Tıklayın YKS Netlerinizi artıralım... Hafıza Teknikleriyle YKS'ye Hazırlanmak İster Misiniz?

YGS Tarih Ders Notları- Arayış Yılları Ünitesi 1579-1699

YGS Tarih Ders Notları- Arayış Yılları Ünitesi 1579-1699

----

ARAYIŞ YILLARI (1579–1699)
XVII. YÜZYILDA AVRUPA VE ASYA’NIN DURUMU
XVII. yüzyılda Avrupa’da mutlak krallıklar vardı. Özellikle İngiltere ve Fransa merkezi güçlerini artırmıştı. İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda ve Portekiz gibi devletler coğrafi keşiflerin ardından sömürgeler elde etme yarışına girdiler. Uzak Doğu ve Hindistan ve Atlas Okyanusu limanları yeni gözde paylaşım bölgeleri oldu. Bu yarış devletler arasında savaşlara(Otuz Yıl Savaşları) yol açmıştır.
XVII. yüzyılda Rusya güçlenerek Karadeniz’in kuzeyi ve Orta Asya’ya doğru egemenlik alanını genişletmeye başlamıştır. Orta Asya’da ise Altınorda Hanlığının dağılmasından sonra toprakları üzerinde Özbekler güçlenmiş; Hive, Buhara ve Hokand hanlıkları kurulmuştu. Yine bu dönemlerde Kazak, Kırgız ve Kaşgar hanlıkları hüküm sürüyordu. Hindistan’da ise Babür Devleti önemli bir siyasi güçtü.

 

XVII. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ’NİN DURUMU
a) Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda doğuda ve batıda en geniş sınırlarına ulaştı.
b) Ancak bu dönemde devlet teşkilatında bozulmalar da başladı. Bu döneme duraklama dönemi de denilir.
c) Başkent, Anadolu ve uzak eyaletlerde isyanlar çıktı. Bu isyanlar güçlükle bastırıldı.
d) Osmanlı Devleti Avrupa’da meydana gelen bilimsel ve teknik gelişmeleri takip edemedi.
e) Osmanlı Devleti, doğuda İran, batıda Avusturya, Lehistan ve Venedik devletleriyle savaşlar yaptı. Orta Avrupa’da Avusturya karşısındaki üstünlüğünü kaybeden Osmanlı Devleti, dönemin sonunda II. Viyana Kuşatması’nda büyük bir bozgun yaşadı.
f) Padişahlar ve devlet adamları duraklamanın ve devlet teşkilatındaki bozulmanın sebeplerini araştırdılar ve devleti eski gücüne kavuşturmak için ıslahat yaptılar. Ancak Avrupa’nın gerisinde kalındığını göremediler. Yapılan ıslahatta Kanuni dönemini örnek aldıkları için yeterince başarı sağlayamadılar.

DEVRİN PADİŞAHLARI
14) I. Ahmed (1603–1617)
15) I. Mustafa (1617–1618) + (1622–1623)
16) II. Osman (1618–1622)
17) IV. Murad (1623- 1640)
18) I. İbrahim (1640–1648)
19) IV. Mehmed (1648–1687)
20) II. Süleyman (1687–1691)
21) II. Ahmed (1691–1695)
22) II. Mustafa (1695–1703)


DURAKLAMANIN SEBEPLERİ
İç sebepler:
Osmanlı Merkez Yönetiminin Bozulması:

----
  • a) Tahta çıkan bazı padişahların çocuk yaşta ve tecrübesiz olmaları,
  • b) Saray kadınları ve bazı devlet adamlarının devlet işlerine karışması,
  • c) Devlet görevlerinin rüşvet ve iltimasla verilmesi
  • d) Bazı yöneticilerin halka kötü davranması,

Ordu ve Donanmanın Bozulması:

