdaresini (Genel Borçlar İdaresi) kurdular (Görsel 1.18). Bu idarenin kurulmasıyla Osmanlı maliyesi alacaklı devletlerin denetimi altına girdi. Bu olumsuz gelişmelerin ardından Osmanlı Devleti ekonomik bağımsızlığını kaybetti.

 

1.3. I. DÜNYA SAVAŞI (1914-1918)

----

Nedenleri:

  1. Avrupalı devletlerin sömürgecilik faaliyetleri, hammadde ve pazar rekabeti.
  2. Almanya ve İtalya’nın sömürgeciliğe başlamaları.
  3. İngiltere ve Fransa’nın, Almanya’ya karşı silahlanmaya başlaması.
  4. Rusya’nın ideallerini gerçekleştirme isteği.
  5. Balkanlar’da Slav – Germen çekişmesi.
  6. Fransız İhtilali’nin doğurduğu milliyetçilik akımı.
  7. Fransa’nın Alsace-Loraine’i Almanya’dan almak istemesi.
  8. Avusturya-Macaristan prensinin Saraybosna’da bir Sırp milliyetçi tarafından öldürülmesi (28 Haziran 1914).

 

Dünya Savaşı Öncesi Oluşan Bloklar

İttifak (Bağlaşma) Bloğu

Almanya

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu

İtilaf (Anlaşma)Bloğu

İtalya, İngiltere, Fransa, Rusya

NOT: İtalya, İttifak grubunda iken Antalya ve çevresinin kendisine bırakıldığı gizli Londra Antlaşması ile İtilaf Grubu’na geçmiştir.
NOT 2: Bulgaristan Çanakkale Savaşı’ndan sonra İttifak Grubu’na katılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na Girme Nedenleri

----
  1. İttihatçıların Almanlara sempati duyması.
  2. Alman desteği ile devletin kurtulacağına inanılması.
  3. Osmanlı Devleti’nin Almanya ile gizli bir anlaşma yapması (2 Ağustos 1914).
  4. Osmanlı Devleti’nin siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi.
  5. Osmanlı Devleti’nin, İngiltere ve Fransa’nın ekonomik baskılarından kurtulmak istenmesi.
  6. Osmanlı Devleti’nin kaybettiği toprakları geri almak istemesi.
  7. Osmanlı coğrafyasının jeopolitik önemi.

 

Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni I.Dünya Savaşı İçine Çekme Nedenleri

  1. Almanya’nın halifelik makamını kullanarak İngiliz ve Fransız sömürgelerindeki Müslümanları ayaklandırmak istemesi.
  2. Almanya’nın yeni cepheler açarak İtilaf devletlerinin kendi üzerindeki baskısını hafifletmek istemesi.
  3. Almanların, İngilizler’in Osmanlı toprakları üzerinden geçen Uzak Doğu sömürge yollarını ele geçirmek istemesi.
  4. Almanya’nın Musul-Kerkük petrollerinden yararlanmak istemesi.
  5. Almanya’nın, İtilaf devletlerinin Boğazlar yoluyla Rusya’ya yardım göndermesini önlemek istemesi.
  6. Almanların İngilizlerden kaçan Goben ve Breslav adlı gemileri Osmanlı Devleti’ne sığınmıştır.
  7. Osmanlı, gemileri satın aldığını açıklamış ve gemilerin adlarını Yavuz ve Midilli olarak değiştirmiştir.
  8. Bu gemiler, Rusya’nın Sivastopol ve Odesa limanlarını bombalamıştır.
  9. Ruslar bunun üzerine Karadeniz sahillerine ve Doğu Anadolu’ya saldırmıştır.

 

 

OSMANLI DEVLETİ’NİN I.DÜNYA SAVAŞI’NDA SAVAŞTIĞI CEPHELER

Topraklarımızda Savaştığımız Cepheler     Topraklarımız Dışında Savaştığımız Cepheler
Kafkas Cephesi
Kanal Cephesi
Filistin-Suriye Cephesi
Irak Cephesi
Çanakkale Cephesi
Hicaz-Yemen Cephesi
Topraklarımız Dışında Savaştığımız Cepheler
Makedonya
Galiçya Cephesi
Romanya

Osmanlı devletinin 1. Dünya savaşında savaştığı cepheler
Kafkas Cephesi

Cephenin Açılma Nedenleri :

  1. İttihatçıların Orta Asya’daki Türkleri birleştirme ve Hindistan’a kadar toprakları genişletme isteği.
  2. Almanların Bakû petrollerini ele geçirmek için Osmanlı’yı kışkırtması.
  3. Rusların Doğu Anadolu’ya saldırmasıyla mücadele başlamıştır (1 Kasım 1914).
  4. Enver Paşa Sarıkamış’ta Ruslara karşı cephe açmıştır.
  5. 90.000 asker Allahuekber Dağları’nda soğuktan donarak şehit olmuştur (Sarıkamış Faciası).
  6. Ruslar, Doğu Anadolu’yu işgal etmiştir.
  7. M. Kemal Muş ve Bitlis’i Ruslardan geri almıştır (1914).
  8. Rusya’da Bolşevik İhtilali çıkmıştır (1917).
  9. Rusya Brest Litowsk Antlaşması ile I.Dünya Savaşı’ndan çekilmiş; Kars, Ardahan ve Batum’u Osmanlı Devleti’ne bırakmıştır (3 Mart 1918).

Kanal Cephesi

Cephenin Açılma Nedenleri :

----
  1. Osmanlı Devleti’nin Mısır’ı İngilizler’den geri alma düşüncesi.
  2. Osmanlı Devleti’nin, İngilizler’in Uzak Doğu sömürgeleriyle olan bağlantısını kesmek ve Süveyş Kanalı’nı ele geçirmek istemesi.
  3. Cephede mücadele 3 Şubat 1915’te başlamıştır.
  4. Almanya’nın desteği ile iki kez harekat düzenlenmiştir.
  5. Osmanlı Devleti başarılı olamamıştır (1916).

 

Suriye ve Filistin Cephesi

Cephenin Açılma Nedenleri :

  1. Osmanlı Devleti’nin İngilizler’in Süveyş’ten kuzeye doğru ilerleyişini durdurmak istemesi.
  2. İngilizler Halep’e kadar ilerlemiştir (1918).
  3. Yıldırım Orduları Komutanı M.Kemal Paşa, İngilizler’i Halep’in kuzeyinde durdurmuştur.
  4. Misak-ı Milli’nin Suriye sınırı çizilmiştir.

Irak Cephesi

Cephenin Açılma Nedenleri :

  1. İngilizler’in Rusya’ya yardım ulaştırmak istemesi.
  2. İngilizler’in Musul-Kerkük petrollerine sahip olmak istemesi.
  3. İngilizler’in Hint deniz yolunun güvenliğini sağlamak istemesi.
  4. İngilizler’in Basra’ya çıkarma yapmasıyla başlamıştır.
  5. Türk ordusu Kut-ül Amare’de başarılı olmuş ise de, İngilizler Bağdat’ı ele geçirmiştir (11 Mart 1917).

Çanakkale Cephesi

Cephenin Açılma Nedenleri :
1-İtilaf Devletleri’nin Rusya’ya yardım göndermek istemesi.
2-İtilaf Devletleri’nin Boğazlar’ı ele geçirerek, Osmanlı’nın İttifak Devletleri ile bağlantısını kesmek ve Osmanlı’yı saf dışı etmek istemesi.
3-İtilaf Devletleri’nin Balkan devletlerini yanlarına çekmek istemesi
4-Osmanlı’nın Kafkas ve Kanal cephelerinden çekilmesinin sağlanmak istenmesi.
İngiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale Boğazı’na saldırmış, savaş başlamıştır (19 Şubat 1915).
Mayınlı boğazlardan İtilaf Devletleri geçememiştir.
İtilaf Devletleri Gelibolu Yarımadası’na ve boğazın iki yakasına asker çıkarmıştır. Türk askeri Gelibolu, Conkbayırı, Anafartalar’da başarı elde etmiştir Mustafa Kemal bu cephede başarılar kazanmıştır.
Düşman askerleri sekiz ay sonra savaştan çekilmek zorunda kalmıştır (9 Ocak 1916).

Çanakkale Savaşı’nın Sonuçları :

  1. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı, yalnız bu cephede başarılı olmuştur.
  2. Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı’nın uzamasına neden olmuştur.
  3. 500.000 insan ölmüştür.
  4. M. Kemal; önce albay, daha sonra da general olmuş, yurt içinde ve dışında tanınmıştır.
  5. Bulgaristan İttifak Devletleri yanında savaşa katılmıştır.
  6. Rusya’da Bolşevik İhtilali olmuş, SSCB kurulmuştur.
  7. Kafkas Cephesi kapanmıştır.
  8. Zafer, tutsak milletlere bağımsızlık mücadelesinde bir örnek oluşturmuştur.

 

Hicaz-Yemen Cephesi

----

Cephenin Açılma Nedeni :

  1. Osmanlı Devleti’nin kutsal yerleri İngilizlerden korumak istemesi.
  2. İngilizler Arapları Osmanlı aleyhine kışkırtmıştır.
  3. Fahrettin Paşa İngilizler’le ve Mekke Emiri Şerif Hüseyin ile mücadele etmiş, başarılı olunamamıştır.

 

Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi

Cephenin Açılma Nedeni :

  1. Osmanlı Devleti’nin; müttefiklerine (özellikle Almanlara) yardım etmek istemesi.
  2. Osmanlı; Rusya, Romanya ve Fransa ile mücadele etmiş, fakat başarılı olamamıştır.

Notlar:
-Mustafa  Kemal; Kafkas, Çanakkale ve Suriye-Filistin cephelerine katılmıştır.
-Kafkas ve Kanal cepheleri taarruz cepheleridir ve bu cephelerin açılmasında Almanya’nın isteği etkili olmuştur. Kanal cephesinde Almanlar cephane yardımı da yapmışlardır.
-Osmanlı Devleti Galiçya, Romanya ve Makedonya Cephesi’nde kendi sınırları dışında savaşmıştır.
-Brest-Litowsk Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Berlin Antlaşması ile Rusya’ya verdiği Kars, Ardahan ve Batum’u geri almıştır.
-Osmanlı’nın kazandığı tek cephe Çanakkale’dir.
-Başta kazanılmaya çalışılıp kaybedilen cephe Irak’tır.

 

 

OSMANLI DEVLETİ’Nİ PAYLAŞMAK İÇİN İMZALANAN GİZLİ ANTLAŞMALAR

Formül: Ba L Po Sa Sı Mı

Boğazlar Antlaşması (1915)
İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanmıştır.
İstanbul ve Boğazlar, Rusya’ya bırakılmıştır.
Londra Antlaşması (1915)
İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında imzalanmıştır.
İtalya’ya Antalya ve çevresi ile Oniki Adalar bırakılmıştır.
İtalya bu antlaşmadan sonra İtilaf Grubu’na katılmıştır.
Petrograt Protokolü (1916)
İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında imzalanmıştır.
Rusya’ya Boğazlar’a ek olarak Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon’a kadar olan Doğu Karadeniz bölgesi bırakılmıştır.
Sykes-Picot Antlaşması (1916)
İngiltere ve Fransa arasında, İtalya’dan gizli olarak yapılmıştır.
Rusya; Doğu ve Kuzeydoğu Anadolu’nun kendisine verilmesi şartı ile bu anlaşmayı kabul etmiştir.
Fransa’ya; Adana, Hatay, Suriye kıyıları ve Lübnan bırakılmıştır.
İngiltere’ye Musul hariç Irak bırakılmıştır.
Suriye’nin diğer bölgeleri ile Musul ve Ürdün’ü kaplayan bölgede Büyük Arap Krallığı kurulması kararı alınmıştır.
Arap Krallığı İngiliz ve Fransız himayesinde olacaktır.
Özerk bir Filistin Devleti kurulacaktır.
Bu antlaşma ile Araplar, İngilizler’in yanında Osmanlı’ya karşı savaşmıştır.
Not :Antlaşmanın İtalya’dan gizli yapılmasında, İtalya’nın aktif olarak I.Dünya Savaşı’na katılmaması etkili olmuştur.
Saint-Jean De Maurienne Antlaşması (19 Nisan 1917)
İtalya, kendisinden gizli olarak imzalanan Sykes Picot Antlaşması’na tepki göstermiştir.
Konya, Antalya, Aydın ve İzmir çevresi İtalya’ya bırakılmıştır.
Mc Mahon Antlaşması
İngilizler Arapları Osmanlı aleyhine kışkırtmıştır.
Araplara Büyük Arap Krallığı kurma sözü verilmiştir.
Not 1: Rusya’da Bolşevik İhtilali olmuştur. Bunun üzerine İtilaf Devletleri Rusya’ya bırakılan toprakların yarısında Özerk Kürt Devleti oluşturmayı, diğer yarısını da Ermenistan’a vermeyi kararlaştırmışlardır.
Not 2: Bolşevik Rejimi gizli antlaşmaları açıklayınca, gizli antlaşmalar uygulanma zemini bulamamıştır.
Not 3: Gizli Antlaşmalara tepki olarak Wilson İlkeleri yayınlanmıştır.

----

WİLSON İLKELERİ
ABD Başkanı Wilson, gelecekte yapılacak barışın ilkelerini açıklamıştır (8 Ocak 1918).
Buna göre:
Yenen devletler, yenilen devletlerden toprak ve tazminat almayacak.
Devletlerarasında gizli herhangi bir antlaşma yapılmayacak, antlaşmalar açık olarak yapılacak.
Devletlerarasında eşitlik sağlanacak, uluslararası ekonomik engeller kaldırılacak.
Ülkeler arasında silahlanma yarışına son verilecek.
Alsace – Loraine Fransa’ya geri verilecek.
İşgal edilen Rus toprakları boşaltılacak.
Belçika yeniden kurulacak.
Uluslararası anlaşmazlıkları barış yoluyla çözmek için Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kurulacak.
Boğazlar her devlete açık olacak.
Türk egemenliği altında yaşayan diğer milletlere kendini yönetme hakkı verilecek.
Osmanlı Devleti’nin Türk bölgelerine egemenlik hakkı verilecek.
Not:İtilaf Devletleri, toprak elde etmek için Paris Barış Konferansı’nda manda ve himaye fikrini ortaya atmıştır.
Not:İtilaf Devletleri, Wilson İlkeleri’ne ters düşmemek için Mondros Antlaşması’na 7. ve 24. maddeleri koymuşlardır.

ATEŞKES ANTLAŞMALARI
Rusya; Brest-Litowsk Antlaşması ile (3 Mart 1918).
Bulgaristan Selanik Antlaşması ile (29 Eylül 1918).
Osmanlı Devleti Mondros Ateşkes Antlaşması ile (30 Ekim 1918).
Avusturya Villa Gusti Antlaşması ile (3 Kasım 1918).
Almanya ise Rethondes Antlaşması ile (11 Kasım 1918) savaştan çekilmişlerdir.

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 Ekim 1918)

Nedenleri:

Wilson İlkeleri’ne güvenilmesi.

Bulgaristan’ın I.Dünya Savaşı’ndan çekilmesi.

İttihatçılar savaşın kaybedilmesinin sorumluluğu kendi üstlerine kalacağından ülkeyi terk etmişlerdir.

Ahmet İzzet Paşa Kabinesi İtilaf Devletleri’nden ateşkes yapılmasını istemiştir.

Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda Osmanlı Devleti Bahriye Nazırı Rauf Orbay ile İngiliz Amirali Calthrope arasında Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.

 

----

 

  1. a) Osmanlı Devleti’nin Egemenliğini Kısıtlayan Hükümler:

Boğazlar tüm devletlere açık olacak ve İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek.

İtilaf Devletleri, kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durumda herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek (7.madde).

Vilâyât-ı Sitte’de (Altı il; Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Bitlis, Sivas) bir karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri buraları işgal edebilecek (24.Madde).

Bütün haberleşme-ulaşım araç ve gereçleri İtilaf Devletleri’nin kontrolüne verilecek.

 

 

  1. b) Askeri Hükümler:

Güvenliği sağlayacak askerden fazlası terhis edilecek.

İtilaf Devletleri ve Ermeni esirleri serbest bırakılacak.

Türk askerleri İtilaf Devletleri’nin kontrolünde kalacak.

----

Hicaz, Yemen, Suriye, Irak ve Trablusgarp’taki Türk subay ve askerler en yakın İtilaf devletine teslim edilecek.

 

 

  1. c) Ekonomik Hükümler:

Toros Tünelleri İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek.

Tüm demiryolları ve donanma gücü İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılacak, gemiler limanlarda tutuklu kalacak.

Silah, cephane ve orduya ait tüm mallar İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılacak.

Yer altı ve yerüstü zenginlik kaynakları İtilaf Devletleri’nin kontrolüne bırakılacak.

Ülkenin ihtiyaç fazlası kömür, akaryakıt ve deniz gereçleri dışarıya satılmayacak.

 

 

 

 

Mondros Antlaşması’nın Sonuçları:

Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir.

İttihat ve Terakki Partisi, adını Teceddüt Partisi olarak değiştirmiş ve kendini feshetmiştir.

Ermeniler korumaya alınmış ve doğuda bir Ermeni Devleti kurma zemini hazırlanmıştır (24.madde).

Antlaşmanın 7. maddesi Osmanlı topraklarının işgalini kolaylaştırmıştır.

İlk olarak İngilizler Musul’u işgal etmiştir (3 Kasım 1918). Ardından Urfa, Antep ve Maraş’a girmişlerdir.

İtilaf Devletleri’nin donanmaları İstanbul önlerine gelmiştir (13 kasım 1918).

İşgallere karşı Türk milleti tarafından direniş cemiyetleri kurulmuştur.

Azınlıklar da işgalleri kolaylaştırmak için zararlı cemiyetleri kurmuştur.

M.Kemal Suriye-Filistin Cephesi’nde iken, yabancı işgaline açık bırakan maddelere tepki göstermiştir.

İstanbul Hükümeti, Yıldırım Orduları Grubu’nu ve VII.Ordu Karargâhı’nı kaldırmış, M.Kemal’i Harbiye Nezareti’ne almıştır.

 

 

I.DÜNYA SAVAŞI’NI BİTİREN BARIŞ ANTLAŞMALARI
Savaşı bitiren barış antlaşmalarının metni Paris Barış Konferansı’nda hazırlanmıştır (18 Ocak 1919).

Versailles Barış Antlaşması (28 Haziran 1919)
Almanya ile imzalanmıştır.
Almanya; Alsace-Loraine’i Fransa’ya bırakmıştır.
Bir kısım topraklarını Belçika ile yeni kurulan Litvanya, Polonya ve Çekoslovakya’ya bırakmıştır.
Sömürgeleri galip devletler arasında paylaşılmıştır.
Avusturya ile haberleşmeme sözü vermiştir.
Zorunlu askerlik kaldırılmıştır.
Ağır silahlara sahip olması yasaklanmıştır.
Savaş tazminatı ödemeyi kabul etmiştir.

Saint-Germain Barış Antlaşması (10 Eylül 1919) Avusturya ile imzalanmıştır.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu iki ayrı devlet olmuştur.
Avusturya; Macaristan, Yugoslavya ve Çekoslovakya’nın bağımsızlığını tanımıştır.
Avusturya’da zorunlu askerlik kaldırılmıştır.
Avusturya, Milletler Cemiyeti’nin onayını almadan Almanya ile birleşmemeyi kabul etmiştir.

Neuilly Barış Antlaşması (27 Kasım 1919) Bulgaristan ile imzalanmıştır.
Bulgaristan; Güney Dobruca’yı Romanya’ya, Batı Trakya’yı Yunanistan’a, bir kısım topraklarını ise Yugoslavya’ya bırakmıştır.
Bulgaristan’da zorunlu askerlik kaldırılmıştır.
Deniz ve hava kuvveti bulunmayacak, orduda asker sayısı 25.000 kişiyi geçmeyecek.

Trianon Barış Antlaşması (4 Haziran 1920) Macaristan ile imzalanmıştır.
Macaristan; Topraklarının büyük kısmını Romanya, Çekoslovakya ve Yugoslavya’ya bırakmıştır.
Macaristan’da zorunlu askerlik kaldırılmıştır.
Deniz ve hava kuvvetleri bulunmayacaktır.

 

Sevr Barış Antlaşması (10 Ağustos 1920) Osmanlı Devleti ile imzalanmıştır.
Mebusan Meclisi kapalı olduğundan anlaşma onaylanmamış ve uygulanamamıştır.
Osmanlı Devleti’nin imzaladığı son antlaşmadır.
Notlar:Avusturya-Macaristan İmparatorluğu iki ayrı devlet olmuştur.
Neuilly Antlaşması ile Bulgaristan’ın Ege Denizi ile bağlantısı kesilmiştir.
Trianon Antlaşması, ileride çıkacak azınlıklar meselesinin zeminini hazırlamıştır.
Sevr Antlaşması, Osmanlı’nın imzaladığı son antlaşmadır, Mebusan Meclisi dağıtıldığından onaylanmamış ve uygulanmamıştır.

1.DÜNYA SAVAŞI’NIN SONUÇLARI
Savaştan en karlı devlet İngiltere çıkmış ve Avrupa’nın en güçlü devleti olmuştur.
Fransa, Almanya’nın etkisinden kurtularak ikinci güçlü devlet haline gelmiştir.
İtalya, Avusturya’dan toprak almış ve Oniki Adalar’a hakim olmuştur.
Rus, Alman, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı imparatorlukları yıkılmış yeni milli devletler kurulmuştur.
Litvanya, Letonya, Estonya, Finlandiya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Polonya, Macaristan, SSCB kurulan yeni devletlerdir.
Avrupa’da denge boşluğu meydana gelmiştir.
Yenilen devletlerde rejim değişikliği olmuştur.
Dünya barışını sağlamak için merkezi Cenevre’de olan Milletler Cemiyeti kurulmuştur.
Sömürgeciliğin yerini manda ve himayecilik almıştır.
Sınırlar çizilirken “milliyetçilik” ilkesi dikkati alınmadığından “azınlıklar” meselesi çıkmıştır.
I. Dünya Savaşı’nı bitiren antlaşmalar, II. Dünya Savaşı’nın zeminini hazırlamıştır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir