Button Text! Submit original article and get paid. Find out More

Osmanlıda Madencilik Tarihçesi ve Büyük Maden Kazaları

Osmanlıda Madencilik Tarihçesi ve Büyük Maden Kazaları

 
13 Mayıs 2014 Tarihinde Manisanın Soma İlçesinde meydana gelen Kömür Madeni kazası sonrası Takipçilerimiz tarafından Osmanlıda madenler hakkında sorular gelmeye başladı. Elbetteki Osmanlıda madencilik vardı ama bu konuda ilmi bir makale okumalarını herkese tavsiye edemiyorsunuz. Bu sebeple aşağıda kısaca hazırlanmış Osmanlıda maden işletmeciliği yazısını sizler için paylaşıyorum. Makale alıntıdır. hazırlaynıa teşekkür ediyoruz.
Bu vesile ile soma da Meydana gelen kazada şehit olan Madencilerimize Allahtan rahmet yakınlarına da baş sağlığı diliyorum. Kaza da Resmi rakamlara göre 301 kişi Karbanmonoksit zehirlenmesi sonucu şehit olmuştu. 
Ayrıca Makalenin Sonunda Türkiye de bu zamana kadar Meydana gelen maden kazlarının istatistiklerini ekliyorum. Belki bir vesile ile lazım olabilir. Veya Tarih Derslerinde Öğrencilerimize kısaca bahsetmek gerekebilir.  Kısa bir özet olması açısından özenle hazırlanmış bu metinlerin işinize yarayacağını umuyorum. 
soma-maden-faciasının-nedeni_629860
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Osmanlıda Madencilik Tarihçesi
İlkkez Osman Bey döneminde, Bilecik'te demir madenlerinde, Osmanlılar maden işletmeye başlamışlardı. Maden işçiliği süs eşyası, gündelik eşyalar ve silahlar alanlarında gelişmişti. Osmanlı'da madenler iltizam olarak dağıtılır; madenleri işletenler çıkardıkları madenin beşte birini devlete verirdi. Çıkarılan madenler genellikle ülke içinde işlenmezdi. Bu yüzden dışarıya satılırdı. Özellikle XIX. yüzyıl sonlarında çıkarılan madenler genelde İngiltere'ye, madenlerin bir kısmı da Almanya'ya ihraç ediliyordu. Başlıca ihraç edilen madenler; linyit, krom, zımpara, manganez, kurşun, altın, arsenik, boraks gibi madenlerdi.
 
Osmanlı fermanlarına göre en kaliteli gümüş, bakır, demir ocakları; Keban, Ergani, İnegöl, Bilecik, Kiğı, Gümüşhane, Espiye'deydi. Güherçile (potasyum nitrat) ocakları ise; Maraş, Kayseri, Malatya, Akdağ, Van, Niğde, Erciş, İçel, Karaman gibi yerlerdeydi.
 
  Osmanlıda madencilik
 
 
 
 
 
 
 
 
Eğer bir mahalde maden bulunursa hemen devlete haber verilir, madenin cevherinden numune götürülürdü. Darphanede incelenen cevher, işletilmeye müsaitse işletme açılması emredilirdi. Madenleri sık sık eşkiya bastığından bölgede iskan ettirilen aşiretler madenlerin güvenliğini sağlardı.. Madenler genelde çıkarıldıkları yerlerde değerlendirilirdi. Gümüşün çıktığı yerlerin çoğunda darphane açılırdı. Kalıp para kesen hilekarlara karşı önlem alınır; kadılar uyarılırdı. 
 
Özellikle paranın lazım olduğu savaş zamanlarında darphanede büyük bir faaliyet görülürdü.  Güherçile madeninin bulunduğu yerlere yazılar yazılır, gerekli görülen malzemeler istenirdi.
 

Osmanlılar'da özellikle Tanzimat Dönemi'nden itibaren maden işletmeciliği hız kazandı. İlk ''Osmanlı Maden Kanunu'' (Maadin Nizamnamesi)bu dönemde, 1861'de çıkarıldı. Böylece Osmanlı'nın son dönemlerinde madencilik gelişmeye başladı. Ancak Osmanlılar madenciliğin sanayi için önemini kavrayasıya kadar , büyük payı yine yabancılar kaptı. Yabancı şirketler ile Osmanlı'da yaşayan azınlıklar bu madenlere sahip olmaya başladılar.
 
Osmanlı Devleti zamanında işletilen belli başlı madenler ve işletme bölgeleri şunlardı:
 
Ergani: Bakır, demir
 
Zonguldak- Ereğli: Taşkömürü (1829'da bulundu. 1848'de üretimine başlandı.)
 
Eskişehir: Taş ocakları 
 
Bakü: Zift kuyuları
 
Halep- Cebbül: Tuz 
 
Niğde: Gümüş, kurşun
 
Amasya- Gümüşhacıköy: Gümüş
 
Gediz: Şap (alüminyum ve ptosyum sülfat)
 
Konya- Bozkır: Altın, gümüş
 
Selanik: Gümüş
 
Gümüşhane: Bakır
 
İspir: Firuze (turkuaz)
 
NOT: Osmanlı Devleti'nin sömürülmesinin nedenlerinden biri de sahip olduğu zengin yer altı kaynaklarıydı. Osmanlı Devleti, bu kaynaklardan yeterince çıkar elde edemedi.
 

Türkiye'de şimdiye kadar yaşanan bazı maden ocağı kazaları şöyle:

7 Mart 1983: Armutçuk'ta grizu patlaması (103 ölü).

10 Nisan 1983: Kozlu'da grizu patlaması (10 ölü).

31 Ocak 1987: Kozlu'da göçük (8 ölü).

31 Ocak 1990: Bartın'ın Amasra ilçesinde grizu patlaması (5 ölü).

7 Şubat 1990: Amasya Yeni Çeltik'te grizu patlaması (68 ölü).

3 Mart 1992: Kozlu'da grizu patlaması (263 ölü).

26 Mart 1995: Yozgat'ın Sorgun ilçesinde grizu patlaması (37 ölü).

22 Kasım 2003: Karaman'ın Ermenek ilçesinde grizu patlaması (10 ölü).

8 Eylül 2004: Kastamonu'nun Küre ilçesinde yangın (19 ölü).

2 Haziran 2006: Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde grizu patlaması (17 ölü).

10 Aralık 2009: Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde grizu patlaması (19 ölü).

17 Mayıs 2010: Zonguldak'ta grizu patlaması (30 ölü).

8 Ocak 2013: Kozlu'da grizu patlaması (8 ölü).

 

 

İŞTE DÜNYADA SON 10 YILDA YAŞANAN MADEN KAZALARI

2013: Çin'de Tibet'in bulunduğu dağlık alanda meydana gelen toprak kayması sonrası 83 işçi yer altında kalarak can verdi.

2012: Kuzey Kongo’da meydana toprak kayması sonrası en az 60 madenci öldü.

2011: Pakistan’ın güneybatısında bir madende meydana gelen gaz patlaması sonucu 52 kişi hayatını kaybetti.

2010: Yeni Zelanda’da meydana gelen en kötü maden kazasında 29 madenci hayatını kaybetti.

2010: 69 gün boyunca Şili’nin kuzeyindeki Atmaca çölünde madende mahsur kalan 33 madenci arama kurtarma çalışmaları sonucu kurtarıldı.

2010: Batı Virginia'nın Upper Big Branch kömür madeninde meydana gelen patlamada 29 madenci hayatını kaybetti.

2007: Sovyet Ukrayna'nın en kötü madencilik felaketi Donetsk şehrinde bir madende meydana geldi. Metan gazının patlaması sonucu en az 90 madenci hayatını kaybetti.

2007: Altı madenciler, üç kurtarıcılar Utah’da Crandall Kanyonu’nda bulunan kömür madeninde yaşanan çökme sonucu 6 madenci ve 3 kurtarma görevlisi hayatını kaybetti.

2006: Kuzey Meksika'nın Coahuila eyaletinde meydana gelen gaz patlaması sonucu 65 madenci öldü.

2006: West Virginia bir kömür madeninde meydana gelen metan gazı patlaması sonucu 12 madenci öldü.

2005: Çin'de bir kömür madeninde meydana gelen patlama sonucu 214 madenci hayatını kaybetti.

Leave a Reply