  • a) Kanuna aykırı olarak yeniçeri ocağına askerlikle ilgisi olmayan kişilerin alınması,
  • b) Yeniçerilerin kanuna aykırı hareket etmeleri, devlet idaresine müdahale etmeleri, devletin imkânlarını kendi çıkarları için kullanmaya çalışmaları,
  • c) Tımar sisteminin bozulması ve buna bağlı olarak eyalet askerlerinin eski işlevlerini yerine getirememeleri,
  • d) Devletin Avrupa’daki askeri ve teknolojik gelişmeleri takip edememesi,
  • e) Donanmaya önem verilmemesi,

Maliyenin Bozulması:

  • a) Savaşların uzun sürmesinden dolayı masrafların artması,
  • b) Saray masrafları, lüks ve israfın artması,
  • c) İpek ve Baharat yollarının önemini kaybetmesi,
  • d) Kapitülasyonların etkisiyle gümrük gelirlerinin azalması,
  • e) Ulufe ve cülus bahşişlerinin artması,
  • f) Coğrafi Keşifler sonrasında Avrupa’ya gelen altın ve gümüşün çeşitli yollarla gümrüksüz olarak Osmanlı ülkesine girmesi ve Osmanlı parasının değer kaybetmesi

İlmiye Teşkilatının Bozulması:

  • a) Avrupa’daki bilimsel ve teknik gelişmelerin takip edilmemesi,
  • b) Fen bilimlerinin tedrisatının kaldırılması,
  • c) Beşik ulemalığının çıkması

a) Dış Sebepler:

  • a) İmparatorluğun doğal sınırlara ulaşması,
  • b) Avrupalıların bilim ve teknikte ilerlemeleri,
  • c) Coğrafi keşiflerin yapılması
  •  

İÇ İSYANLAR:
İstanbul İsyanları: Yeniçeri ve kapıkulu sipahilerinin çıkardığı isyanlardır.
İsyanların Sebepleri:
a) Kapıkulu askerlerinin ulufelerinin zamanında ödenmemesi, düşük ayarlı akçeyle ödenmesi,
b) Kapıkulu teşkilatının bozulması,
c) Kapıkulu askerlerinin menfaatlerine ters düşen padişah ve devlet adamlarını görevden almak istemeleri,
d) Cülus bahşişi dağıtımındaki aksaklıklar,
e) Bazı devlet adamları ve saray kadınlarının kapıkulu askerlerini kışkırtması

 

----

İsyanların Sonuçları:
1) Devlet merkezinde huzur ve güven bozulmuştur.
2) İlk defa bir Osmanlı Padişahı öldürülmüş ve yeniçerilerin etkinliği artmış padişahların etkinliği azalmıştır.
3) Devlet adamları devlet otoritesini sağlamak için sert tedbirler almışlardır.
Celali İsyanları: XVII. yüzyılda Anadolu’da siyasi, sosyal ve ekonomik sebeplerden dolayı çıkan isyanlardır. En önemlileri; Karayazıcı, Deli Hasan, Canbolatoğlu ve Kalenderoğlu isyanlarıdır.

 

 

Celali İsyanlarının Sebepleri:
a) Tımar sisteminin bozulması ve iltizamın yaygınlaşması,
b) Halktan alınan vergilerin ağırlaşması ve köylünün toprağını terk etmesi,
c) Uzun süren savaşların etkisi,
d) Devşirme kökenli devlet adamlarının Anadolu’da halk ile kaynaşamaması,
e) Merkezi otoritenin zayıflaması ve devlet adamlarının yetersizliği,
f) Kadı ve sancak beylerinin halktan kanunsuz para toplamaları,
g) Haçova Meydan Savaşı’ndan kaçan askerlerin Anadolu’ya gitmeleri

 

Celali İsyanlarının Sonuçları:
1) Anadolu’da huzur ve bozulmuş, can ve mal güvenliği kalmamıştır.
2) Halkın devlete olan güveni sarsılmıştır.
3) Anadolu’da ekonomik hayat durgunlaşmış, üretim azalmış ve vergiler toplanamadığı için devletin gelirleri azalmıştır.
4) Köylü toprağını terk ederek şehirlere göç etmiştir.
c) Eyalet İsyanları: Erzurum valisi Abaza Mehmet Paşa ile Sivas valisi Varvar Ali Paşa isyanları önemli olanlarıdır. Ayrıca uzak eyaletlerde liderliğini yerli hanedanların çıkardığı isyanlar da
çıkmıştır. Bu eyaletler Yemen, Bağdad, Kırım, Eflak, Boğdan ve Erdel’dir.

 

 

----

I. AHMET DÖNEMİ (1603–1617)
I. Ahmet döneminde Kuyucu Murad Paşa Celali isyanlarını kuvvet ve şiddet yoluyla bastırmıştır. Avusturya ve İran ile savaşlar devam etmiştir. Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa Sultanahmet Cami’ni yapmıştır.
Osmanlı-İran savaşları (1603–1611):
Osmanlı-İran Savaşları III. Mehmed döneminde başlamıştı. İran şahı Anadolu’daki Celali isyanlarını fırsat bilerek Ferhat Paşa Antlaşmasıyla kaybettiği toprakları geri almak istiyordu. Bu amaçla Tebriz(1603), Nahcivan ve Revan’ı ele geçirdi.
Tebriz'i geri almak için yapılan savaşta Osmanlı ordusu, Şah Abbas'ın ordularını Selmas yörelerinde yendi. Ancak, Erzurum Beylerbeyi Sefer Paşa'nın çekilen düşman kuvvetlerini izleyip asıl ordudan ayrılmasını fırsat bilen Şah Abbas, ordu merkezine ani bir saldırıda bulundu. Yenilgiye uğrayan Sinan Paşa önce Van'a, daha sonra da Diyarbakır'a çekildi. Şah Abbas Şirvan, Şemahi ve Gence'yi kolaylıkla ele geçirdi.
Osmanlı Devleti’nin Avusturya ile anlaşma yapması ve içeride Celali isyanlarını bastırıp İran savaşlarına eğilmesi, şah Abbas’ı barış istemek zorunda bıraktı.
Nasuh Paşa Antlaşması (1611):
1) Ferhat Paşa Ant ile alınan yerler İran’a bırakıldı.
2) İran, Osmanlıya 200 deve yükü ipek verecek.
Osmanlı-Avusturya Savaşı (1593–1606):
I. Ahmed tahta çıktığında Osmanlı-Avusturya savaşı devam ediyordu. 1605’de Estergon ve Vişegrad kaleleri Avusturya’dan geri alınınca, Eflak, Boğdan ve Erdel beyleri yeniden Osmanlı egemenliğini tanıdılar. Bunun üzerine Avusturya barış istemek zorunda kaldı.
Zitvatoruk Antlaşması (1606):
1) Eğri, Kanije, Estergon Osmanlılarda kalacak.
2) Avusturya her yıl ödediği 30 bin düka vergi kaldırıldı.
3) Avusturya, savaş tazminatı ödeyecek, fakat protokol bakımından Osmanlı padişahına denk sayılacak ve yazışmalarda Sezar unvanını kullanacak.
Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Avusturya karşısındaki üstünlüğünü kaybetmiştir.

 

 

II. OSMAN DÖNEMİ (1618–1622)
Osman-İran Savaşı (1617–1618):
Sadrazam Halil Paşa İran seferine çıktı. Sefere katılan Kırım kuvvetlerinin Serav ovasında İran ordusuna yenilince Halil Paşa Erdebil üzerine yürüdü. Şah Abbas’ın isteğiyle antlaşma yapıldı.
Serav Antlaşması:
1) Nasuh Paşa Antlaşması geçerli olacak.
2) İran’ın ödemesi gereken iki yüz deve ipek yarıya indirilecekti.
Osmanlı-Lehistan Savaşı (1621):
Lehistan’ın Eflak, Boğdan ve Erdel’in iç işlerine karışması ve Osmanlı topraklarına saldıran Ukrayna Kazaklarını koruması üzerine Genç Osman ordunun başında sefere çıktı. Hotin kalesi kuşatıldı, fakat yeniçerilerin isteksizliği yüzünden alınamadı.
Hotin Antlaşması:
1) Hotin Kalesi Osmanlılara bağlı olan Boğdan’da kalacak.
2) İki devlet birbirinin topraklarına saldırmayacak.
3) Lehistan Kırım’a kırk bin düka altın vergiyi vermeye devam edecek.
Genç Osman’ın Reform Çabaları:
Genç Osman Hotin seferi dönüşünde yeniçeri ocağını kaldırmak istedi fakat çıkan bir yeniçeri isyanında öldürüldü.

 


IV. MURAT DÖNEMİ (1623–1640)
IV. Murad 11 yaşında padişah olmuştu. Saltanatının çocukluk döneminde saray kadınları ve devlet adamlarının etkisinde kaldı. Bu dönemde ülkede isyanlar ortaya çıkmış ve İran ile savaşlar başlamıştı. Yeniçeriler sık sık isyan ediyordu.
Olgunluk çağında; yönetime hâkim olan IV. Murad, saray kadınlarının ve ağalarının etkisinden kurtularak devlet idaresini ele aldı. Yaptığı ıslahatlarla ülkede dirlik ve düzeni sağladı devletin otoritesini güçlendirdi.
Osmanlı-İran Savaşları (1624–1639):
İran’ın Bağdat’ı ele geçirmesi üzerine IV. Murad, İran üzerine iki sefer yaptı: Revan Seferi ile Revan ve Tebriz’i aldı(1635). Bağdad Seferi ile de Bağdad’ı ele geçirdi (1638). İran’ın barış istemesi üzerine antlaşma yapıldı.
Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639):
1) Bağdat Osmanlılarda, Azerbaycan ve Revan Safevilerde, kaldı.
2) İki devlet arasındaki Zağros dağları sınır kabul edildi.
3) Kafkaslar Osmanlı Devleti ile İran arasında paylaşıldı.
4) Bugünkü Türk-İran sınırı büyük ölçüde bu antlaşmayla çizilen sınır esasına dayanır.

 

İBRAHİM DÖNEMİ (1640–1648)
Dönemi, sarayda birçok entrikanın ve makam kavgasının döndüğü bir devir oldu. 1648’de çıkan bir isyan sonucu I. İbrahim tahttan indirildi ve boğularak öldürüldü.
Girit Kuşatması (1645):
Venedik’in elinde bulunan Girit adasının korsan yatağı olması ve korsanların Osmanlı gemilerine saldırması sebebiyle Girit adası kuşatılarak Hanya zapt edildi. Ancak adanın tamamı ele geçirilemediği için kuşatma uzadı ve savaş yıllarca sürdü.
IV. MEHMET DÖNEMİ (1648–1687)
Padişahlığının ilk yıllarında devlet idaresi, büyük valide Kösem Sultan ile annesi Turhan Sultan’ın elinde kaldı. Bu sırada devlet güç durumdaydı. Girit savaşı devam ediyordu. Gelirler azalmış, ordu ve donanma bozulmuş, saray masrafları artmıştı.
Sadrazamlığa getirilen Tarhuncu Ahmed Paşa, aldığı tedbirlerle aşırı masrafları kısarak devletin giderlerini azaltmaya, denk bütçe yapmaya çalıştı.
Köprülü Mehmed Paşa’nın Sadrazamlığı:
IV. Mehmed, Köprülü Mehmed Paşa’ya sadrazamlık teklif etti. Köprülü Mehmed Paşa için bazı şartlar ileri sürdü:
a) Padişaha sunacağı arz ve tekliflerin kabul edilmesi,
b) Yapacağı tayin ve azillerde kendisine baskı yapılmaması,
c) Vezirler hakkında çıkabilecek söylentilere inanılmaması ve vezirlerin tarafsızlığına engel olunmaması,
d) Hakkında bir şikâyet olursa savunması alınmadan işlem yapılmaması
Köprülü Ailesi Sadrazamları:
a) Köprülü Mehmet Paşa (1656- 1661)
b) Fazıl Ahmet Paşa (1661- 1676)
c) Fazıl Mustafa Paşa (1687- 1691)

 

Köprülü Mehmed Paşa sadrazam olduğunda ilk iş olarak İstanbul’da güvenliği sağladı. Çanakkale Boğazını Venedik ablukasından kurtarıp Girit’e yardım gönderdi. Erdel beyi Rakoçi’nin isyan ederek Avusturya’ya sığınması üzerine Köprülü Mehmed Paşa sefere çıkarak Yanova kalesini ele geçirdi. Erdel, Eflak ve Boğdan beylerini değiştirdi.
Fazıl Ahmet Paşa’nın Sadrazamlığı:
Fazıl Ahmet Paşa Avusturya üzerine sefere çıkarak Uyvar kalesi ele geçirildi. Avusturya’nın isteğiyle antlaşma yapıldı:
Vasvar Antlaşması (1664):
1) Uyvar ve Novigrad kaleleri Osmanlılarda kalacak, Zerinvar kalesi ise Avusturya’ya bırakılacak.
2) Erdel Osmanlı Devleti’ne bağlı kalacak.
3) Osmanlı Devleti ve Avusturya Erdel’den kuvvetlerini çekecek.
4) Avusturya 200 bin kuruş savaş tazminatı ödeyecek.
Girit Adasının Fethi (1669):
Girit’e sefer düzenleyen Fazıl Ahmed Paşa Kandiye kalesini alarak adanın fethini tamamladı(1669). Girit kuşatmasının 24 yıl sürmesi Osmanlı donanmasının eskisi kadar güçlü olmadığını göstermektedir.
Osmanlı- Lehistan İlişkileri:
Lehistan’ın Osmanlı yönetimindeki Ukrayna Kazaklarına saldırması ve Hotin Antlaşması’nı bozması üzerine padişah IV. Mehmed, sadrazam Fazıl Ahmet Paşa ile birlikte sefere çıktı. Osmanlı ordusunun art arda başarılar kazanması üzerine Leh kralı barış istedi.
Bucaş Antlaşması (1672):
1) Lehistan Podolya’yı Osmanlı Devleti’ne bıraktı.
2) Ukrayna Kazakların idaresine bırakıldı.
3) Lehistan yılda 22 bin altın vergi vermeyi kabul etti.
Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti batıda en geniş sınırlara ulaşmıştır.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın Sadrazamlığı:
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Rusya üzerine sefere çıkarak Çehrin kalesini ele geçirdi.
Bahçesaray Antlaşması (1678):
1) Dinyeper ırmağı iki devlet arasında sınır olacak.
2) Kiev şehri Ruslarda kalacaktı.
Bu antlaşma Osmanlı devletiyle Rusya arasında yapılan ilk antlaşmadır.
II. Viyana Kuşatması (1683):
Katolik Avusturya’nın Protestan Macarlara baskı yapması üzerine, Tökeli İmre liderliğinde isyan eden Macarlar Osmanlı Devleti’nden yardım istediler. Merzifonlu, Macarların yardım isteğini kabul etti. Merzifonlu, büyük bir orduyla Avusturya seferine çıktı.
Osmanlı ordusuna Eflak, Boğdan, Erdel ve Kırım birlikleri de katıldı. Merzifonlu, Avusturya’nın başkenti Viyana üzerine yürüdü ve şehri kuşattı.
Avusturya İmparatoru Avrupa’dan yardım istedi. Papanın teşvikiyle Alman, Fransız ve Lehlerden oluşan 80 bin kişilik yardım ordusu Lehistan Kralı Jan Sobieski’nin komutasında hareket etti. Bu ordunun Tuna’yı geçmesine Kırım hanı Murad Giray engel olamadı.
Kuşatmayı sürdüren Osmanlı ordusu iki ateş arasında kaldı. Yapılan şiddetli çarpışmalar sonucunda Osmanlı ordusu dağıldı. Merzifonlu ordunun bütün ağırlıklarını Viyana önlerinde bırakıp Belgrad’a çekildi ve burada padişahın emriyle idam edildi.
Kutsal İttifak Savaşları (1683–1699):
Viyana bozgunundan sonra Avrupa devletleri Türkleri Avrupa’dan atmak için aralarında Kutsal İttifak (Avusturya, Venedik, Lehistan, Malta ve Rusya) kurdular. Kutsal İttifak ile Osmanlı Devleti arasında 16 yıl süren savaşlar oldu ve Osmanlı Devleti bu savaşlarda yenildi.

 

Viyana Bozgununun Sebepleri:
a) Kuşatma için gerekli topların getirilmemesi,
b) Avrupalı devletlerin Avusturya’nın yardımına gelmeleri,
c) Merzifonlunun son yürüyüşü sürekli geciktirmesi,
d) Şehrin güçlü surlarla çevrilmiş olması
II. Viyana Kuşatmasının Sonuçları:
a) Osmanlı ordusu, tarihimizdeki en büyük bozgunlarından birine uğradı.
b) Osmanlı Devleti'ne karşı Avrupa'nın güçlü devletleri Kutsal İttifak kurarak saldırıya geçtiler.
c) Osmanlının Avrupa’daki ilerleyişi sona erdi.
d) Türklerin Sakarya Savaşı'na kadar sürecek bir geri çekilme süreci başladı.
II. SÜLEYMAN DÖNEMİ (1687–1691)
IV. Mehmet’in tahttan indirilmesi sonucu Osmanlı tahtına çıktı. 4 yıllık saltanatı boyunca Lehistan, Venedik ve Avusturya savaşları devam etti.
II. AHMET DÖNEMİ (1691–1695)
Salankamen Yenilgisi(1691):
Kutsal İttifak devletleriyle savaşlar devam etti. Kırım kuvvetlerini beklemeden Petervaradin'de düşmana ani bir darbe vurmak isteyen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, şiddetli çarpışmaların olduğu Salankamen’de şehit oldu. Sadrazamın şehit olması üzerine Osmanlı ordusu bozguna uğradı (1691).
II. MUSTAFA DÖNEMİ (1695–1703)
II. Mustafa kendisine Kanuni’yi örnek almıştı. Kaybedilen yerleri geri almak için Avusturya’ya karşı üç sefer düzenlendi.
Zenta Bozgunu (1697):
Birinci ve ikinci seferlerde Avusturya’ya karşı başarılı olan Osmanlı kuvvetleri, üçüncü seferde Zenta’da bozguna uğradı.
Padişah hazinesini ve ağırlıklarını savaş alanında bırakmak zorunda kaldı. Viyana yenilgisinden sonra oluşturulan Kutsal İttifak’a katılan Rusya, Karadeniz’e açılmak için Azak kalesini ele geçirdi (1696).
Karlofça Antlaşması (1699):
1) Temeşvar ve Banat dışında bütün Macaristan Avusturya’ya bırakıldı.
2) Ukrayna ve Podolya Lehistan’a bırakıldı.
3) Mora ve Dalmaçya kıyıları Venedik’e bırakıldı.
4) Antlaşma 25 yıl sürecek ve Avusturya’nın garantisi altında bulunacak.

 

İstanbul Antlaşması,1700(Osmanlı-Rusya):
1) Azak Kalesi ve çevresi Rusya’ya bırakılacak.
2) Rusya İstanbul’da bir elçi bulunduracaktı.
Karlofça Antlaşması’nın Getirdiği Sonuçları:
1) Osmanlı Devleti ilk defa toprak kaybına uğradı.
2) Avrupa’daki Türk ilerleyişi durdu ve geri çekilme süreci başladı.(Sakarya Savaşı’na kadar).
3) Askerlik ve savaş tekniğinde Avrupa’nın gerisinde kalındığı anlaşıldı.
4) Rusya, Azak çevresini elde ederek Karadeniz'e çıkma imkânına kavuştu.
5) Macaristan'ın kaybedilmesiyle Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa egemenliği sona erdi.
6) Duraklama devri bitti ve Gerileme devri başladı.

 

XVII. YÜZYIL ISLAHATLARI
XVII. Yüzyıl Islahatlarının Genel Özellikleri:
1. Olayların sebeplerine inilemediğinden duraklamaya çözüm getirilememiştir.
2. Kuvvet ve şiddet yoluyla asayiş sağlanmaya çalışılmıştır.
3. Islahatlarda Avrupa değil Kanuni dönemi örnek alınmıştır. Devlet adamları, devleti eski gücüne döndürmek için ıslahatlar yapmışlardır.
4. Islahatlar şahıslara bağlı kalmış, çıkarları elden giden çevrelerin tepkileri yüzünden başarısız olmuştur.

 

----

I. Ahmed Dönemi:
1. Ekber ve erşed sistemini getirdi. Sancağa çıkma usulünü kaldırdı. Kafes usulünü getirdi.
2. Sadrazam Kuyucu Murad Paşa Celali isyanlarını kuvvet ve şiddet yoluyla bastırdı.
II. Osman Dönemi:
1. Saray dışından evlilik yaparak sarayı halka açtı.
2. Şeyhülislamın fetva dışındaki yetkilerini elinden aldı. İlmiye sınıfının devlet işlerine karışmasını engelledi.
3. Hotin seferinden sonra Yeniçeri ocağını kaldırarak yeni bir ordu kurmak istedi, fakat başarılı olamadı.
IV. Murad Dönemi:
1. Yeniçeri ve sipahi zorbalarını ortadan kaldırarak İstanbul’da asayişi sağladı.
2. İçki ve tütünü yasakladı, gece sokağa çıkma yasağı getirdi.
3. İran seferlerinde Anadolu’daki Celalileri ortadan kaldırarak emniyet ve asayişi sağladı.
4. Duraklamanın sebepleri ve çareleri konusunda devlet adamlarından raporlar istedi. Koçi Bey, Risale’sini padişaha takdim etmiştir.
5. Tımarlar hak edenlere verildi. Anadolu ve Rumeli’deki tımarlı sipahilerin yoklaması yapıldı. Haksızlık ve zorbalık yapan devlet memurları cezalandırıldı.
IV. Mehmet Dönemi:
Tarhuncu Ahmed Paşa Islahatı:
1. Hazineye borcu olan kişilerden bu borçları tahsil etti.
2. İlk defa mali yılın bütçesini önceden hazırladı.
3. Sarayın masraflarını ve lüks harcamaları kıstı.
4. Divan üyeler ve yöneticilerden hazineye para aktardı.
5. Bazı illerin gelirlerini iltizama verdi ve bir kısım dirlik gelirlerini de hazineye aktardı.
Köprülü Mehmed Paşa Islahatı:
1. Dini yönden fikir ayrılığına düşen ulemayı başka yerlere göndererek kargaşaya son verdi.
2. Çanakkale Boğazı’ndaki Venedik ablukasını kaldırarak Limni, Bozcaada ve Gökçeada’yı geri alıp Akdeniz yolunu açtı ve Girit kuşatmasına yardım gönderdi.
3. Erdel Beyi Rakoçi ve Abaza Hasan Paşa isyanlarını bastırarak asayişi sağladı.
4. Maliyeyi düzene sokarak gereksiz harcamaları kıstı.
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa Islahatı:
1. Giderleri azaltarak bütçe açığını azalttı.
2. Orduyu yeniden düzenleyerek topçu sınıfını güçlendirdi.
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Islahatı:
1. Halka ağır gelen vergileri kaldırdı.
2. Önemli görevlere dürüst ve yetenekli kişileri getirerek devlet işlerine çabukluk kazandırdı.
3. Ordunun eğitimi ile ilgili okullar açtırdı. İstanbul’da baruthane ve bazı vilayetlerde barut imalathaneleri kurdurdu.

SPONSOR--REKLAM

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir