Button Text! Submit original article and get paid. Find out More

AYT Tarih Ders Notları- Türk İslam Tarihi Kültür ve Uygarlık

AYT Tarih Ders Notları- Türk İslam Tarihi Kültür ve Uygarlık

TÜRK-İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE UYGARLIK
Toplum Yapısı:
Türklerin Müslüman olmasından sonra Türklerin siyasi, sosyal ve kültürel yaşantısı önemli ölçüde değişti. Bununla birlikte Türkler kendilerine has özellikleri korumaya devam ettiler.
Türk-İslam devletlerinde toplum yapısı şehirlerde yaşayanlar ile göçebelerden oluşmaktaydı.
Şehirlerde yaşayanlar sanat ve ticaretle, göçebeler ise hayvancılıkla geçinirlerdi.
Türklerde toplumsal sınıf farkı yoktu. Herkes kanun önünde eşitti. Toplumda yardımlaşma ve dayanışmayı sağlayan sosyal kurumlar; vakıflardı.
Vakıflar; eğitim-öğretim, sosyal yardımlaşma, sağlık ve kamu yararına yönelik hizmetleri yürütürlerdi.

Devlet Yönetimi:
Selçuklu devlet teşkilatı; Türk devlet geleneğinin temelini oluşturmuştur. Karahanlı, Samanlı, Gazneli ve Abbasi devlet teşkilatlarından yararlanmıştır.
Hükümdar: Töre ve kurumların tanıdığı haklarla devletin tek hâkim idi. Sultan merkezde oturur, ülke toprakları hanedan mensupları tarafından idare edilirdi.
Kut anlayışı Türler Müslüman olduktan sonra da devam etmiştir. Bu durum sık sık taht kavgalarına sebep olmuştur.
Hükümdar unvanları; sultan, sultan-ı âlem, sultanul-maşrık vel-mağrib idi.
Karahanlılarda; hakan ve han (doğuda arslan han, batıda buğra han), kadır, kara ve ilig’tir.
Hakimiyet sembolleri; hutbe okutmak, para bastırmak, çetr, tuğ, nevbet, sancak, taht ve otağ (saltanat çadırı) idi.
Hükümdarın Özellikleri: Hükümdarın özellikleri; adalet, cesaret, fazilet ve bilgelikti.
Hükümdarın görevleri; Adaleti sağlamak, ülkenin huzur ve güvenini sağlamak, halkın ihtiyaçlarını karşılamak, savaşlarda ordunun başında sefere çıkmaktı.
Hükümdarlar adaletin işlemesine büyük önem verirlerdi.
Saray ülkenin yönetildiği ve hükümdarın yaşadığı bir Memleket işlerinin konuşulup karara bağlandığı bir divan (divan-ı saltanat) vardı.
Yönetim Birimleri: eyalet-kaza-köy

Bazı Terimler:
Atabey; Meliklerin hocaları,
Melik; Hükümdar ailesine mensup olan kişiler,
Amil; Vergi toplayan memur,
Amid; Yönetimden sorumlu sivil görevliler.
Muhtesip; Ticari ve ekonomik hayatı denetleyen memurlar,
Kadı; Hâkim.
Ulag, cufga; Posta teşkilatı memurları.
Kadıl- kudat; Kadıların başı.

Ordu:
Ordunun özellikleri: Türk ordusu disiplinli, teşkilatlıydı. Kullanılan silahlar; ok, yay, kılıç, kalkan, mızrak, bıçak, hançer, kargı, mancınık, kule, koçbaşı ve neft makinesiydi.
Savaşlarda ekseriyetle hilal taktiğini kullanırlardı.
Savaşan birlikler; okçular, mızrakçılar, gürzcüler, sopacılar, neftçiler, lağımcılar, meşaleciler, bayraktarlardan oluşurdu.
Geri hizmet birlikleri ise; harem, hazine, silah ve hayvanların muhafızları, mutfak görevlileri ve sakalardı.

İkta Sistemi:
Devletin, gelirleriyle asker beslenmesi karşılığında bazı kişilere bir kısım topraklarını vermesiydi. Bu tür topraklara ikta arazisi, bu toprakların gelirleriyle beslenen askerlere de ikta askerleri denilmiştir.
İkta sisteminin amaçları;
a) Oğuzları yerleşik hayata geçirmek,
b) Büyük devlet adamlarını ve komutanları ödüllendirmek,
c) Devleti asker ve komutanların maaşlarını ödeme külfetinden kurtarmak,
d) Toprağın işlenmesini ve üretimin artırılmasını sağlamaktı.

Gulam Ordusu: Değişik milletlerin çocuklarından seçilerek eğitilen ve sultanın yanında bulunan her an savaşa hazır orduydu.
Hassa Ordusu: Sultana bağlı olan ve iktalardan elde edilen vergi gelirleriyle beslenen orduydu.
Türkmenler: Ordunun tamamlayıcı unsuru olan, genellikle uçlara yerleştirilen ve gerektiğinde savaşlarda yararlanılan gruplardı.

Toprak Yönetimi:
Has; hükümdar ve ailesine ait olan, gelirleri doğrudan hazineye aktarılarak hükümdar ve ailesine harcanan arazidir.
İkta; melik, emir ve komutanlara asker beslenmesi karşılığında verilen arazidir. Bu toprakların mülkiyeti devlete aitti.
Haraci; Gayrimüslimlerin sahip oldukları araziden alınan vergiydi.
Vakıf; hayır amaçlı işler için ayrılan topraklardır.
Mülk; alınıp satılan, çocuklara miras olarak bırakılan topraklardır.

Hukuk:
Hukuk sistemi şer’i ve örfi hukuk diye iki kısma ayrılırdı.
Şer’i hukuk, İslam hukuku, örfi hukuk ise gelenek ve göreneklerden oluşurdu.
Mahkemelerde davalara kadılar bakardı. Kadıların başkanı, Kadıl-kudat Bağdad’ta otururdu.
Örfi davalara bakan mahkeme başkanlarına emir- dad denirdi.
Ağır suç işleyen kişilerin davalarına hükümdarın başkanlık ettiği divan-ı mezalim denirdi.

Dil ve Edebiyat:
Karahanlılarda resmi dil Türkçeydi. Ancak, Gazneliler ve Selçuklularda edebiyat dili Farsça, bilim dili Arapça halkın konuştuğu dil ise Türkçeydi.
Bu dönemde verilen eserler:
Karahanlılarda;
 Kutatgu Bilig (Yusuf Has Hacib)
 Divan-ı Lügatit-Türk (Kaşgarlı Mahmud)
 Atebetü’l- Hakayık (Ahmed Yükneki)
 Divan-Hikmet(Hoca Ahmed Yesevi)
 Satuk Buğra Han Destanı.
Gaznelilerde;
 Şehname (Firdevsi).
 Harezmşahlara;
 Türkçe-Farsça Sözlük(Muhammed b. Kays)
 Mukaddemetü’l- Edeb (Mahmud Zemahşeri).

Ekonomik Hayat:
Türkler Müslüman olduktan sonra Maveraünnehir, Harezm ve Horasan bölgelerine yerleştiler ve tarım yaptılar. Tolunoğulları devrinde tarım ve ticarete önem verilmiş, Mısır ekonomik yönden gelişmiştir. Karahanlılar ve Gazneliler ticaret yollarını kontrol sayesinde güçlendiler.
Büyük Selçuklu Devleti’nin başlıca gelirleri; öşür, haraç, cizye, gümrük ve maden vergileri savaş ganimetleri ve bağlı devletlerin vergilerdi.
Selçuklular ticaret yollarına çok önem verdiler ve zarara uğrayan tüccarın malını tazmin ettiler.
Abbasilerin fütüvvet teşkilatı Türklerde ahilik adını almıştır.
Melikşah ve Sencer dönemlerinde sulama kanalları açılmıştır. Selçuklular Tuğrul Bey, Alparslan, Melikşah ve Kavurd devirlerinde altın para bastırmışlardır. Devletin vergi gelirleri; asker ve memur maaşları, sefer giderleri, sosyal tesislerin yapımı, şehir ve yolların bakımına harcanmıştır.

Bilim:
Hükümdarlar, bilim ve sanatın gelişmesi için çaba harcamışlardır. Böylece Semerkant, Buhara, Kaşgar, Belh, Nişabur, Herat, İsfahan, Merv şehirleri gelişerek bilim ve kültür merkezleri olmuştur.
Birçok bilgin, edip, sanatçı ve mutasavvıf yetişmiş, şehirlerde medreseler kurulmuştur.
Bağdad’taki Nizamiye Medreseleri’ni Selçuklu veziri Nizamülmülk kurdurmuştur. Eğitim ve öğretim vakıflar tarafından desteklenmiştir.
Türk-İslam devletlerinde yetişen âlimler, edipler, sanatkarlar, ve mutasavvıflar; Harezmi(matematik), İbn-i Türk(cebir), Farabi(felsefe, müzik), Ebu Reyhan El-Biruni(tarih, matematik), İbn-i Sina(tıp, felsefe, eğitim), Gazali(felsefe, din), Ömer Hayyam(Matematik), Fahreddin Razi(tefsir), Zemahşeri(tefsir), Utbi(tarih).

Sanat:
Türklerin en çok sanat eseri verdiği dallar; hat, tezhip, minyatür, seramik, taş işçiliği ve kuyumculuktur. Minyatür Uygurlardan Moğollara, onlardan da Osmanlılara geçmiştir.
Türkler yerleşik hayata geçtikten sonra mimarlık alanında birçok eserler vermişlerdir.
Bazı mimari erserler:
 Tolunoğlu Ahmed Camii(Mısır)
 Şir Kebir Camii(Karahanlı, X. yy.)
 Arap Ata Türbesi(Karahanlı)
 Zafer Kuleleri(Gazneli)
 Leşkeri Bazar Ulu Camii(Gazneli)
 Mescid- i Cuma(İsfahan)
 Haydariye Mescidi (Kazvin)
 Tuğrul Bey Türbesi(Rey)
 Sultan Sencer Türbesi(Merv)

Leave a Reply