Tıklayın YKS Netlerinizi artıralım... Hafıza Teknikleriyle YKS'ye Hazırlanmak İster Misiniz?

İnkılap Tarihi Dersi 5. Ünite Ders Notları- 2. Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye ve Dünya

12. İnkılap Tarihi Dersi 5. Ünite Ders Notları –
2. Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye ve Dünya

---

12.Sınıf İnkılap Tarihi Ders Notları serisine devam ediyoruz. Daha Önce 1234. Ünitelere ait Ders Notlarını paylaşmıştık. Şimdi ise 2. Dünya savaşı sürecinde Türkiye ve Dünya Kısa Özet şeklinde konu anlatımını aşağıya ekliyoruz. Yine Bu konumuzda son derce önemlidir. Zira İkinci Dünya savaşı ile ilgili bilgileri öğreneceğiz. Böylelikle inkılap Tarihi Ders Notları yeni Müfredat ile ilgili eksiklerimizi tamamlayacağız.

---

5.1. II. DÜNYA SAVAŞI

5.1.1. II. Dünya Savaşı’nın Nedenleri

a) II. Dünya Savaşı’nın Sebepleri

–  I. Dünya Savaşı’nın sonucunda Almanya ile yapılan Versay Antlaşması’dır. Bu antlaşma Almanya’ya çok ağır yükümlülükler getirmiştir.
– Japonya’nın Çin’e (Mançurya) saldırması (1931)
–  İtalya’nın Habeşistan’a saldırması
–  Milletler Cemiyeti’nin etkisiz kalması ve Dünya Barışını sağlayamaması
İlk olarak kurulan grup Mihver grubudur. 1936’da Almanya ve İtalya mihveri yani Roma-Berlin Eksenli ittifakı kurdular. Aynı yıl Japonya da bu ittifaka katıldı.
ÖNEMLİ NOT: Almanya ile Avusturya bir oldu-bittiyle 12 Mart 1938’de birleşecektir. (Anschluss Olayı)

5.1.2. II. Dünya Savaşı’nın Başlaması ve Savaşın Seyrini Değiştiren Olaylar

Mihver Grup: Japonya, İtalya, , Bulgaristan, Romanya ve Almanya’dan oluşur.
Müttefik grup: ABD, Rusya İngiltere ve Fransa vardı. Müttefik gruba en son katılan ABD’dir.
ABD’nin savaşa katılması savaşın seyrini değiştirecektir. ABD II. Dünya savaşına girerken yine I. Dünya Savaşı’nda yaptığı gibi bir bildiri yayınlayacaktır. Bu bildiri Atlantik Bildirisi’dir. İçeriği hemen hemen Wilson İlkeleri ile aynıdır.
Almanya savaşı başta iyi götürecektir. Fakat 1941’den sonra kaybetmeye başladı. Savaştan en önce çekilen Mihver devleti 1943’te İtalya oldu. Müttefikler Almanya üzerine Normandiya Çıkarması’nı yaptılar (1944).Almanya bu çıkarma ile çok ağır bir darbe aldı ve 1945’te resmen teslim olmak zorunda kaldı.
1945’in 6 Ağustos’unda Enola Gay (Uçan Kale) adlı bir ABD B52 Bombardıman Uçağı’nın Japonya’ya (Hiroşima ve Nagazaki) 2 atom bombası atması ile Japonya da teslim oldu. Böylece savaş resmen bitti.
Not: 6 Ağustos 1945’te Enola Gay (gay) isimli savaş uçağı ile Hiroşima’ya, üzerinde Little (lidıl) Boy (Küçük Çocuk) yazan, ilk atom bombası atılmış ve ilk anda 70.000 kişi hayatını kaybetmiştir. 3 gün sonra da Nagazaki’ye, Fat (fet) Boy (Şişman Çocuk) adını verdikleri bir atom bombası daha atıldı. Bombaların ortaya çıkardığı radyasyonun da etkisiyle kısa süre içinde iki kentte ölenlerin sayısının 500.000’i geçtiği tahmin edilmektedir.

5.1.3. Birleşmiş Milletler Teşkilatının Kuruluşu

Dünya barışı için, uluslararası işbirliğini sağlamak amacıyla, özgür istemleriyle bir araya gelmiş olan ülkelerin 24 Ekim 1945’de kurdukları örgüttür.
Örgütün görevleri:
1. Uluslararası barış, güvenlik ve işbirliğini sağlamak.
2. Barış ve antlaşma koşullarına uymak ve uygulamak.
Örgütün amaçları: 
1. İnsanlığı savaş tehlikesinden korumak.
2. İnsan hak ve özgürlüğünü, bütün ulusların hak eşitliğini vurgulamak.
3. Devletler hukuku kurallarına saygılı olmak daha iyi yaşam koşulları sağlamak.
4. Barışın sağlanması için güçleri birleştirmek.
5. Ekonomik ve toplumsal kalkınmayı kolaylaştırmak.
6. Kültürel kalkınmayı hızlandırmak.

5.2. II. DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE TÜRKİYE

---

5.2.1. Savaş Döneminde Türkiye’nin Dış Politikası
Türkiye Savaşın ilk yıllarında tarafsız kalmış ve bu politikasını savaşın sonuna kadar korumaya çalışmıştır. Müttefiklerin tüm çabalarına rağmen Savaşa girmemiş ancak birleşmiş Milletlerin kurulması ve kurucu üyelik alınacağı konusunda ki uyarılara göre Türkiye Almanyaya  23 Şubat 1945’te Almanya’ya savaş ilan etti.
5.2.2. II. Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye’deki Ekonomik, Toplumsal ve Politik Gelişmeler

---

Millî Korunma Kanunu (18 Ocak 1940): II Dünya Savaşı’nın başlaması  üzerine ekonomiyi ve fiyatları denetim altına almak için Millî Korunma Kanunu çıkarıldı ve böylece savaş ekonomisi uygulaması başladı. Bu kanunla devletin ekonomiye müdahale olanakları genişledi ve özel girişim devletin vesayeti altına girdi. Fakat üretim artışında yaşanan sorunlar ve ithalattaki imkânsızlıklar yüzünden birçok ürün ve mal yetersiz seviyeye düştü ve karaborsa oluştu.
Kanundan istenilen sonuçlar elde edilemeyince fiyatlar serbest bırakıldı. Çiftçi, tüccar ve sanayicinin durumu iyileşti. Fakat sabit ücretle geçinen dar gelirlilerin durumu çok zorlaştı. Yüksek enflasyonla birlikte fiyatların çok artması büyük tepkilere yol açtı. Üretimin düşmesi, silah altına alınan askerlerin ve halkın zorunlu ihtiyaçlarının karşılanamaması hükûmeti yeni tedbirler almaya sevketti. 1942’de ailelerin günlük ekmek ihtiyacı belirlenerek halka ekmek karneleri verildi. Halk, günlük ekmek ihtiyaçlarını karnelerinde yazılı olan miktar kadar alabiliyordu

Varlık Vergisi (11 Kasım 1942): Savaş koşullarının getirdiği karaborsacılıkve fiyatların yükselmesi bazı kimselerin olağanüstü servetler edinmesine yol açmış ve savaş zenginleri ortaya çıkmıştı. Çıkarılan kanunla bir defaya mahsus olmak üzere Varlık Vergisi adı altında servet üzerinden ağır bir vergi alındı. Komisyonlar tarafından belirlenecek vergiyi bir ay içinde ödemeyenler çalıştırılmak üzere Erzurum Aşkale’ye gönderildi. Kanunun uygulanması sırasında komisyonların belirlediği vergilendirmelerdeki haksızlıklar ve ödemelerin kısa bir süre içinde  gerçekleştirilmesinin istenmesi gibi uygulamalar birtakım sıkıntıların ortaya çıkmasına yol açtı ve 1944 yılı başlarında Varlık Vergisi uygulamasına son verildi.

Toprak Mahsulleri Vergisi (26 Nisan 1944): Tarımla uğraşan kesimi vergilendirmek, askerin ve halkın asgari ölçüde beslenmesini sağlamak için Toprak Mahsülleri Vergisi çıkarıldı. Bu vergi savaş ortamının olağanüstü koşullarının zorunlu kıldığı bir uygulama olarak düşünülmüştü. Çiftçiler yetiştirdikleri ürünün %10’unu ya nakit olarak ya da mal olarak ödediler. İlkel sayılacak şartlar altında üretim yapıldığı ve askere alımlar yüzünden iş gücü azaldığı için köylünün üretimi oldukça düşüktü. Kendi ihtiyacını ancak karşılayabilecek kadar üretim yapan çiftçiler ve köylüler bu vergiden hayli olumsuz etkilendiler. Üç yıl boyunca uygulanan bu vergi, büyük toprak sahiplerinin iktidardaki partiye karşı cephe almalarına da yol açtı

İç Politika Gelişmeleri: 2. Dünya savaşının ekonomik ve sosyolojik etkileri demokratik olarak Ülkede yeni arayışlara gilmesine neden olmuştur. Bu sürecin sonunda Demokrat parti kurulmuştur.

5.3. II. DÜNYA SAVAŞI’NIN SONUÇLARI

II. Dünya Savaşı’nın Sonuçları

–  Savaşın kazananları ABD, İngiltere ve SSCB oldu. Fakat ABD ile İngiltere Atlantik Bildirisi’ne uymadılar.
–  SSCB Orta Avrupa ve Balkanlar’da kendisine bağlı komünist yönetimler kurdu. Komünizm hızla yayılmaya başladı. Bu arada Nazizm ve Faşizm de sona erdi.
–  Atom bombası ile dünya artık Nükleer Çağa adım attı.
–  Savaştan sonra SSCB’nin komünizm sayesinde hızla yayılmasına karşı ABD Truman Doktrini (1947) adıyla bir plan uygulamaya başladı. Bu plana göre, Sovyet tehdidi altındaki ülkelere ekonomik ve askeri yardımda bulunulacaktı. Bu çerçevede ABD Dışişleri Bakanı Marshall’ın yardım planı uygulamaya konuldu. 1948–1952 yılları arasında Marshall yardım planı çerçevesinde Türkiye’ye de toplam 352 milyon dolar para yardımı yapıldı.
–  Sıcak savaş artık yerini soğuk savaşa bıraktı. Soğuk savaş Nato-Varşova Paktı arasında 1991’e kadar devam etti – Mısır, Hindistan, Pakistan, Tunus, Fas, Cezayir, Libya bağımsız oldu.
–  İngiltere ve Fransa ekonomik yönden zayıflamaya başladılar. Bunun yerine ABD ve SSCB dünya lideri olma yarışına girdiler.
–  Stalin (Rusya), Çörçil (İngiltere) ve Roosevelt (ABD) 4–11 Şubat 1945’te Kırım’da Yalta Konferansı’nda bir araya geldiler ve kendi aralarında egemenlik alanlarını belirlediler. Nisan 1945’te de San Fransisko Konferansı ile BM’yi kurdular. Ağustos 1945 Postdam Konferansı ile de yenik devletlerle yapacakları barışın esaslarını belirlediler. – ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve SSCB öncülüğünde BM kuruldu. Bu beş ülke BM’nin Güvenlik Konseyinde veto hakkına sahip olan ülkelerdir.

5.3.1. II. Dünya Savaşı’ndan Sonra Orta Doğu

– Roma İmparatorluğu zamanında Filistin’den sürülen Yahudiler, yüzlerce yıl Kudüs topraklarına dönmeye çalıştı.
– Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid, imparatorluğun dağılma sürecinde dahi büyük ekonomik yardım tekliflerine
rağmen, Yahudilerin Kudüs’e yerleşmelerine izin vermedi.
– I. Dünya Savaşı’nın sonunda Kudüs, Osmanlı Devleti’nin elinden çıktı.
– Kudüs İngiltere’nin mandası altına girdi.
– Filistin’de yaşayan Araplarla çeşitli yollarla gelip Filistin topraklarına yerleşen Yahudiler arasında çatışmalar
başladı.
– İngiltere zaman zaman Yahudi göçlerini sınırladıysa da alınan önlemler yeterli olmadı.
– “Haganah” adlı bir gizli örgüt ile “İrgun” adlı terör örgütleri Filistin’e kaçak göçleri organize etti.
– Arap-Yahudi çatışması devam etti.
– İngiltere, II. Dünya Savaşı’ndan sonra 2 Nisan 1948’de Araplar ve Yahudiler arasındaki anlaşmazlığı Birleşmiş
Milletlere götürdü.
– BM Filistin Komisyonu oluşturuldu ve komisyon oy birliği ile Filistin’in bağımsızlığını teklif etti.
– 27 Kasım 1947’de yapılan görüşmede çoğunluğun kararı benimsendi.
– Filistin’in Araplar ve Yahudiler arasında taksimine karar verildi.
– Büyük devletlerden Amerika, Sovyet Rusya ve Fransa taksim lehinde oy verirken İngiltere çekimser kaldı.
– Türkiye ise Arap ülkeleriyle beraber Filistin topraklarının taksiminin aleyhinde oy verdi.
– Filistin’in taksim edilmesi kararı bütün Arap dünyasında tepki ile karşılandı.
– Arap ülkeleri 17 Aralık 1947’de Kahire’de yaptıkları toplantıda Filistin topraklarının taksim edilmesini ve İsrail Devleti’nin kurulmasını önlemek için savaşa girme kararı aldılar.
– İngiltere BM kararından sonra 15 Mayıs 1948’e kadar Filistin’deki bütün kuvvetlerini çekme kararı aldı.
– Tel Aviv’de bulunan Yahudi Millî Konseyi, İsrail Devleti’nin kuruluşunu ilan etti (14 Mayıs 1948).
– Amerika, yeni İsrail Devleti’ni daha ilk günden tanıdı.
– Sovyet Rusya da üç gün sonra, Arap-İsrail Savaşı’nın başlamasından sonra, İsrail’i tanıdı.
– İsrail Devleti kurulur kurulmaz Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak devletleri 15 Mayıs’ta İsrail’e savaş açtılar ve Birinci Arap-İsrail Savaşı (1948-1949) başladı.
– BM’nin arabuluculuğu ile bir ateşkes imzalandı.
– İsrail, Filistin topraklarının hemen hemen dörtte üçünü ele geçirdi. Ayrıca Kudüs’ün yarısı da İsrail’in eline geçti.
– 1967 Savaşı’nda İsrai, Kudüs’ün diğer yarısını da eline geçirdi.
– Savaş, Filistin’de yaşayan bir milyon kadar Filistinliyi yerinden etti. Mülteciler Meselesi ortaya çıktı.
– Mısır’da Kral Faruk rejimi yerini Yarbay Cemal Abdülnasır yönetimine bıraktı.
– İsrail’e karşı alınan yenilgi Arap dünyasında milliyetçilik duygusunu harekete geçirdi.
– Arap-İsrail savaşındaki yenilgi, Araplar arasında İsrail’e duyulan öfkeyi ve düşmanlığı artırdı.

---

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir